Hangi Avrupa? Haçlı seferlerinden beri bizi boğmak isteyen , bizi tarihten silmek isteyen Avrupa mı? Biz o Avrupa'nın kapısında uşak olmayı , kendi ülkemizde efendi olmaya tercih ettik. Cemil Meriç
İncile zebura kuraana selam olsun Kadınların hiç bir zaman bitmez işi çay topla çuvallara ayır alım merkezine taşı otur ayıkla hep alacaklı görünen emekliye ayrılmayan bir toprak işçisi olarak kal Atlas sayı 103 ekim 2001 Esme kadın eski lazlardan karadenize kök salan ayağı toprağa sabit basan kararlı adımlarla yürüyen osmanlıya saygılı kökü rizede sağlam eski tüfek bir rum kadınıydı Hz Muhammede saygılı olsada incile iman ederdi bak Nefsani oğlum biz kadınlar sabır taşı misaliyiz al şu karadenizin çayından iç nefesin ısısın uzun yoldan gelmişsin ayacıkların üşümüş sıcak çay insanı sohbete ısındırır Karadeniz dağlarında bizim işimiz hiç bir zaman bitmez önce tarlayı eker sonra bir fidan gibi çocukları tarlaya dikeriz bizim çocuklar kadınlar tarla fidanıdır tarlada büyürler buranın rumları önce fidanı sonra erkeğini ve bebelerini büyütür ve ancak ölümce mola verir gülümser tebessüm eder bak ha şu çayları görüyon bunları tek başıma ayıkladım saban bizde traktör bizde irkekler desen Alaman gurbetinde rızık peşinde onda sonra kalktı yerinden hakkın asası ile Rum esme kadın ha uşak bu karadeniz bölgesinin türkiyenin oksijen deposu yeşil florası en güzel bölgelerinden biridir ve şu duayı edip Hz isayı incili övdü Türkiyemize yeşillik veren en zengin güzelliklere sahip olmayı bize nasip eden ve bizi yazın serinletip kışın ısıtan Allaha hamd olsun Nefsani sözü tamamladı Musaya isaya Hz Muhammede salat selam olsun es selam
Din
Reklam
SES ÇIKARAN GÜMÜŞ KASE MÖ 6. yüzyılın sonları (Geç Lidya – Erken Pers egemenliği dönemi).İkiztepe Tümülüsü, Uşak yakınları,Uşak Arkeoloji Müzesi.Gümüş. “Ses Çıkaran Kâse “Yarım küre şeklinde dövülmüş bir kâse. Gövde çevresine yerleştirilmiş yaklaşık 18 adet sakallı erkek başı kabartması bulunur. Sakallar ve saçlar stilize edilmiştir. Bu eser sıradan bir kap değildir. Kabartmalı başların içinde küçük boşluklar bulunur ve bu boşluklara küçük bronz veya metal tanecikler yerleştirilmiştir. Kâse eğildiğinde veya sallandığında: hafif bir hışırtı,çıngırak benzeri bir tını, ya da yumuşak bir çınlama sesi oluşturur. Ustanın buradaki dehası, çift katmanlı veya gizli bölmeli karmaşık bir döküm yerine, repousse (çekiçleme/çökertme) tekniğini son derece kontrollü kullanmasında yatar. Gövde dışına doğru dövülerek kabartılan sakallı erkek başlarının arkasında oluşan boşluklar (negatif alanlar), kâsenin iç kısmından gümüş levhalarla kapatılarak küçük odacıklara dönüştürülmüştür. İçine hapsedilen metal bilyelerin çıkardığı ses, sıradan bir çıngıraktan ziyade, ritüel esnasında kutsal sıvının dökülmesine eşlik eden kontrollü bir tını üretmek üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle bazı araştırmacılar onu bir tür “rattle bowl” (çıngıraklı kâse) veya ritüel amaçlı ses çıkaran kap olarak değerlendirmektedir. Böyle bir özellik, Antik Anadolu metal işçiliğinin teknik açıdan ne kadar gelişmiş olduğunu göstermektedir. Kabartmalardaki erkek yüzleri: bıyıklı ve uzun sakallıdır, saçlar perçemler halinde işlenmiştir, Yakın Doğu ve Akhamenid (Pers) sanatının etkilerini taşır, Lidya geleneği ile Pers üslubunun birleşimini yansıtır. Bu kâse, Lidyalı ustaların metal işçiliğinde ulaştıkları yüksek seviyeyi gösteren en dikkat çekici eserlerden biri kabul edilir. Ayrıca ses çıkarma özelliği nedeniyle
HK
Batıya gönüllü uşak yapan okumuş cahiller.
1000Kitap
Uzak ve Uşak
(Uşakta gördüğüm bir yazı üzerine) (Tekerleme Gibi) Uzakta değil Uşak'ta sevdim seni Uzakta değil Uşak'ta del'ettin beni Lâkin ne uzakta ne de Uşak' ta Hiç bir yerde memnun edemedim seni KK
Zafer Partisi Tertemiz Türkiye Paneli | Uşak | 7 Haziran 2026 * youtube.com/watch?v=J-Y-Beb...
Ümit Özdağ
Reklam
Reklam