Puan vermedi·138 syf.·
2026 11. kitabı
Okurken gözlerim dolu dolu okudum. Yaşanılanların, duyguların gerçek olması sarsıyor insanı. İçimde bir oda ayırdım dünyanın öbür ucunda bu acıları çekenler için. Edita Morris olanı nasıl da incelikli işlemişsin kitabında. Yüreğimde hissettim her satırı. Hiroşima'nın çiçeklerinin ne kadar da derin bir anlamı var. Herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Derin iz bırakan bir kitap oldu bende. SPOİLER!! Yukasan Japonların gelenekselliğini, düşünce yapılarını çok iyi anlayan ve açıklayan bir karakter. Sonunda cesaret edip Samsan'a annesinin hikayesini anlatırkenki duygularını kalbimde hissettim. Ohatsu'nun yaptığı fedakarlık Japon kadınlarının gururunu yansıtıyor. Fumio'nun ölüm döşeğinde bile karısını düşünmesi... Harosan' un gerçekleri öğrendiğindeki sızıyı okurken siz de hissediyorsunuz. Ama ne olursa olsun o ümitvari bakış açısı inanılmaz. Umarım Ohatsu intihar etmemiştir. Umarım Yukasan da Harosan'la dostluğunu devam ettirmiştir.
Edebiyat
Hiroşima'nın ÇiçekleriEdita Morris · Can Yayınları · 198173 okunma
Oysa bir umuttu hep …. Mutluluk!
Puan vermedi·144 syf.··
2025 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 11:06
İsminden de anlaşılacağı üzere çok ümitvari bir kitap değil. Okurken ben sıkıldım açıkçası. Kısa olmasına rağmen uzadı da uzadı okuma sürem. Güzel bir hikayeleştirme var, yazarın hakkını yemeyeyim bu konuda, ilginç de bir konu. O sebeple tamamlamak istedim sanırım. Ama verdiği mesaj çok kasvetli. Bir gr umuda, mutluluğa muhtaç olduğumuz şu günlerde bana hiç iyi gelmedi, diyebilirim kitap. Hep iyi bir şeyler olacak diye diye tamamlamaya uğraşırken, son dakika şokuyla kalbim ağrıdı. Belki hayatın gerçeğiyle yüzleşmek gerekiyor, hayat pembe gözlükler ardından izlenen, laylaylom geçen bir şey değil elbette, ama en azından edebiyatın iyileştirme, umut verme gücünün elimden alınmasını istemiyorum ben, kendi adıma. Bazı kişileri tetikleyebilir. Dikkatle düşünüp okunmalı. O sebeple çok tavsiye edebileceğim bir kitap olmadı. Keyifli okumalar.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·455 syf.··
2025 4. kitabı
Bir İsmet Özel geçti okuyuşlarımdan. Şöyle bana uzuun uzun nasihat eden, beni açan, beni ayan bir akıl hocası bulsam, o konuşsa ben dinlesem, dinlerken derdini derdimden görüp hemdert olmaya huzur dolsam, birlikte karamsar ama ümitvari bir muhabbete dalsak derken geldi bu kitap bana. Ne dertler ne dertler vardı konuştuğumuz, iç çektiğimiz. İnşallah düzelir, düzelmesi için düzeltmeye çalışmalı diyerek dualaştık, niyetleştik aynı zamanda. Ülke gündemi, gidişatı, toplumun hali, neslin durumu derken neredeyse girmediğimiz konuşmadığımız konu kalmadı üstadla. Sadece şiirlerine muhatap olduğum yazarın/şairin sonunda kitabıyla da düçar olmak nasibine erişmiş olmak huzur verici. Yazar başında kitabın adının neden faydasız randevu olduğundan bahsetmiş. Sebebinin anlaşılamayacak olmasından kaynaklı yalnızca boş bir konuşma faslı olmasından duyduğu endişe olduğunu söylemiş. Her yazarda var mıdır bilemem ama bence çoğu yazarda vardır bu endişe. Ama İsmet Özel derdini de kıymetli bulduğundan olsa gerek bunu eserinin adına da yansıtmayı gerekli görmüş. Gözümüz başımız üstüne... Dediğim gibi her türlü konudan kaleme alınmış denemeler derlemesi olan bir kitap. Ben okurken daha doğrusu yazarla muhabbet ederken zevk aldım. Bana kalırsa pek çok insan da benimle aynı fikirde olacaktır. Böyle bir öğretmenin gözünden dünyaya bakmak fırsatını neden kaçıralım ki, değil mi?
