Doğru üstadım, lakin Mecnun'un elbette aklı vardı, ama aklını bütün gücüyle yalnızca Leyla'ya kapatmıştı. Bizim hastalardan çoğu işte onun gibi. Akıl melekeleri çalışıyor, ama kendilerini yalnızca bir hedefe kilitledikleri, akıllarını sevdikleri kişiyle örttükleri için başka hiçbir şeye tepki vermiyorlar. Sevdikleri bir güneş ve onlar da güneşin ışığına tutuluyorlar. Güneşten kaçmaları mümkün olmadığı gibi onu kuşatmaları da mümkün değil. İşte bu yüzden varsa yoksa güneşe bakıp ağlıyorlar. Güneşe bakınca ağlayan birinde irade söz konusu mudur? Kim güneşe bakar da gözleri yaşarmaz ki?!..
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Jurnallerinden birinde Cemil Meriç şöyle bir şey yazıyor: Bir gün bir talebesi geliyor ve "Üstadım, bu ülke yaşanmaz hale geldi. Artık Fransa'ya gidip yerleşeceğim!" diyor. Cemil Meriç'in cevabı muazzamdır: "Evladım, nereye gidersen git, bulacağın aydınlık, zihninin aydınlığı kadar olacaktır. Senin zihnin ne kadar aydınlıksa, gittiğin yerde de ancak o kadar aydınlık bulabilirsin."
Sayfa 68
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Üstad beni gayet ince bir gülümseyişle karşıladı ve bir bardak su içip içmiyeceğimi sordu. Ben de onun bu sorusunu bir başka soru ile karşıladım: - Hayatta en çok sinirlendiğiniz şey nedir üstad? Üstad, alevli gözlerle hafızasını tutuşturduktan sonra cevap verdi: - Gömleğinin kollukları ceketinin kollarından dışarı çıkmış bir insan. Bu konuda beni haklı bulmaz mısınız? Düşününüz bir kere. Fakat ben düşünmeğe lüzum görmüyordum. Ve eğer kendisini haklı bulup bulmadığımı sormuş olmasaydı, üstadın sözünü böyle keserek, kendi düşüncemi söylemeğe de lüzum görmezdim. Ama bu durumda sorusunu -üstadın-cevapsız bırakmak pek kabalık olacaktı. Bu yüzden istediği -üstadın- cevabı, nezaketle, verdim: - Pek üzgünüm üstadım; fakat ne kadar çalışırsam çalışayım sizinle aynı fikirde olamıyacağım. Üstad bir parça şaşırmış gibiydi: - Niçin? diye sordu. Açıkladım: - Çünkü benim, hayatta en çok sinirlendiğim şey, gömlek kollukları ceketinin kollarından dışarı çıkmış bir adama, hayatta en sinirlenen adamdır. Bağışlayın üstadım; demek ki bu bir yaratılış cilvesi.
Sayfa 149·Kitabı okuyor
Oooo yakında çarşı karışır arkadaşlar ;)
“Dikkatli olun üstadım, bu Bahtiyar Kont acayip, netameli, tekinsiz bir adam.” “Öyle mi? Nasıl vardınız bu kanaate?” “Bedri Kocaman onun portresini çizmiş. Üstelik kanıyla!”
Sayfa 60 - Everest Yayınları 15. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
Ne yazık! İnsan davranışları iki yönlüdür. Sende göklere çıkartılan bir şey için beni yerden yere vururlar. Caesar'a hayranlık duyan, Catilina'yı suçlar. Öyle değil mi üstadım?
Hayata Dair