Puan vermedi·552 syf.··
2025 656. kitabı
Roman, geleneksel, dindar ve mütevazı bir İstanbul sokağı olan Huzur Sokağı’nda yaşayan üniversite öğrencisi Bilal ile karşısında yeni yapılan lüks binada oturan modern, zengin ve seküler Feyza arasındaki imkânsız aşkı merkezine alır. Bilal, imanlı, ahlaklı ve sade bir hayatı seçmiş bir gençtir. Feyza ise tam tersine, eğlenceye, gösterişe ve modern hayata düşkün bir kızdır. İlk görüşte birbirlerine âşık olurlar ama aralarındaki derin kültür ve yaşam tarzı farkı büyük bir çatışma yaratır. Feyza, Bilal’i kendine benzetmek için rol yapar, Bilal ise bu duruma direnir.Sonunda ikisi de kendi dünyalarına uygun kişilerle evlenir: Bilal, dindar Hacer’le evlenir ve Nusret adlı bir oğlu olur. Feyza, zengin ve karanlık işlere bulaşan Selim’le evlenir, Hilal adlı bir kızı olur. Yıllar sonra yollar yine kesişir. Feyza ayrılıp Huzur Sokağı’na döner, Bilal dul kalır. Çocukları Nusret ve Hilal birbirlerine âşık olur. Hikâye, iman, tövbe, aile, komplo ve nesiller arası huzur arayışıyla devam eder. Feyza’nın geç de olsa yaşadığı değişim ve fedakârlığı romanı dramatik bir şekilde tamamlar. Roman temelde geleneksel değerler ile modern hayat arasındaki çatışmayı, aşkı, imanın gücünü ve “evdeki hesabın çarşıya uymayacağını” işler. Oldukça popüler olmuş, sinemaya ve diziye de uyarlanmıştır.
Kitap Alıntısı
Huzur SokağıŞule Yüksel Şenler · Timaş Yayınları · 202518,3bin okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "BABAMDAN KALAN CÜSSELİ POŞETLER ODASI" //ALINTILAR #Issız bir adaya düşsem Kendimi yanıma almam Palmiye ağaçları saf güneş falanmidemi yakıyor Aramızda sekiz yüz yetmiş yedi kilometre var Şiir yılıyla ölçsem Bir dakika uzağımdasın... #Cama yansıyan buğularla kaybedeceğiz parmak izlerimizi, Boyun otopsinde bulunacak dudaklarım... #İnsan doğduğunda değil, rahme düştüğünde başlar zamana yenilmeye... #Sizin poşetlerinizi babanız aldı Benim poşetim babamdan kaldı... #Düğün salonlarında çalan son müziktim Ve boş sandalyelere oluyordu konserim... #Saçlarının kuşları var Herkes de sanıyor Sana özel esiyor rüzgar... #Kadında boy veren her erkek boğulur #Çok düğümlü bir ipim,uçurum manzaralı... # Senin sayende kalp reytingim, nabzımın tavanlarında... #Kaç tur attırdı acaba kainata gülüşün... (Şu cümlenin ağırlığını hangi sevda kaldırabilir azizim...) #Soydum yara kabuklarımı, Attım poşete Kollarım parıldıyor güneşte, Sizin rengarenk neşeleriniz vardı Ve sormadınız poşetinde ne var? Neden böyle çok yıpranmış diye... (Sonra hayatından insan çıkarınca sen suçlu oluyorsun. Hatrımı sormadan halimden anlamayan, nasıl elimdeki poşet kadar değerli olsun vesselam. ) //KİTAP HAKKINDA
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 20266 okunma
Reklam
Herman Melville - Moby Dick
Puan vermedi·640 syf.··
2026 17. kitabı
Aslında esere bir romandan ziyade o dönemin balina tanıtım kitabı desem daha yerinde olurdu. Balinaların tarihinin, biyolojik özelliklerinin ve çeşitlerinin ele alındığı kısımların yanında hikayenin kendisi hem sönük hem hacimsiz kalmıştır. Eser balinalarla ilgili İncil ve Kur'an'dan çeşitli kişisel eserlere varan birçok alıntıyla başlar. Anlatıcı eserin baş kahramanı Ishmael'dir. Tam bir klasik özelliği olarak esere hacim yapsın diye tasvir ve tarifler uzun tutulur ancak bunu çok da sıkıcı bir şekilde yapmaz. Denizler ve denizcilikle ilgili döneminin bilinen neredeyse tüm özelliklerini vermiştir diyebilirim. Hâttâ o dönemde çeşitli yanlış balina tasvirleri gerçekmiş gibi kabul gördüğünden dolayı dönemde yaşayıp hiç balina görmeyenler için detaylı bir balina tasviri de yapar. Balinalarla ilgili bir olay geçtiğinde o duruma uygun verilebilecek bir bilgi varsa o dönemki bilgisiyle alıntı yaparak sanki bir dipnot gibi araya sıkıştırır hatta balinanın içini bile tasvir eder. Aslında bunu yaparken balinaları, özellikle de ispermeçet balinasını oldukça över. Eserin yazarı Melville iyi bir Hristiyan'dır, Yunus peygamberin kıssasından bahsederken bunu kendince bilimsel dayanaklara dayandırmaya çalışır ve inanmayanları kınar. Bir kısımda denizciler mürekkep balığı görür ve içlerinden biri "Mürekkep balığı varsa balina da vardır." der. Araştırıldığında bu balinanın temel besin kaynağının mürekkep balığı olduğu görülür yani verdiği bilgiler gerçekten tutarlıdır. Eser aralarında İstanbul'dan, fesli Türk denizcilerden, Osmanlı'dan Tarsuslu Aziz Pavlus'tan, Tatarlardan, Timur'dan bahsedilmesi böylesine meşhur bir klasik olması açısından beni mutlu etti. Davy Jones'tan da bahsedilir. Davy Jones ölen denizcilerin bekçisi ve denizlerin şeytani efendisi olarak adlandırılan mitolojik
Moby DickHerman Melville · Zeplin Kitap · 20207,3bin okunma
İçki hep var...
