Bir gün iffet timsali Âişe (radiyallahü anha), İnsanlığın Efendisine:
-Ey Allah'ın Resulü, dedi; iki komşum vardır, hangisine ikram edeyim?
Rahmet Peygamber buyurdular ki:
-Sana en yakın olan kapı komşunu gözet!
Bir kere Nebi (sallalâhü aleyhi ve sellem)'in mübarek huzuruna Yahudiler girmişti de Allah'ın Resûlüne (selam yerine):
-Essamü aleyk= Ölüm üzerine olsun!
Demiştiler. Ben de (bu söze kızıp) onlara lanet etmiştim. Bunun üzerine varlığın sebebi olan Peygamber bana:
-(Ey Âişe), dedi; sana ne oldu ki?
Ben de:
-Ey Allah'ın Resulü, dedim; bu Yahudilerin ne hezeyan ettiklerini işitmedin mi?
Buyurdular ki:
-Ya sen benim: " Ve aleyküm = Ölüm sizin üzerinize olsun!" dediğimi işitmedin mi?
Bir gün yine o adam geldi. Hazret-i Âişe yine örtülere büründü. Bu vaziyeti hisseden İshak dayanamayıp sordu:
-Ey mü'minlerin annesi, ey şeriat mumu, ey cihan kadınlarının sultanı! Ben körüm, hiçbir şey görmüyorum!.. Benden de mi saklanıyorsun?
Ay yüzlü Peygamber zevcesi ona şu cevabı verdi:
-Ey İshak! Sen beni göremiyorsun ama, ben seni görüyorum!..
-Ey nâs! Kim Muhammed'e (sallallahu aleyhi ve sellem) tapıyorsa bilsin ki, Muhammed öldü. Ama kim Allah'a tapıyorsa bilsin ki, Allah ölmez, Hay ve Lâyemuttur!..