İlahi Kentler Serisi
Puan vermedi·496 syf.··
2023 11. kitabı
Büyü, Casusluk ve Zorbalık... İkisi Seride Biri İncelemede: İlahi Kentler Serisi Kara Kule, Dune, Cosmere, Üç Cisim Problemi, İlk İmparatorluğun Efsaneleri ve Kızıl İsyan gibi türlerinin en iyilerinden olan ve çok sevilen serileri ağırlayan "İnceleme(?)" adındaki masamızda bugün, ismi geçen serilere nazaran daha mütevazi bir seri olan İlahi Kentler serisini konuk ediyoruz. Ve hiç vakit kaybetmeden fantastik kurgu türünde bir seri olan konuğumuza rahatlaması için çeşitli içecekler ikram edip konuğumuzu benzer tür kitapların kendi aralarında konuşmaya daha meyilli olmasından dolayı* yan yana oturan Dune, Üç Cisim Problemi ve Kızıl İsyan serilerinin karşısına; Cosmere, Kara Kule ve İlk İmparatorluğun Efsaneleri serilerinin ise yanına yerleştiriyor ve diğer misafirlerimize İlahi Kentler serisine başlayabilmeleri için gereken basit bilgileri vererek onları tanıştırmaya başlıyoruz**(*) *Bu türcü bir tutumdur, evet. Fakat her ne kadar bizi başkalaştıran yapılarıyla kişilik sahibi olsalar da kitaplar insan değillerdir ve bu nedenle türlerine, yazarlarına, yayınevlerine veya kapak renklerine göre kategorize edilebilirler. Ama insanlar EDİLEMEZLER. **BKSBİGBB'ye nasıl bağlandık ama? İyi ama BKSBİGBB de ne mi diyorsunuz? Yenisiniz galiba... Bakıyım... YENİSİNİZ! Yaşasın yeni gelenler var! Hoş geldiniz! Umarım bir arkadaşa bakıp çıkacaktım demez ve buralarda kalmaya devam edersiniz. Kim bilir belki de BKSBİGBB'nin gizemini keşfederken Matematiğin, Kuantumun, yani "Hayatın" sırlarına da vakıf olursunuz. Sonuçta tüm büyük buluşlar en acayip yerlerden çıkma değil midir? (*)Tekil kitaplarımız nerede mi oturuyor? Onlar özgürlüklerine düşkün ve biraz da başlarına buyruk olduklarından otoriteyi reddediyor ve masamızda gösterilen yerlerine oturmak yerine sağda solda dolanıyorlar. Bu
Mucizeler KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 201952 okunma
Bir Kitap Sohbeti - 7
8/10
·256 syf.··
2026 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 21:08
Lale ile birlikte okuduğumuz Virginia Woolf 'un Dalgalar kitabı hakkındaki sohbeti siz değerli okurların ilgisine sunuyoruz. Galeyan : Kitabı zihnimde belirli bir zemine oturtamadığımdan nereden başlayacağımı bilemedim tam :) Kitaptaki karakterler sizce birbirine bağlı mi yoksa yan yanalıktan mi ibaret bir ilişkileri vardı? Lale : Bence karakterler ne tam olarak birbirine bağlı ne klâsik anlamda bağımsız. Bir bütünün bir kaç farklı hâlleri gibiler. Olay akıyor ama ne oluyor tam bilemiyoruz. Galeyan : Sanki yazar da bunu istemiş gibiydi, ve bu bilinmezliğe karşı gelerek kitaba girmeye çalışmak yorucu oldu biraz benim açımdan. Yazara rağmen kitabı okuduk gibi oldu. Lale : Bu konuda size katılıyorum :) Benim de içine çok zor girdiğim bir kitaptı. Kesinlikle bilinçli yapılmış bilerek bağımsız, dağınık ve zor bırakmış gibi. Arka arkaya belli bir sayfa okununca ağır bir kitap. Ama çözüm yine Virginia Woolf 'un kendisinde; “zihni serbest bırak” der sevgili Woolf. Galeyan : 'Zihni serbest bırakmak' bu olağan bir şey midir ki? Herhangi bir kitabı koşulsuz karşılamak? Lale : Evet her kitap için olmasa da bazı kitaplar için gereklidir. Dalgalar da öyle bir kitap. Anlayacağım, çözeceğim bir yapı kurmak istiyorum düşüncesine direnen bir kitap. Yani yazar yapı kurmamız yerine zihni serbest bırakmamızı istiyor. Galeyan : Bu kitap özelinde haklısınız yazar bunu istiyor ancak, koşulsuz bir karşılama kitabın bizi savurmasına da yol açabilir. Lale : Bence yazar bilerek bunu yapıyor. Bizim ile oynuyor. Güvenli alanımızdan çıkarıyor. Kitap ilk başlarda bizimle temas kurmuyor ama tamamen de bırakmıyor. Dağıttım seni diyor sanki :) Galeyan : Sabaha kadar kitabın cümle cümle içinden geçeceğim şimdi. :) Lale : :)) Ama öyle değil mi? Galeyan : Ben somuttan soyuta veyahut soyuttan
