Eğer
yaşamın anlamı sadece başarıyla tanımlanıyorsa, o zaman
aslında bir kimlik sahibi olmayan, ama bu boşluğu toplumsal
beklentilere göre doldurarak rol yapmayı beceren
insanlar gerçekten başarılı olanlardır. Bu dersi almamız
ise, başarıyı insan oluşumuzun tek kriteri olarak görme
yaklaşımını sorgulamakla mümkün olur.
Gel yine gölgemde kur ömrünün çadırını,
Sen ki benim şeklini sevdiğim ilk baharsın;
Bir doğdun bir de batma, hayatıma kıyarsın,
Gel yine gönlümde kur gönlünün çadırını!
Sayfa 47 - Can modern 77. Baskı Haziran 2025·Kitabı okudu
Bana ruh hastası ayakları çekiyorlar. Bir an bir bok olduklarına bile inandırıyorlar. Ellerim titriyor, kalbim pır pır atıyor... Sonra hiçbir şey olmadıklarını fark ediyorum. Giydikleri ayakkabıları, dinledikleri müzikleri bile sevmediklerini anlıyorum. Başları ağrıdığında küçük bir ağrı kesici içmek bile onlar için kuşkudan kıvranmak demek. Güneş sırtlarını yaksa, sürecekleri kremi on saat düşünmeleri lazım. Oysa güneş sırtı yakmıştır, güneş sırtı iyi ki yakmıştır, merhemi de yoktur, kuşkulansan ne yazar koçum...Ama sen yine de mıy mıy senaryolarına devam et... Hayat ya da tornavida... Çoktan ölmüş balık gibi bakan gözler, marjinal ya da şair oyunları. Uffffffffff.................., uuuuuuuuufffff.
Senin bana gelişin günler içinde
Bir su serinliğidir olsa olsa
İnce kırılışlarla güneşin altın kanatlarından
Ağustos topraklarına dökülen
İçtikçe susuzluğumu artırır gülüşün...
Suskunluğumu seninle bozuyorum. Son nefes senin adını sürüyorum dudaklarıma, sonra kapatıyorum oruç niyetine; iftarım senin adınla oluyor yine. Aşkın adını sen koydum, bütün sevdalar kıskandı.