Kendini dünyanın acılarından uzak tutabilirsin,
bu sana kalmıştır ve doğana uygundur
ama belki tam da bu uzak tutma hali
kaçınabileceğin yegâne acıdır.
Fakat insan yaşamında olduğu gibi tarihte de, kaybolmuş bir anın yakınıp dövünmekle geri getirelebileceği hiç görülmemiştir. Bir tek saatin kaybettirdiği şeyi, bin yıl geri getiremez.
“çünkü yıllar, yıllar sonra ilk kez o dakikalarda yeniden gerçek anlamda yaşadığımı, duygularımın felçleşmiş, ama henüz ölmemiş olduklarını, tutkunun o sıcak kaynağının her şeye rağmen kayıtsızlığımın pas tutmuş yüzeyi altında bir yerlerde gizlice akmayı sürdürmüş olduğunu hissettim. Demek ki ben de yaşıyordum, canlıydım, kötülcül ve ateşli hazları olan bir insandım”