Bana öykü yazdıran kitap
Puan vermedi·56 syf.··
2026 6. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:13
“Vialand’a gelmişken herkes hangi oyuncağa bineceğini heyecanı ile geç kaldık işte şu bu oyuncaklara binemeyeceğiz , eğer binemezsek sorunu sizsiniz sizin yüzünüzden olacak diyen ergen liselinin kurnaz gülümsemeli bakışlarını görmüşken, hiç de oyuncaklar için heyecan duymayan, tek başına yaşamaya alışkın tavırlarla, bir tek kendisinin oyuncaklara binerek anksiyete yaşamayacak isteyececeğinden emin gibi sormuştu ama bir kaç şüpheli cevaplara rağmen bir tek o kalmıştı. Vialand Avmye çıkarken -tek başına gezmeyi becerebildiği için olacak hep hızlı hareket etmişti de geriye doğru saydı 5-6 adet 15-20 basamaklı toplamda yaklaşık 120 basamak kadar çıkacağını hesap etti , merdivenler bittiğinde nefes nefese kaldığını gördü, yaşına göre iyi çıktığını ama yine de zorlandığını anladığında yukarı bulutlara baktı ve çoğu yaşadığı şekilde derealizsyon ve deparsonalizsyon karışımı, sigaradan mı yoksa şekeri mi düştü derken kendini D&R mağazasında buldu. Ne de olsa güzel geçecek bir kitap ve Starbucks’ta americano ile kitap okuma heyecanıyla Thomas Bernhard kitabı bulmaya koyuldu da yani kendisi bulmalı derken yine yorgunluk, ben neredeyim bu kalabalıklar derken panik atak , şeker düşmesi karışımı ayakta zar zor duruyordu , bak yine aynısı oluyor diyerek D&R çalışanı kıza Thomas Bernhard kitabı var mı diye soracaktı ki telaffuz edemeyeceğini umarak google’a yazdı ve gösterdi, bu yazarın kitaplar var mıydı, kız bilgisayardan baktı ve hiç bir kitabı kalmamış deyince çaktırmadan tamam sağol derken, kız gittikten sonra bilgisayara kendisi baktı da anlamlandıramadı, isimler vardı ama olsaydı kitaplar herhalde yeşil okey işareti de olur derken kadınların duygusal tepkileri aklına geldi ve güvenemediğini düşündü , kızsa başından savdı gerçekten bakmadıydı. Neyse bulamadım bari starbucksa
Yeşaya GeldiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 1989913 okunma
10/10
·101 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:16
'Aramakla bulunmaz ama bulanlar da arayanlardı.' Büyük arayışla, bir yolculuğa çıkıyoruz bu öyküde. Varacağın bir yer umarak ama varıp varmayacağını da bilemeden... Hep bir şüphe olacak ardında.. Ve hep bir netliğin gölgesine düşeceksin peşi sıra. Aşk şüpheden arınmak değil miydi peki? Acabaların olduğu yerde aşktan söz edilebilir miydi? Bilinmezliğin içindeki tamamlanmışlıktı aşk ve bu bilinmezliğe razı gelişti biraz da.. Yorulmak mı? Yorulmadan aşk, aşk kalabilir miydi? Aslında aşk, yoruldum demeyecek dirayeti göstermekti. Hasılı kelam varmak aşkın neticesiydi. Aşk diye bilinen şey de hakikatti. Vardım sanmak aşkın da ötesindekini aradığının farkındalığıydı. Arıyorum diyen, kör pencerede bakınandı. Vardım diyen, saydam kapıdan bakandı. Yandım diyen, çoktan aşk aleminden hakikat alemine varmıştı bile. Aşktan öte hakikat yoktu. Hakikat de içindeki özdeydi. Sendeydi. Kendindeydi. Kalbindeydi. Evindeydi. Uzaklarda aramanın da alemi yoktu işte... Bunu bilecek dimağ olsaydı, görecek göz de olurdu elbet. Görmenin hükmü aramaktan geçer. Ara ki bulasın. Özünden uzak kalanın yolu uzun olur evet. Ama tüm yolculuklar varmaya çıkar. (Bir öyküyle aşk üzerine birkaç cümle sarf edebilme cüretine girmem Rasim Özdenören'in kalemini gerçekten sevdiğimdendir.. Kör pencereler son öyküsü.. İyi ki de son bir öykü daha yazmak nasip olmuş. Allah rahmet eylesin. Kör pencereden nasıl da derin hakikatler açtı içimize.. Bu da bir yazarın başarısıdır.)
Aşk
Kör PencerelerRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2022215 okunma
Reklam
Kapağına göre alınan kitabın sonu
Puan vermedi·145 syf.··
2026 3. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 01:28
Yazar 1940 ve 1990 yılları arasında yaşıyor. Bir bavul alarak Rusya'dan ABD'ye gidiyor ve aslında taşıyacak bir eşyası olmadığını fark ediyor. Hikaye böyle başlarken, Rusya'da geçen anılarını anlatmaya başlıyor. Açıkçası beğenmedim, anıları anlatılacak ya da okunması gerekecek kadar bir şey ifade ediyor mu ki? Rusya'dan kaçıp Amerika'ya gitmesi o dönem içinde yazarı popüler yapmış diye düşünüyorum. Sıkıcıydı, ama yazarın bir kitabını daha okuyacağım, anıları olmadığını umarak ...