İnceleme
Faydasız Randevuİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 2014345 okunma
Puan vermedi·79 syf.··
2024 3. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2024 12:16
insanlığın çürüyen yüzüne ışık tutan bir yaşar kemal klasiği daha. ne zaman yaşar kemal okusam insalıktan tiksiniyor, her şeyi sorgulamaya başlıyorum. insanlar hep mi kötüydü, sonradan mı böyle oldu, insanların kabuğu mu kötüydü sadece, soydukça içindeki insanlık çıkacak mıydı meydana? yine türlü düşüncelerle sarmalandık. kitapta şehirleşen betonlaşan İstanbul'u, yine bir geçim kaygısını, anadolu insanını, bununla beraber kirlenen, yozlaşan duyarsızlaşan betondan farksız bir yaşam üç çocuğun hayatı üzerinden anlatılıyor bu kez. insanlık öldü mü diyor, sorguluyoruz. mahmut yine de ümitvari. insanların bir gün bir kalpleri bir vicdanları olduğunu hatırlayacağına ümitli. bense insanlıktan ümidimi keseli çok oldu, hiç oralı olmuyorum bile. bir zamanlar her günümün geçtiği floryanın, küçükçekmece gölünün semalarının bir zamanın kuş cenneti olduğunu hiç bilmiyormuşum. kuşlar gitmiş..kuş mu kalır orada? belki bir daha gittiğimde en azından bir saka görürüm kim bilir..
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma
Michael Koohlhaas
Puan vermedi·128 syf.··
2022 20. kitabı
16.yy’da yaşamış olan Michael Kohlhaas dürüst,güvenilir ve haksever bir at taciriydi.Etrafındaki kişiler tarafından örnek olarak gösterilebilecek bir kişiliğe sahipti.Bir erdemi aşırıya vardırmasaydı dünya onun anısını saygıyla anacaktı.Fakat adalet duygusu onu bir haydut ve katil yaptı.Her şey atlarını satmaya gitmek isteyen at tacirinin atlarına Sakson asilzadesinin koyduğu keyfi bir uygulamadan dolayı el konulmasıyla başlar.At taciri atlarını bırakmak zorunda kalır fakat geri döndüğünde atlarını bıraktığı gibi bulmaz atları bakımsız ve zayıf bir hale gelmiştir.Atlarının tarlada çalıştırıldığını ve uşağının da saraydan şiddetle atıldığını öğrenen at taciri bu haksızlık karşısında öfkeden deliye döner.Uğradığı haksızlık karşısında adalete başvurmak ister.Ne yazık ki Sakson asilzadesinin uyguladığı hukuk sisteminde adalete erişmek o kadar kolay değildir.Asilzadenin akrabaları ve arkadaşları kayırmaların olduğu bu sistemin içindedir.At taciri doğrudan Hükümdara ulaştırması gereken dilekçeyi hiçbir yoldan ulaştırmayı başaramaz ve sürekli olarak red alır.Adaleti bulamayacağını anlayan at taciri kendisini toplumdan dışlanmış bir birey olarak görür.J.J.Rousseau’nun Toplum Sözleşmesindeki ilk ve doğal haklardan yetki alarak kendi yasasını koymayı ve adaletini uygulamayı kendisine hak görür.Kendi adaletini uygulamaya başlamasıyla yıkıcı bir politika izler ve bu durumdan dolayı suçsuz insanlarda kaybedilir.Kendisini suçsuz konumdan suçlu bir konuma getirmeyi anlatan bir serüven aslında bu kitap.Kitapta burada ortaya çıkan bir karakter var:Martin Luther bence Luther’in buradaki varlığı dini inançtan ziyade insan vicdanını uyandırmaktır.Adalet uğruna büyük fedakarlıklar veren Kohlaas eşini de kaybeder ve kitabın sonunda istediği adalete kavuşan Kohlhaas’ın idamı ile kitap
1000Kitap
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,068 okunma
9/10
·304 syf.··
2022 21. kitabı
54 yaşında bir kapıcı hanımefendi, 12 yaşında ileri zekalı bir kız çocuğu ve zengin bir Japon beyefendinin, birbirlerinin ortak yönlerini farkederek iletişime geçme çabaları anlatılıyor. Biraz fazla dramatik bir sonla bitiyor, biraz da ümitvâri. 'Yaşamaya Değer' ismi ile filmi de çekilmiş, izlemek isteyenler için.
1000Kitap
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
Reklam
Reklam