Bir kitap okuyorum. İnsanların hiçbir zaman mutluluğu yakalayamayacağını iddia eden bir adam yazmış. Ona göre insanı mutluluğa götüren iki şey var. Bir tanesi özgürlük; yani yapmak istediğin, seni mutlu edebilecek şeyleri, üzerinde herhangi bir kısıtlama olmadan yapabilme özgürlüğü.İkincisi ise başkaları tarafından onaylanmak ve beğenilmek... İşin kötüsü, bu iki mutluluk kaynağını bir arada yaşamak mümkün değil...
"Panik atakların hep fiziksel, somut bir şey olduğunu sanırdım. Gürültülü ve duvarlara çarpmaya benzeyen bir hal. Oysa tam tersiymiş: Derli toplu bir dinginlik."
Artık millet olmanın sevinci değil, millet olmanın üzüntüsü makbul sayılıyor. Ne yapalım? Bir zamanlar da böyle sevinçler varmış. Bazı kavramlar kötüye kullanıldı diye, şimdi iyi niyetli kimseler bile bu kavramlara dokunmaktan korkuyorlar.