İnsanın niyeti neyse eline geçecek olan kısmeti de odur, bilirsiniz. Bir olaya ilk anda anlam yüklemek kolay değildir, fakat her olay, muhakkak içerisinde bir hikmet barındırır. Neyse, bunları ve daha fazlasını eve geçince konuşuruz diye umuyorum. Şimdi vakit kaybetmeyelim isterseniz.
Bedevi kendi yetersiz ibadetlerini hatırlayarak, âhirette Hz. Peygamber'le ve onun aziz sahabileriyle beraber olamayacağını düşünerek problemini dile getiriyor:
- Birilerini seven, ama onlarla beraber olacak kadar iyiliği bulunmayan kimse hakkında ne dersin? diye soruyor.
Resûl-i Ekrem Efendimiz’in cevabı, mü'min gönüllere derin hazlar ve büyük ümidler verecek sıcaklıktadır:
- "Bir kimse, kıyamet gününde, sevdikleriyle beraberdir."
369 - 371 numaralı hadislerde üç büyük sahâbîden ayrı ayrı rivayet edildiğini göreceğimiz bu hadis-i şerîf, Peygamber sevgisinin insanı ne yüce makamlara çıkaracağını gösteriyor. Enes İbni Malik'in rivayetine göre bedevînin biri Resûl-i Ekrem'e:
- Kıyamet ne zaman kopacak? dedi.
Fahr-i Cihân Efendimiz de ona:
- "Kıyamet için ne hazırladın?" diye sorunca, bedevî:
- Allah ve Peygamber sevgisini hazırladım, cevabını verdi.
O zaman Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:
- "Öyleyse sevdiğinle berabersin", buyurdu.
O bedevilerden Allah râzı olsun. Şâyet zihinlerine takılan bu soruları sormasalardı, nice yanık gönüller böylesine serinlemeyecek, ümid ışığıyla canlanmayacaktı.
Bu hadis-i şerifi duydukları zaman ashâb-ı kirâm da çok sevinmişlerdi. Hatta Enes radıyallâhu anh'ın söylediğine göre, İslamiyet'le şereflendikten sonra hiçbir şeye böylesine sevinmemişlerdi. Enes sevincini şöyle dile getirmişti:
"Ben Allah'ı, Resülünü, Ebû Bekir'i ve Ömer'i seviyorum. Onların yaptığı ibadetleri ve güzel hareketleri yapamasam bile onlarla beraber olmayı umuyorum."
Demek ki sevgi ve muhabbet, hasta gönülleri diriltecek, ulaşılması zor hedeflere insanı emniyetle iletecek üstün bir güce sahiptir.
Ne mutlu Allah'ı ve Resûlullah'ı gönülden sevenlere!..
" Önemli olan insanın ne dediği değil, neyi sevdiğiniz ve neyin size zevk verdiği. Başkalarına bakmak yerine gerçek arzularınızı gerçekleştirmeye daha çok odaklanmanızı umuyorum. "
"Biraz daha büyüyünce," dedi doktor, " ulusların da, tıpkı onları oluşturan insanlar gibi, aynı anda hem iyi hem de kötü olabileceklerini anlayacaksın- en azından ben öyle olacağını umuyorum. "