Kaçmanın, kovalamanın, sevmenin, sevişmenin, yaşamanın, ölmenin
-ya da, başkalarının kaçmasıyla kovalamasının, yaşamasıyla ölmesinin-
kabak tadı verdiği olur. Herhangi bir şey yapmanın, bir şey yapmağı reddetmenin, inandırıcı, kandırıcı, güç verici bir gerekçesi her zaman bulunabilir, bir açıklaması yapılabilir. Ya da bulunabileceği, yapılabileceği sanılır, uzun süre…
Bütün gün evde bir başınaydım, konuşacak kimsem yoktu. Duvarlarla konuşurdum, resimlerle, çiçeklerle, en iyisi roman kahramanlarıyla konuşmaktı. Yıldım monologlardan, tüm büyük ve derin konuları çözümledik roman kahramanlarıyla. Ben artık sıradan insanlarla, sıradan konuları konuşmak istiyordum.