Puan vermedi·256 syf.·
2026 2. kitabı
“Kara Sis” adlı eserin okunması keyifli ve özgün bir deneyim sunmaktadır. Eserin özlü bir özetine geçelim. Edebi ve ahlaki açıdan oldukça güçlü bir yapıya sahip olan eser, okuyucuyu hapishane ortamına taşıyarak orada mahkumların yaşamlarından kesitler sunar. Uzun bir süre toplumdan uzak kaldığınızda, sizden bağımsız olarak hayat devam eder ve her şey değişir. Ne kadar çabalasanız da bir yerden yabancı kaldığınız insanları ve akıp giden zamanı yakalayamadığınızın farkına varırsınız. İşte kitabın konusu tam da bu noktada şekillenir. Yazarın dünyasında umut, yalnızca düşünmekten kaynaklanan bir acı olarak tasvir edilir. Tutukevi, bireyin toplum, aşk ve vicdan arasında sıkışmış hâlini anlatırken, insanın kendi kaderine duyduğu hem nefret hem de hayranlığı gözler önüne serer. Kara sis
2022 Okuma Raporları
Kara SisKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,421 okunma
7/10
·136 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 18:49
Köy yaşamının tekdüzeliği ve kasvetli havası, alışık olmadığı düzenin çöktüğünü fark eden bir adamın bakış açısından anlatılıyor…Zaman ilerledikçe hayat ona giderek daha anlamsız ve boş görünür; ilişkiler önemini yitirir ve o da hayal dünyasına çekilmeye başlar yani hayallerine sığınır…Kendi duygu ve düşüncelerimle örtüştüğü bir dönemde, dili akıcı olan bu romanı bu yüzden severek okudum.
TutukeviCesare Pavese · İthaki Yayınları · 2024331 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·136 syf.··
2025 70. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 15:35
Roman, mühendis Stefano’nun politik nedenlerle sürgün edilerek küçük bir kasabadaki tutukevine gönderilmesiyle başlıyor. Aslında tam olarak bir hapis hayatından söz edemeyiz; belli saatlerde evinin dışında, fakat yalnızca kasabanın içinde bulunmasına izin veriliyor. Bir nevi açık hapishane. Kasaba, dış dünyadan yalıtılmış, zamanın yavaş ilerlediği, az insanın yaşadığı bir yer. Stefano’nun doğayı ve mevsim geçişlerini melankolik bir dille betimlemesi, bu durağanlığın onun psikolojisini nasıl etkilediğini gösteriyor. Fiziksel bir özgürlüğe sahip olmasına rağmen, kasabada bulunma hâlini bir hapishanenin yarattığı baskıya benzetiyor. Stefano’nun tutsaklığı yalnızca tutukevinde oluşundan değil; zihninin yalnızlıkla örülü duvarlarla çevrili olmasından kaynaklanıyor. Bu büyük yalnızlık içinde kasabanın sessizliği, kendi düşüncelerini ve iç sesini daha da büyütüyor. Fiziksel olarak özgür görünse de, zihninin içinde bir hapishanede. Pavese, insan ruhundaki yalnızlık ve yabancılaşmayı sade ama derin bir şekilde aktarıyor. Cesare Pavese Tutukevi
Edebiyat
TutukeviCesare Pavese · İthaki Yayınları · 2024331 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 423. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 21:52
Okumaya karşı duyduğu büyük sevgi okulda başarılı olmasını sağlamadı. Ama okula gitmesinin bir yararı oldu: Yazmasını öğrendi. Kilise korosuna katılmasını isteyen öğretmenine karşı gelen London, ona, “Kendi sesini bozmak istemediği ve öğretmenin akordu bozduğunu,” söyleyerek direnmişti. Buna sinirlenen öğretmen onu müdüre şikâyet etti. Ne var ki müdür, London’ın, düşüncesine katılmış olsa gerekti - kısa bir kompozisyon yazması koşuluyla koroya katılmayabileceğini söyledi. İşte bu olay, geleceğin yazarının her sabah bin sözcük yazmaya alışmasına neden olmuştur. Jack London çok okuyan bir kişi olarak istiridye avcılığının onu tutukevi ya da mezardan başka bir yere götürmeyeceğini anlamıştı.