Puan vermedi·250 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:14
İslam'da içki açıkça yasaklanmasına rağmen pek çok Selçuklu Memlüklü Eyyubi Osmanlı Babür Timurlu ve başka pek çok Müslüman devlet hükümdarlarının içki ve uyuşturucu kullanıp içkili eğlenceler düzenleyip kadin düşkünlüklerinden akademik bir tavırla bahsetmiş. Hatta pek çoğunun sonradan tövbe ettiğini ve bazen de tövbelerini tutamadiklarindan bahsetmiş. Ancak II. Abdulhamit'in içki kullanıp kullanmadığı bahsini yeterince tartışamamış. Hatta bu hususta akademik disiplinin dışına çıkarak televizyon programlarını gazete köşe yazılarını ve kimi internet sitelerindeki fikir ve yorumları kaynak olarak göstermiş. Özellikle II. Abdülhamit'in şehzadeligi dönemindeki içki kullanımı söylentilerini tartışmamış
Tarih
Yıldız Sarayı'nın İçki DefteriÜmit Doğan · Destek Yayınları · 202412 okunma
Nereden,Nereye...
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 12:42
Bir kaç günlük bitirmem gereken bir kitaptı. Mehmet'in durumundan çok farklı konumda olduğumdan sıkılarak okudum başta. Zorlandım usandım. Sinirlendim hatta. Bıraktım üzerine düşmedim. Benim çevremde de inkar eden çok insan var. Tahammül edemedim. Zorlandım okurken. Açıkçası inkar etmek kolay geliyor sanırım ve üzerine düşünüp araştırma yapmıyorlar mı bilemiyorum ama en bilgisiz insan bile şu kâinatın sahipsiz olduğuna ikna etmemeli kendini. Ama maalesef bazı insanlar kolaya kaçıyorlar demekle yetinmek istiyorum. Halit hocayı gönülden tebrik ediyorum. O kadar zor ki inançsız bir insana dinimizi anlatmak. Ben bunu hala yaşıyorum çevremde. Velhasıl kitabın sonuna geldiğimde kalbime büyük bir ok saplandı. Yüreğim yandı. Bu geçişin mükemmelliğine inanamadım. Kendimi suçladım. Hala da suçluyorum. Hatta hayıflandım. Ümitsizliğe düştüm. Büyük bir kıyasa düştüm. Ben inançlı olduğum halde nasıl bu kadar teslimiyet içinde olamıyorum? Gerçek müslüman kimdi şimdi? Ben kendimi nereye koyacağımı bilemedim. Utanmak ve mahcubiyet arasında kahroluyorum. O mertebeye mümkün değil erişmem, fakat tırnağı bile olamamak beni mahvetti. Silkelenip kendimi toparlamaya çalıştım. Şeytanın vesvesesine kapılıp gaflete düşmekten korktum. Bedenimi ve zihnimi saran üzüntümle Düzceli Mehmet in yaşantısından ibret alarak tövbe ettim. Yüreğim yana yana, kalbim sızlaya sızlaya...
Düzceli MehmetHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 20176,7bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
Ahlak terbiye, tevazu, mertlik, adalet İhsan, rıza, kanaat şükür, tövbe gibi konuların işlendiği 10 bölümlük didaktik bir eser. Sadi Şinasi,Abdülkadir Geylani hazretlerinin halifesinin öğrencisiymis.Ilmini insanlara yol göstermekle harcamış ve eserine bunu yansımıştır.
BostanŞeyh Sadi Şirazi · Antik Yayınları · 20103,348 okunma
Reklam
Reklam