Ey tezcanlı, aceleci, ham kişi bir dama bile basamak basamak merdivenle çıkılır tencereyi ocakta yavaş yavaş ustaca kaynatmak gerekir delice kaynayan tencerenin pişirdiği yemekten hayır gelmez Mevlânâ
Sayfa 67·Kitabı okudu
Belki acımasız davranan zaman, belki en az zaman kadar acımasız olan anılar, belki dinimizin öğretisi gereği kimi zaman hak etmeyenler ile isyankarların da nasiplendikleri tanrısal bir kayırma, belki de en basitinden salt bugüne dek edindiğim yaşam deneyimi ve yaşlılığın verdiği bir yüreklilik sonucu artık ölümle bu denli rahatça yüzleşebiliyordum. Yaşam tüm güzelliklerini öylesine cömertçe bahşetti, sonra da hepsini birden öylesine ustaca çekip aldı ki elimden... Ondan daha ne bekleyebilirim artık? Ölmem gerek çünkü yasa bunu gerektiriyor, çünkü ben görevimi yerine getirdim.
Sayfa 7
Reklam
“Yaşam beden değildir, zihin değildir, ruh değildir. Bir güç­tür “yaşam”. Bu güçle yeni doğmuş bir bebek çocuğa, çocuk erge­ne, ergen yetişkine dönüşür, çoğalır, yaşlanır. Yaşam bedeni terk ettiğinde beden çözünür, toprak olur. Siz bedeninizden, zihninizden, ruhunuzdan geçen “yaşamsı­nız”. Bunu keşfettiğinizde, ama mantıkla, zihinle değil, “yaşamı” hissederek keşfettiğinizde çiçekleri açıp kapatan, sinekkuşunu çiçekten çiçeğe uçuran güç olduğunuzu göreceksiniz. Her ağaç­ta, her hayvanda, bitki ve taşta olan olduğunuzu göreceksiniz. Rüzgarı hareket ettiren, bedeninize nefes veren güçsünüz siz. Bütün evren bu güçle hareket eden yaşayan bir varlık ve o sizsi­niz. Siz yaşamsınız”
Sayfa 85·Kitabı okudu
Her canlının ölümü tadacagini ama sadece bazılarının hayatı tadacagini öğrendim Mevlana
Sayfa 107
Ölünün sessizliğini anlarım,ancak yaşayanlarınkini anlamam.
Sayfa 101
İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır. Dostoyevski
Sayfa 29 - Akılçelen kitaplar
Reklam
Reklam