Kendini tanımak, dünyayı tanımak için bir araç olmayıp bir amaç haline gelmiştir. Tam da bu denli kendimize dönük olduğumuz için, kendimize özel bir ilkeye ulaşabilmemiz ve kişiliklerimizin ne olduğunu kendimize ve başkalarına net bir biçimde anlatabilmemiz son derece zordur.
“Dünyanın gerçekleri bana hayaller, sadece imgeler halinde görünürken düş ülkesinin savruk fikirleri günlük varoluşumun özüne değil, kendisine dönüşmüştü.
Derin uykudayken hiç kimse kendinin farkında olamaz. Algıları açıkken de dünyadan kopabilen yok. Sadece bu iki durum arasında hayali ince bir ip çekmek gerek