Şimdi CHP'nin önünde iki yol var. Şiddete yönelen devletin sahibi mi olacak yoksa bu şiddetin ezdiği halk kitlelerinin taleplerini mi temsil edecek?
.
.
.
08 Mayıs 1996
Milliyet Gazetesi
Ö. Zülfü Livaneli
Sayfa 42 - 1996 yılındaki gazete köşe yazısı·Kitabı okuyor
Ne var ki ben, kendimle ilgili bazı meseleleri hâlâ çözebilmiş değilim. Rendekâr düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. Ben de düşünüyorum, dolayısıyla varım, ama kimim? Galata'da, Yelkenci Hanı bitişiğinde ikamet eden Uzun Ihsan Efendi mi, yoksa bugünden tam üç yüz sekiz yıl sonra, sözgelimi Izmir'de oturan mahzun ve şaşkın adam mı? Hangimiz düş ve hangimiz gerçek? Düşünüyorum, o halde ben varım. Düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. Bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. Ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. Çünkü o, benim düşüm. Varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum.
Lat Mekke'nin 3 baş tanrıçasından biridir İslam öncesinde.bu üç tanrıça mekkelilerin inancına göre tanrının kızlarıydı.petralı nabatlılar tarafından da tapınılan lat,nebatlılarca Yunan Athena ve Romalı minevra ile denk tutulmuştur.