Duygu ve Düşünce
DalgalarVirginia Woolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20193,965 okunma
Reklam
İNTERMEZZO-kitap yorumu
8/10
·477 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 23:29
Bir dönem çok popüler olan bir kitap olan İntermezzo'ya önyargım oldukça fazlaydı çünkü iyi yorumlar kadar kötü yorumlar da okumuştum ve insanların tamamen ikiye ayrıldığını farketmiştim. Gereksiz yere popüler olan kitaplardan biri olduğunu düşünüyordum ve okumayı hep ertelemiştim her ne kadar merak etsem de. Çoğu kişi dilinin sıkıcılığı ve zorluğundan bahsetmişti ve bu durum da okurken zorlanacağımı düşündürmüştü bana . Bu duygularla başladığım ancak beni yanıltan ve beklentimin oldukça üstünde çıkan bir eser oldu. Konusundan kısaca bahsedersem; 30'lu yaşlarındaki beyaz yaka avukat Peter gençlik aşkı Sylvia'yı sever ama onunla birlikte olması sağlık nedenlerinden ötürü mümkün değildir. O da teselliyi kendini uyuşturmakta ve üniversite öğrencisi Naomi'yle yaşadığı yüzeysel ilişkide arar. Kardeşi Ivan ise 22 yaşındadır ve sosyal açıdan beceriksiz, uyumsuz biridir. Profesyonel satranç oyuncusu olan Ivan, satranç için gittiği bir şehirde sıkıntılı bir geçmişi geride bırakmaya çalışan Margaret'le tanışır ve hayatları iç içe geçer. Birbirine hiç benzemeyen iki erkek kardeşin arzu, çaresizlik ve olasılıklarla dolu yeni bir ara faslın eşiğindeyken gerçek sevgiyi ve hayatta anlam arayışını okuyoruz. Öncelikle Sally Rooney 'den okuduğum ilk eserdi ve dili hakkında her ne kadar kötü yorum yapılsa da ben dil konusunda okurken hiç zorluk yaşamadım. (dilinin çok zor okunduğu, bilinç akışı tarzında bir esere benzediği ve bu nedenle karakterlerin düşüncelerini okurken yorulduğunuzu belirtmişti çoğu kişi). Okuduğum çoğu eserden farklı bir dili vardı kesinlikle çünkü karakterlerin düşüncelerinden okuyorduk eseri ve gerçekten bazı noktalarda karmaşık bir anlatım oluşuyordu (düşüncelerden düşüncelere atlandığı için). Başlarda dile alışma sürecim oldu (30 sayfa kadar) ama daha sonrasında
İnceleme
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,427 okunma
6/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
"Hayatımı zorlaştıranları, çıkmaz yollara bırakanları, bana zararı dokunan herkesi affediyorum. Hepsini affettikten sonra iyi niyetimden dolayı kendime zarar verdiğim için kendimi de affediyorum." Ya unuttukların kadar özgürsün Ya da unutamadıkların kadar tutsak! ​Kendini başkalarıyla karşılaştırma, çünkü her insan parmak izi gibidir, hiçbir yönüyle başkasına benzemez. ​Bütün mutsuzluklar, hatalar, sorunlar, stresler ve çekilmez bir hayat; "başkaları gibi" olma isteğinden doğar. Kendimizi yaratıldığımız gibi kabul etmek ve bir benzerimizin daha olmadığına inanmak huzurlu bir yaşam için yeterlidir. ​Bu kitabın amacı başkalarına bakmadan kıyaslama hastalığını bırakarak kendimizi tanımak ve huzurla yaşamayı bilinçaltına telkin etmektir. ​Ayrıca bu bir kişisel gelişim kitabı değildir, çünkü hiçbir insanın kişisel eksikliği yoktur, sadece kendini tanıma eksikliği vardır. "Unuttukların kadar özgür ol! Unutma! Hayatımızda ya unuttuklarımız kadar özgürüz ya da unutmadıklarımız kadar tutsak! Biz birincisini seçiyoruz..." "Depresyon,çağımızın vebası gibi hemen her insanı yakalayan materyalizmin bir ürünüdür. Genellikle bu kötü ürünü ortadan kaldırmak için antidepresanlardan yardım alırız. Yardım aldığımız haplar yine bizi hasta eden modern yaşamın ürünüdür. Modern çağ bizi hem hasta ediyor hemde tedavi ürünü olan antidepresanlar satıyor. Bir taşla iki kuş vurmak gibi..." "Kafdağını ardına ulaştığında değil,omzuna konan kelebeği fark edebildiğinde mutlu olursun!" " İnsan bir mıknatıs gibidir,mutlaka bir şeyler çeker ve onları bünyesinde biriktirir. Bazı insanlar işine yaramayan,kendini mutsuz edecek,sırtında yük olarak kalacak boş şeyleri çeker ve büyük bir ağırlığın altına girerler." "Kalbi güzel olanın,gözü de güzel görür.Zihni temiz olan insanın hayalleri çiçeklerle
