Şu üç soru bize sıkça sorulur: 1. Çocuğumu ahlaken nasıl eğitmeliyim? 2. Çocuğumu dinen nasıl eğitmeliyim? 3.Çocuğumun teorik eğitim sürecini nasıl yönetmeliyim? Üç soruya da benim standart cevabım her zaman bir tanedir: Kendini eğit.
Türklere Sunulan İslam'ın İçeriksizliği
Kuran Türkçeye 11-12. yüzyıla kadar çevrilmedi. Anlamadan ezberleyen, anlamadan ritüeli taklit eden bir halk, teolojik anlamda Müslüman olmuş mudur? Şehadet edenler neye şahitlik ettiğini biliyor muydu? Müslüman ve mümin aynı şey miydi? Bu soru, dönemin Müslüman düşünürlerinin büyük çoğunluğunun sormadığı soruydu.
Sayfa 44
Alıntı
Reklam
Üç Soru
Aklından sakın çıkarma; önemli olan tek bir vakit vardır, o da şimdi! En önemli vakit budur çünkü yalnızca bu vakitte bir şeyler yapabileceğimiz güç elimizdedir. Tanıman gereken kişi ise seninle birlikte olandır, zira hiç kimse bir başkasıyla daha iletişime girip giremeyeceğini bilemez. Son olarak yapman gereken en elzem eylem ise yanındakine karşı iyi olmaktır, yalnız başımıza geldiğimiz bu dünyadaki yaşama amacımız da budur zaten!
Sayfa 48
Alıntı
Bariz bir soru sormaya başladım kendime. Hayat hızlanırken, biz de enformasyon sağanağı altında gitgide hiçbir şeye odaklanamaz hale gelirken, neden yeterince tepki olmamıştı? Hayatı açık seçik düşünmemizi mümkün kılacak bir hıza indirmeyi neden denememiştik? Bu sorunun yanıtının ilk kısmını -sadece ilk kısmını- Profesör Earl Miller'la görüşmeye gittiğimde buldum. 16 Sinirbilim alanında dünyanın önemli ödüllerinden bazılarını kazanmış olan, en yeni teknolojilerle yürütülen beyin araştırmaları üstünde çalışan Earl'le Mas-sachusetts Teknoloji Enstitüsü'ndeki (MIT) ofisinde görüştüm. Sınırlarımızın farkına varıp onlarla yaşamayı öğrenmek yerine -topluca- muazzam bir aldanma içine düştüğümüzü söyledi doğruca. Her insanın anlaması gereken hayati bir gerçek var, dedi Earl, açıklayacağı diğer her şey de buna dayanıyordu. Zihnimizde "beyin [aynı anda] sadece bir veya iki düşünce üretebiliyor". O kadar. "Tek bir şeye odaklanabiliyoruz. Bilişsel kapasitemiz çok sınırlı." Bu du-rum "beynin temel yapısından kaynaklanıyor" ve hiç değişmeyecek. Ama bunu kabullenmek yerine bir mit icat etmişiz, dedi Earl. Üç, beş, on şeyi aynı anda düşünmenin mümkün olduğunu sanıyoruz. Öyleymiş gibi yapacağız diye, aslında insanlar için düşünülmemiş olan bir terimi kendimize yormuşuz. Bilgisayar bilimciler 1960'larda birden fazla işlemcisi olan, yani iki (veya daha fazla) şeyi sahiden aynı anda yapabilen makineler icat etmiş, bu makine gücüne de "çoklu görev" (multitasking) adını vermişlerdi. Sonrasında bu kavramı alıp kendimize uyguladık.
Sayfa 44 - Metis/Ağustos 2025/10.basım/İstanbul
Kitap Alıntısı
Kalırsa bir soru kalır benden Bir de üç beş şiir, iyi kötü...
Reenkarnasyon ya da eskiden yaşamış olabileceğimize dair Kur’an’da kesin bir bilgi yok. Doğu inanışlarında ve Kabala’da reenkarnasyondan söz ediliyor. Hristiyanlık’ta ise MS 530 yıllarından sonra reenkarnasyonla ilgili pasajlar İncil’den çıkartılmış. Yalnız üç yerde reenkarnasyona ait bölümler gözden kaçmış. Bu pasajların en ünlüsü İsa’ya kör doğan bir bebek hakkında yöneltilen sorunun bulunduğudur. ‘Kim günah işledi de bu bebek kör olarak doğdu? Bebeğin babası mı yoksa kendisi mi?’ İsa’nın gayet normal karşıladığı bu soru, İncil’deki reenkarnasyona ait alıntılardan biridir.
Reklam
Reklam