Çavuş Troy, düş kurmak gibi bir kusuru olmadığından düş kırıklığına da hiçbir zaman uğramazdı. Bu “eksi kazanca” karşı bazı “artı kayıp”ları olabilirdi, çünkü düş kurmamak, ister istemez insanın yüce zevkleriyle duygularını biraz köreltir. Ne var ki, sözkonusu kişi bu yeteneğin sınırlanmasına hiçbir zaman bir kayıp gözüyle bakmaz. Bu bakımdan ruh ve zevk yoksulluğu maddesel yoksullukla belirli bir karşıtlık yaratır, çünkü ruh yoksulluğu çekenler umursamazlar; umursayanlar da bu yoksulluğu çekmekten kısa sürede kurtulurlar. Herhangi bir şeyden oldum olası yoksun yaşamak, aslında yoksunluk sayılmaz.
Can Yayınları·Kitabı okudu
Sergeant Troy seems to be trying something.
Herhalde ortalama bir adam, sıradan bir kadına âşık olur. Kadın onunla evlenebilir, adam mutlu olur ve faydalı bir hayat yaşar. Sizin gibi kadınlaraysa yüz erkek gönlünü kaptırır; gözleriniz pek çoğunu büyüleyerek boşu boşuna umutlandırır onları... bunca insan arasından sadece biriyle evlenebilirsiniz. Geride kalanların yirmi tanesi hor görülen aşklarının acısını boğmak için içkiye sarılır; yirmi tanesi sizinle birlikte olmaktan başka bir hırsları olmadığı için hayatlarının geri kalanını herhangi bir arzu veya dünya üzerinde bir iz bırakma çabası olmadan geçirir; bir başka yirmi tanesi -büyük ihtimalle hassas bir insan olarak ben de bu gruba dahilim- arkanızdan sürüklenir, sizi görebilecekleri yerlerde dolanıp durur, umutsuz şeyler yaparlar. Erkekler daima böyle sersem yaratıklardır işte! Geri kalanlar tutkularını unutmaya çabalar ve kısmen de bunu başarabilirler. Fakat bu erkeklerin hepsi mutsuz olacaktır. Ve sadece bu doksan dokuz erkek değil, evlenebilecekleri doksan dokuz kadın da onlarla birlikte mutsuz olur. İşte öyküm bu kadar. İşte bu yüzden sizin gibi çekici bir kadının insanlık için bir nimet sayılmayacağını söyledim.
Sayfa 218·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
19 - Başına Buyruk
Eğer düşman burada, Avranches'ta sahile doğru bir yarma harekatına kalkırşırsa, Bretanya' da sıkışıp kalacağım ve 30.000 asker mahvolacak." General Bradley öfkesinden kuduruyordu: - "Allah kahretsin! George, taktik üzerinde kafa yormaktansa körlemesine Brest'e girmeyi tercih ediyor. Brest'i yarın ya da 15 gün sonra almamız benim için önemli degil. Bretanya'nın bağlantısını kesince, nasıl olsa orasını alacağız. Fakat kanatlarımızı açık bırakamayız. Zaten bu nedenle Georgé'a yarımadanın kanadını güçlendirmesini söylemiştim." Bradley aynı gün Patton'ın karargahına gitti. Cepheyi kontrolden henüz dönmüş olan Patton, Bradley 'in ifadesine göre toz toprak içindeydi. Bradley sinirli bir tavırla konuştu: - "Allah'ını seversen açık konuş George. Troy Middleton' un şu açık kanadı hakkında ne düşünüyorsun? 79'uncu Birliğe gereken emri verdim. Fakat bir ordu komutanını çiğneyerek kolorduya emir vermekten nefret ederim." Patton saf saf sırıtarak, kolunu bir zamanlar kendisinden küçük rütbede olan generalin omuzuna atıp: -"Çok iyi Brad. ben de olsam daha iyisini yapamazdım. Eh, şimdi bunları bırakalım da neler yaptığımıza bakalım." Dedi.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Alıntı
What Time would spare, from Steel receives its date, And Monuments, like Men, submit to Fate! Steel cou’d the Labour of the Gods destroy, And strike to Dust th’ Imperial Tow’rs of Troy; Steel cou’d the Works of mortal Pride confound, And hew Triumphal Arches to the Ground. What Wonder then, fair Nymph! thy Hair shou’d feel The conqu’ring Force of unresisted Steel?
Troy' da o kadar çok yaka fabrikası vardı ki, bu şehir zaman­la Yaka Şehri olarak anılmaya başlandı. Bu da ülkede meyda­na gelen başka bir değişikliğe işaret ediyordu. Giderek daha fazla erkek ve kadın fiziksel güç sarf etmelerini gerektirmeyen veya bir kadının ifade ettiği gibi, "giysileri veya elleri kirletmeyen" işlerde çalışmak istiyordu. Telefon operatörü veya sekreter olarak çalışan kadınların işe giderken uygun bir etek ve bir "şömizye bluz" (erkek gömleğine benzeyen, uzun kollu ve manşetli kadın bluzu) giymeleri gerekiyordu. Yeni ofis binalarında çalışan erkeklerin iş kıyafeti de bir ceket, kravat ve temiz, beyaz yakalı bir gömlekten oluşuyordu. Yaka gömleğin art arda birkaç gün boyunca giyilebilmesi için çıkarılabiliyor­du: her gün gömleğe sert, beyaz ve kolalanmış yeni bir yaka takılıyordu. Bu tarz işlere sahip olan insanlar zamanla "orta direk" veya "beyaz yakalı işçiler" olarak anılmaya başlandı. Bu da daha kaba giysiler giyilmesini gerektiren "mavi yaka" işlerinin bir nevi zıddıydı.
Çok da mantıklı
"Akıllı Antenor aldı sözü dedi ki: "Troyallılar Dardanoslular, yardımcıları dinleyin beni, bakın ne buyurdu bana göğsümde yüreğim, gelin verelim Atreusoğullarına götürsünler Argoslu Helene'yle bütün malını. Dövüşmedeyiz dostluk anlaşmaları bozuldu diye ama ne yararı olacak bunun bize, başka çıkar yolda yok ki. "
Sayfa 151 - Türkiye İş Bankası-Kültür yayınları Azra Erhat, A. Kadir·Kitabı okudu