Evet, kadın olmak başlı başına bir ihtilaldi.
Her gün bir zihni fethedip varlığını olduğu gibi kabul ettirmekle geçen, seni etten oluşmuş bir dekolte olarak görme eğilimindeki ahmaklara sınırlarını bildirmekle devam eden, gündelik… ama sonsuza kadar süren bir ihtilal.
Direnişin ta kendisiydi!
Toplumları, insanlığı doğuran kadınlar hayatın en önemli hizmetlisi değil miydi?
Özkaynaklarınızı yağmalamak isteyenler geçmişe yerleştirdikleri kin tohumları ile sizleri diledikleri gibi savaştırabilecek örgütlenmeye zaten sahipler ama bu örgütlenmenin aktif olabilmesi için tek bir şeye ihtiyaçları var: düşünmeden davranmakta emir eri olmuş, yönetimine girdikleri kişilerin tek bir lafına bakıp analiz etmeden hareket etmeye hazır insanlar.
Furlong'un tanıdığı tanımadığı insanlarla karşılaşa karşılaşa yürümeye devam ederlerken, bir başkasına yardım etmedikten sonra yaşamanın bir manası var mı diye düşündü Furlong. Yıllar, on yıllar boyunca, hatta bütün bir ömrü bir kez olsun o yerde olup bitenlere karşı çıkma cesaretini göstermeden yaşayıp sonra da Hristiyan olduğunu iddia etmesi, aynada yüzüne bakabilmesi mümkün müydü insanın?
Sayfa 83 - Katolik Kilisesi tarafından İrlanda Cumhuriyet Devleti ile işbirliği içinde işletilen, finanse edilen ve binlerce kız çocuğunun, kadının ve bebeğin zulmedildiği, sömürüldüğü ve hatta ölümüne neden olan Magdalen çamaşırhanelerine dair·Kitabı okudu
Kokunun nereden geldiğini anlamak için kapıyı patlatıp beni yanında yatarken bulduklarında “İmdat, ne dehşet!” diye bağırmaya başladılar ama daha önce bağırmayı akıl edememişlerdi, yaşamanın kokusu yoktur çünkü.