Doğan Cüceloğlu' ndan Kitap Tavsiyesi
İnsan ilişkilerinde güven, ilişkinin temelidir. Bu konuda ciltlerce kitap yazılmıştır. Benim etkilendiğim üç kitabı burada öğretmenlerimize önermek isterim. Bunlardan biri Francis Fukuyama'nın Güven; Sosyal Erdemler ve Refahın Yaratılması adlı kitabıdır. İkinci kitap Stephen R. Covey tarafından yazılan Güven: Her Şeyi Değiştiren Tek Şey isimli kitaptır. Üçüncü kitap Nurdoğan Arkış tarafından yazılan Mümkün isim­li kitaptır.
“ …birlikte gittiğimiz bir filmi, bir üçüncü kişiye hikâye ederken, belleğinin ve hatırladıklarının benimkinden ne kadar farklı olduğunu korkuyla anladığımda, seni severdim… “
Sayfa 374·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çiçeklerin Dili
Bez torbanın içinden sahip olduğum tek elbiseyi çıkarıp silkeledim. Hızla üzerimi değiştirip elbiseyi başımdan geçirdim. Siyah koton elbisenin belinde, yine aynı kumaştan incecik bir kemer vardı. Ayağıma kırmızı, topuksuz ayakkabılarımı giydim ve boynuma, Elizabeth’in bana verdiği ve Hazel’ın da oynamayı çok sevdiği kristal kolyeyi taktım. Kısa saçlarımı parmaklarımla tararken yeniden pencereye döndüm. Verandanın alt basamağına inen Elizabeth, bebek arabasının frenini indirdi ve gölgelik kısmını açtı. Hazel gözlerini kısarak güneşe baktı. Ardından bakışları su deposuna kaydı. Ben de üçüncü kat penceresinden ona el salladım. Gülümsedi ve onu arabadan almamı ister gibi kollarını kaldırdı. Elizabeth, Hazel’ı almak için eğildi. Bebeği kalçasına yerleştirdikten sonra arabadan bir şey çıkardı ve görebilmem için yukarı kaldırdı. Bu, uğur böceği biçiminde küçük bir sırt çantasıydı. İçinde Hazel’ın pijamaları, bezleri ve yedek kıyafetleri olduğunu biliyordum. Elizabeth’in yüzünde hem sevinç hem de kararlılık vardı. Benim yüzümdeki ifadenin de aynı olduğunu hissediyordum. Kızıma bakınca içimi, daha önce hiç tatmadığım bir sevgi doldurdu. Grant’in bana gül bahçesinde söylediklerini hatırladım. Yosunun kökü olmadığı gibi, anne sevgisi de birden ortaya çıkabiliyordu. Belki de kızımı büyütmeye uygun olmadığımı düşünmekte yanılmıştım. Belki de kimsesiz, istenmeyen ve sevilmeyen biri bile, herkes gibi gönülden sevebilirdi. Bu gece kızım ilk kez benimle kalacaktı. Birlikte kitap okuyacak, salıncaklı sandalyede sallanacaktık. Sonra uyumaya çalışacaktık. Hazel belki biraz korkacaktı, her şey bana da fazla gelecekti ama vazgeçmeyecektik. Her hafta yeniden deneyecek, birbirimize alışacaktık. Zamanla birbirimizi tanıyacak, onu bir annenin kızını sevdiği gibi, kusursuz olmasa da sonsuz bir
Sayfa 414·Kitabı okudu
Sovyetler Birliği'nde ortaya çıkan değişikliklere göre emperyalist peygamberler "barışçı evrim" umutlarını Çin Komünist Partisi'nin üçüncü veya dördüncü kuşağına da bağlamaya başlamışlardır. Biz muhakkak emperyalistlerin bu peygamberliğini tamamen suya düşürmeliyiz. Biz muhakkak üst kademelerden alt kademelere kadar geniş ölçüde ve daima devrimci davanın haleflerinin eğitilmesine ve yetiştirilmesine dikkat etmeliyiz.
Umut Yayımcılık | Komünistler·Kitabı okudu
Politik Felsefe
Okumaya aşık ruhlar, bu hayata baş kaldırır.
§ "Küçük mutluluklarım dışında, iki büyük mutluluk kaynağım vardır. Biri kitap okumak, öteki de deniz. Gerçi o da hoştur da, “deniz” derken, denize uzaktan bakmaktan değil, denize girmekten ya da bir tekneyle gezinmekten söz ediyorum. Bu büyük mutluluklardan birincisine erişmek kolay da, artık İstanbul’da ya da dolaylarında yüzmenin yolu olmadığından, ikincisini elde etmek bir hayli güç. Daha önce de anlattığım gibi, çocukluğumdan beri her koşul altında, her zaman okurum. Yatılı okulda, yorganların battaniyelerin altında, el feneriyle okuduğum olurdu. Yeterince okuyamayınca, afyondan yoksun kalmış bir esrarkeş kadar tedirgin olurum. Kimisi bir iskemleye oturup kitabı masanın üstüne koyar, eline kalem alır, öyle okur. Çünkü okumak entelektüel bir uğraştır onun açısından. Benim için ise bir keyif olduğundan, kendimi divanlara atarak, rahat koltuklara gömülerek ya da yatağıma uzanarak okurum. Sağlıklıyken de okurum, hastayken de. Hattâ bazı yazarları, örneğin Proust’u, yüksek ateşiniz ya da fazla ağrınız sızınız yoksa, hastayken okumakta yarar bile vardır. Çünkü kendi dünyanızın hırgüründen uzaklaşıp, sessiz bir odada kapalıyken, Proust’un o bambaşka dünyasıyla daha kolayca haşır neşir olabilirsiniz. Uzun süren hepatitim sırasında, Proust’u üçüncü kez okuduğumda, o güne değin farkına varmadığım birçok şey anlamıştım." §
Sayfa 24 - YKY·Kitabı okuyacak
Bir kitap ne kadar hüzünlü olursa olsun bir hayat kadar hüzünlü olamaz.