Hayata Dair
Denizin ÇağrısıJack London · Can Yayınları · 20183,564 okunma
7/10
·228 syf.··
2025 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 00:00
Kimseyi yargılayacak halimiz yok. Birbirimizin yarasına sahip çıkalım. İnsanın en saf haliyiz burada, unutmayalım, acı çeken insan. . . İlksöz: Yerin altı da acı, yerin üstü de... İstanbul'da nerede olduğu bilinmeyen ama yerin altında hücreleri bulunan bir hapishane ya da tutukevi. Zaman zaman birileri gelip o hücrelerden birilerini alıp götürmekte, işkence etmekte, işkence sonrası hâlâ hayattaysa hücresine geri bırakmakta. Hücreye yeni gelen de bu döngüde, ne zamandır hücrede olduğu bilinmeyen de. Bu acı nasıl unutulur, yer üstüne çıkabilme umudu nasıl sürekli yaşatılabilir... Konuşarak, birbirlerine sanki o kara zindanda yokmuşcasına, ölüm onlarla birlikte nefes almıyormuşcasına yaşamdan anılar, hikâyeler anlatarak... Burhan Sönmez'den okuduğum ikinci kitap. Belki yer üstündeki İstanbul'un (yazar onları da hücrede olmayan ama tutuklu hayatı yaşarcasına ev ve iş yerleri arasında sıkışıp kalmış insanlar olarak tanımlıyor) bir türlü hikâyeye tam olarak giremesinden olacak, bir yerde takılıp kalıyor sanki kitap. Sadece aşağıdaki hücreden devam etsek, onu yer üstü ile ilişkilendirmeye zorlamasak daha da mı severdim diye düşündüm kitap bittikten sonra. Sevdim mi evet ama Masumlar kadar değil. Meraklısına. Kitapla. Sağlıcakla. . . . Sonsöz(ler): Acı zihni böldüğü gibi dünyayı da bölünce, insanlar burayı acının, yukarıdaki lstanbul'u ise acısızlığın mekanı sanıyordu. lşte seraplar çağı! Bir yalanı gizlemenin en iyi yolu başka bir yalan söylemekti. Yer üstündeki acıları gizlemenin yolu da yeraltında acılar yaratmaktan geçerdi. Burada soğuk hücrelere kapatılanlar, dışarıdaki kalabalığı, caddeleri özlerdi. Dışarıdakiler de hücreden uzak, sıcak yataklarında uyudukları için sevinirlerdi. Oysa İstanbul, umutsuzluktan boğulan ve sabahları işe solucan gibi sürünerek giden
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,288 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 318. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 16:36
Cesare Pavese’nin Tutukevi adlı kitabı, savaş sonrası İtalya’nın karanlık atmosferinde, insanın içsel esaretini anlatan derin bir metindir. Pavese burada, özgürlüğün sadece fiziksel değil, zihinsel bir kavram olduğunu söyler: “Gerçek hapishane, insanın kendi içindedir.” Roman ya da öykü ne olursa olsun, Pavese’nin dili daima ölçülü, sükûnetli ama yakıcıdır. Kahramanlar çoğu zaman bir “sessizlik” içinde yaşar; o sessizlik, bastırılmış arzuların ve umutsuzluğun yankısıdır. Yazarın dünyasında umut, yalnızca düşünmekten gelen bir acıdır. Tutukevi, bireyin toplum, aşk ve vicdan arasında sıkışmış hâlini anlatırken, insanın kendi kaderine duyduğu hem nefret hem hayranlığı açığa çıkarır. Pavese’nin kaleminde “özgürlük”, dış dünyanın değil, kalbin içindeki zincirlerin kırılmasıdır.
1000Kitap
TutukeviCesare Pavese · İthaki Yayınları · 2024331 okunma