Bir doktor. Adı Faustus.
Bilmeye hayran…
Merakı ve doymak bilmez hırsı yüzünden, her şeyin ardındaki bilgiyi öğrenmek için ruhunu şeytana satmaya hazır...
Şeytan pusuda…
Azap edeceği bir ruhu daha, günahkârlar ordusuna katmak için bekliyor...
Ve nihayet…
Faustus kendi kanıyla imzaladı;
24 yıllık özgürlük karşılığında, ebedi azabının senedini.
Hizmetçi şeytan Mefistofeles, bu süre boyunca Faustus’un ne isterse elde edeceğini garanti etti.
Öyle de oldu...
Simya, kimya, büyü, sihir, astroloji, astronomi, ilahiyat, coğrafi seyahat...
Artık Doktor Faustus tüm bunları bilmekte, yapmakta, yaşamakta özgür...
Bilginin insana güç kazandırdığı malum.
Lâkin irade yerine arzular bilgiye yön verdiğinde…
O artık bilmenin değil, cehaletin güdümündedir.
Faustus, dünyanın tüm bilgilerine sahip olsa da…
Öz bilgiye — yani bilginin insanı ve çevresini aydınlatmak ve kurtarmak için olduğunu — unutur.
Bu tür bir kibirli bilgi;
insanın aklını, ruhunu ele geçirir.
Her şeyi bilme arzusu, dünyada her şeye sahip olma saplantısıyla eşdeğerdir.
Ve bu fikrin götüreceği yer…
Tıpkı Faustus gibi, ebedi cehenneme tek yönlü bir bilet olmaktan ibarettir.