Edebiyat
BavulSergey Dovlatov · Jaguar Kitap · 2022248 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:05
3 kuşak kadının yok-hayatları, Şehnaz'ın iç muhasebesi,akademik başarılarına rağmen duygularını yönetemeyişi,kendine doğru ve değer verilen bir aşkı belki de yakıştıramayışı, hayatını bir adamın sevgisini umarak, gölgesinde geçirirken içindeki eziklik hissini yenemeyişi,tüm bunların farkında olmanın ve değiştirememenin acısı.. bence duyguları güzel vermiş ama olayları anlatırken biraz tekrara düşmüş, çok akıcı bir kitap
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,2bin okunma
2/10
·224 syf.··
2026 22. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:00
Psikolojik gerilim mi? Sadece gülerim. Tek bir soru: Psikolojik nerede, gerilim nerede? ​ ÇOK CİDDİ SPOILER (SÜRPRİZBOZAN) İÇERİR! ​Bugün kağıt üzerinde harika temalar vaat eden ama uygulamada tam bir fiyaskoya dönüşen bir kitapla geldim. Anne; evlilik, annelik, lohusa depresyonu ve toplumsal baskıların karmaşıklığını ham ve dürüst bir portreyle inceleme iddiasında. Keogh, beklenmedik dönüm noktalarıyla okuyucuyu diken üstünde tutmaya çalışıyor ama dürüst olalım: Bu kitapta inanılmaz derecede fazla ve zorlama olay örgüsü vardı! Gelin, neden sevemediğimi adım adım konuşalım: ​ Ne Anlatıyor? ​Hikaye, dışarıdan mükemmel görünen Nick ile mutsuz bir evliliğin içinde sıkışıp kalan Sarah Westfield’ı merkezine alıyor. Sarah daha yolun başında evlenmemesi gerektiğinin farkında aslında. İlişkiyi kurtarmak için Nick bir bebek sahibi olmayı öneriyor, Sarah da bir arayı düzeltip mutluluk getireceğini umarak gönülsüzce kabul ediyor. (Küçük bir kamu spotu: Bu her zaman berbat bir fikirdir, sakın yapmayın!) Beklenen oluyor; bebekleri Kaya dünyaya gelince işler daha da kötüleşiyor ve kapana kısılmışlık hissi yoğunlaşıyor. Sarah taze aileleri için bir gezi teklif ediyor, dışarı çıkıyorlar ve bom! Kaya kaçırılıyor. Kitap da bu noktadan sonra Westfield’ların evliliğini ve bebeği kimin, neden kaçırdığını çözmeye odaklanıyor. ​ Karakterlerle Bağ Kurabilen Var mı? (Sanmıyorum!) ​Bir gerilim romanında ana karakteri sevemediğinizde o kitabı okumak gerçekten çok zor bir işe dönüşüyor. Bu kitapta peşinden gittiğimiz ana karakterlerin ikisinden de kelimenin tam anlamıyla nefret ettim! ​Sarah Westfield: Tek kelimeyle berbat biri! Bencil, duyarsız, kafa karıştırıcı kararlar alan ve başkalarını asla umursamayan bir kadın. En yakın arkadaşı Jade’in bir noktada onu yerin dibine soktuğu sahnede
AnneValerie Keogh · Sonsuz Kitap · 202565 okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Selamlar herkese, Doğu Ekspresinde Cinayet (Murder on the Orient Express) yazardan okuduğum ilk kitap. Elbette yazarı çok duydum, sağolsunlar çok da önerdiler ancak bir türlü okumak nasip olmamıştı. Geçen gün bir öneriyle bu kitabı aldım ve yoğun bir ders çalışma-sınav haftasından sonra kısa, akıcı, heyecanlı olacağını umarak bu kitaba başladım. Gerçekten rs'da olan, kafası dolu olup rahat bir kitap okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Cidden dili çok ÇOOOOK akıcı. Anlatım çok basit, düz yazılmış asla kafa yormuyor. Sadece akışta gidiyorsunuz, herhangi bir çaba istemiyor. Sadece yazarı ilk defa okuyan biri olarak kendi şaşkınlığım şu oldu; bana anlatım basit denmişti ama bu kadar az derinliği olup cidden anlatımın dümdüz olacağını düşünmemiştim. Mesela Poirot karakteri dümdüz yazılmış. Yani bu karakter muzip mi, sinsi mi, sakin mi, nasıl bir insan, nasıl bir karakter onu anlatımdan çözemedim. Haliyle o kadar etrafta dönen meşhur Dedektif Hercule Poirot'u okumuş ama pek tanıyamamış hissediyorum. Elbette bu ilk okuyuşum ve bu kitap serinin 10. kitabı bundan kaynaklı karakter özelliklerine daha az değinilmiş, kısa geçilmiş de olabilir ya da yazarın anlatımı, tarzı bu da olabilir. Bilemiyorum, okudukça öğreneceğim. Sonu ise o kadaaaar güzeldi kiii, o kadaaaar kalbime dokundu kii anlatamam. Goodreads yorumlarında biri sonunun çok güzel olacağını anlatmış cidden az bile demiş! Çok güzel, anlamlı ve hüzünlüydü. O son benim için 10 puan! Ben sadece kitabın daha derin yazılarak, okuru iyice sarsmasını ve o var olan sarsıcı, güzel sonun böylece daha da patlamasını, ışıldamasını isterdim. Belki fazla fazla detaylı kitaplar okuduğum için böyle hissetmiş olabilirim. Başkasına gayet yeterli de gelebilir. Ama bu son yazarı bir daha okurum dedirtti bana. Ve dil çok rahat ya 'Ak
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936,1bin okunma
Reklam
Reklam