Gustave Flaubert tarafından yazılan Ermiş Antonius ve Şeytan, 1874 yılında "La Tentation De Saint Antoine" olarak yayımlandı. Ayrıca "Ermiş Antonius'un İlk Günahı" olarak da çevrildi. Flaubert, 1839'da Fransız dilinde Faust yaratma denemesi olarak geliştirmeye başladığı anlatının konusuna, “Eski Sevdalanma” adını verdi. Eser, imajı ve manevi işkence tasviri ile dikkat çeker.
Kitapta, Mısır çölünde yaşayan 4. yüzyıl Hristiyan toplumundan kaçan Ermiş Antonius anlatılır. Hayatı, bir miras olma düşüncesini ve maruz kaldığı cinsellik ve duygusallığın günahlarını yansıtır. Oruç tutup, günahkar duygularla ve pişmanlıkla beslenmekten etkilenen, zevkli ve şehvetli aşırılıklardan el etek çektiği yerde, felsefi şüphe ile eziyetler yaşadığı halüsinasyonlar görür. Fakat uyandıktan ve güneş’i, Mesih'in yüzünün görüntüsünü gördükten sonra ıstırabından sıyrılır.
1845 yılında 24 yaşındayken Flaubert, Cenova'daki Balbi Sarayı'nı ziyaret ettiğinde, aynı isme sahip resimden ilham aldı. 1839'da başladığı eseri, bu yöne evirdi. Flaubert, 1872'de tamamlamadan ve 1874'te son versiyonunu yayımlamadan önce, konu üzerinde yoğun olarak çalıştı. Mısır'daki bir çölde yaşayan Antonius, ortaçağ ve modern sanatta sıklıkla tekrarlanan bir tema haline gelmiştir. Flaubert'in teoloji ve kristoloji bilgisinin enginliğinin yanı sıra, yazma yeteneğiyle hayalgücünün genişliği, eserde kendisini hissettirir. Türkçe'ye çevirisini yapan Sabahattin Eyüboğlu'na da ayrı bir parantez açmak gerekir. Eserin kudretini düşürmeden, ahengini bozmadan aşırı kolay anlaşılabilir hale getirmiştir. Bir çölde tek başına yaşayan bir ermiş'in başına gelenleri anlatan bu güzide eser, başından sonuna muazzam hikayelerle doludur. Ülkemizde değeri pek anlaşılmasa da, bence La Divina Commedia, Faust ve Paradise Lost gibi eserlerle