O gün Allah'tan başka kim bilirdi ki Eyyüb, Haçlılarla cihadda bir Necmeddin (Dinin Yıldızı); ismini dağ aslanından alan Şirkûh, bir Esedüddin (Dinin Aslanı) ve kundaktaki Yusuf, geleceği kuyudaki Yusuf kadar belirsiz olan küçük yusuf, bir Selahaddin (Dinin Kurtuluşu) olacaktı.. Kim diyebilirdi kundaktaki bu çocuk, adaşı Hz. Yusuf (as)'un Hz. Yakub (as)'u karşıladığı gibi Mısır'da babasını karşılayacak ve kendi tahtına oturacaktı..
Sayfa 15·Kitabı okuyor
1000Kitap
Sende dün gördüm, Fuzûli, meyl-i mihrâb u nemâz Terk-i ışk itmek mi istersen? Nedür niyyet sana?
Sayfa 32
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kimi Leylâ olur Mecnûn gözinden Kimi‿olur mahbûb u hayrân-ı ışkdur
Alıntı
O cân kim zâhir ü pinhânı ışkdur
Hakîkat her vücûdun cânı ışkdur Ne cân kim cân içinde cânı ışkdur
Alıntı
Kimi zaman sevdiğimizin ne olduğunu bilmeden severiz. Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda O'ndan başkasını sevdiğini zannedebilir: Bir çiçeği, bir kuşu, denizi, yağmuru, gökyüzünü, yazıyı, yazıyı yazanı, kalemi tutanı, bir yaratılmışı hasılı. Söz gelimi Leylâ Mecnun'u, Şirin Ferhâd'ı, Züleyha Yûsuf'u sevdiğini zannedebilir. Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir.
Sayfa 14 - Timaş Yayınları
Alıntı
Hüzn-ü zan kalbi serinletir. Bakışı berraklaştırır, yakın olur uzak. Hata edene hatasından dönme fırsatı tanır. Başkasının doksan dokuz karanlığına gözünü dikmez, hala sönmemiş bir meşalesi olduğunu görüp umutlu olur ondan. Bir meşalesiyle yakmaya çalışır doksan dokuz sönmüş meşalesini tek tek. Zan bataklığının farkındadır.
Sayfa 65·Kitabı okuyor