İnsan kelimesi Arapça’da “nisyan” veya “ünsiyet” kelimeleriyle aynı köktendir. Nisyan: unutmak, ünsiyet: yakınlık kurmak demektir. Bu iki kavram bizim insanı nasıl anlayacağımız konusunda ipuçları veriyor. İnsanı "nisyan" anlamıyla ilişkilendirirsek, öteki her canlıyı ve cansızı göz ardı ederiz. Ama eğer insanın "ünsiyet" anlamını kabul edersek, kendimiz dışındaki bütün varlıklarla birleşiriz, yakınlaşırız.
Nitekim "insan" kelimesinin iki ayrı kökten müştak olduğu söylenir. Birincisi, unutma manasındaki "nisyan" dır. Ayet-i kerimede ifade edildiği gibi Hazret-i Adem Allah ile yapmış olduğu ahdi unutmuştur. İkincisi ise "ünsiyet"tır ki, insan bulunduğu yere çabucak alışır, ülfet eder ve adeta o yerin rengine boyanır.
İnsan kelimesinin iki mânâsı olduğu söylenir. "Üns" ve "Nisyan". Üns, insanın başka varlıklarla ünsiyet hâlinde olması hâlini ifade eder. Ünsiyet tanımak, tanışmak, bilmek, sevmek ve kabullenmek demektir. Nisyan ise unutmak ve zikrin yani hatırlamanın ve anmanın zıddıdır. İnsanın, Rabbiyle yaptığı ahdi/misakı unuttuğu için ona bu ad verilmiştir. İnsan, unutan varlıktır. "İnsan nisyan ile maluldür". İnsanın dünyadaki en önemli amacı unuttuğunu hatırlamak ve kaybettiğini bulmaktır.