Kendini İyi HissetAlexander Winterman · Eftalya Yayınları · 2018228 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2025 25. kitabı
#düşserisi nin ikinci kitabı olan #yarınınkıyısında kitabının yorumuyla geldim. Bu seriyi çok sevdiğimi söylemek istiyorum öncelikle... Yanlış bilmiyorsam dört kitaplık bir seri olacak. Üçüncü kitapta da acaba okuyacağımız güzellikler kim İlk kitap olan #filearkası kitabında İklimya ve Çağın Alkan adını bir hayli görmüştük, okuyanlar bilir. Adlarını görsekte sadece birazcık bilgiler almıştık. Bunu söyleme sebebim az buçuk bir önceki kitaplarda karakterlerin adını sanını okuyoruz. Her ne kadar karakterler üzerinden farklı konular yaşamlar olsa da bağımsız okunabilir. Ama bir önceki kitapta aklınızın kalacağı kesin Yunanistan Türkiye'ye Türk Dili ve Edebiyatı okumak için gelen İklimya Matilda Mir, ablasının başarılarının gölgesi altında ezilmiştir. Aslında ailesinin İklimya 'yı görememiş olması desem daha doğru olur. İklimya, kendi bölümünde başarılı birisi olmasına rağmen hakkında çıkan asılsız dedikodular yüzünden tam anlamıyla hem dersleri hemde ruhen bir düşüşe geçer. Kendisini ve derslerini de toparlamak ve ailesinin de baskısından kurtulmak için Üniversitesideki Hocalarına mailler atar. Özel ders almak istediğine dair. Ama ki hiç bir hocası ona geri dönüt vermez. Sebebi ise zamanında hakkında çıkan o dedikodular. Tabi içlerinden bir hariç; Doçent Çağın Alkan Dinçer. Kendisi öğrencileri tarafından çok sevilen biridir. Ve gelen maile olumlu olarak dönüş yapar ve İklimya'ya ders vermeyi kabul eder. Aslında bunun bazı sebepleri de var. Spoi olmaz umarım ama daha önceden de birazcık bir etkilenme söz konusu Uzun lafın kısası Çağın tam anlamıyla İklimya'nın kurtuluşu, kendini bulma ve hatta yavaş yavaşta siz anladınız bence... Aralarındaki o tatlı mesajlaşlamalar yakınlaşmalar çok güzel bir yöne evrilecek Ama şu var ki, İklimya'nın o maruz kaldığı dedikodular da kiminde
Yarının KıyısındaMishelov · Guardian · 2025301 okunma
6/10
·216 syf.··
2025 10. kitabı
Kitap hakkında konuşmadan önce hemen baskıya değineyim. Kayıp Kıta tekrardan muazzam bir baskı çıkarmış. Baskı ile ilgili tek sorunum kitabın isim çevirisi bariz şekilde biraz yorum yapılarak çevrilmiş. Kötü durmuyor ama okuyucu kitabın içerisinde yapılan title drop'u anlamayacak bu durumda. Umarım birebir yapmaya başlarlar şu isim çevirilerini, Kayıp Kıta ile ilgili tek sorunum bu olabilir. Kitabımıza gelirsek. Öncelikle, neden böyle bir yola gidildi bilmiyorum lakin kitabın en büyük sorunu kesinlikle tek bir cilde her şeyin sıkıştırılmaya çalışılması. Her şey çok hızlı bir şekilde oldu bitti duruma geliyor. Bir merak unsuru verip 10 sayfa sonra o merak unsuru açıklanıyor, karakterlere kısa 5 bölümde bağlanmamız isteniyor, sonda ne olduğu belli olmuyor -tamamen final vermiş olmak için bir final yapılıyor- böyle bir çok eksi yön bulunduruyor kitabımız tek cilt olması sebebiyle. Kitabımızın güçlü olduğu bir yönüne değinmem gerekirse de çizimleri, çizimleri çok hoş. Elbette bir şaheser değil fakat çok tatlı çizimlere sahip. İyi sayılabileceği yönlerine değinmem gerekirse de kısa süreliğine verdiği tatlı aile ortamı ve okuyucuyu sıkmaması diyebilirim. Nihayetinde ağzınızda ne hoş, ne de kötü, normal sayılabilecek bir tat bırakıyor kitabımız. Özellikle almanızı tavsiye etmiyorum ama elinize bir şekilde geçer ise okumanızı tavsiye ederim. Eminim ki tatlı bir 30 dakika geçirmenizi sağlayacaktır.
1000Kitap
İlahi YalanKaori Ozaki · Kayıpkıta Yayınları · 202593 okunma
Reklam
Reklam