10/10
·420 syf.·
2026 11. kitabı
Aşk kitabına başlarken içimde pek okuma isteği yoktu, biraz mesafeliydim. ama sayfaları çevirdikçe kitap beni içine çekti hatta o satırları okurken "aşka inanmadığını söyleyen ben bile çok aşık olmak istedim" aşkın o dönüştürücü gücünü ben de hissetmek istedim. ama kitabın sonlarına doğru hikaye beni hem üzdü hem de sinir etti. Özellikle Şemsin, Kimyaya yaşattıkları, o yüksek maneviyatın arkasındaki bencil ve sert tutumu içimi acıttı. Diğer yandan Mevlananın eşi Kerraya karşı olan mesafeli davranışı da beni çok sarstı ve sinirlendirdi. Mevlana tıpkı öğrencilerine yaptığı gibi karısına da bir şeyler öğretebilir, onunla da o derin konuları konuşup sohbet edebilirdi. Kitabı okurken Kerranın o dışlanmışlığına ve yalnızlığına çok hak verdim ve onun adına gerçekten çok üzüldüm. Önyargıyla başlayıp elimden düşüremediğim, insanı aşka özendiren ama bir yandan da Şems ve Mevlananın kadınlara karşı tavrıyla buruk ve öfkeli bir tat bırakan, çok farklı bir deneyimdi. (eleştirilerim ve yorumlarım kitapta anlatılan, Elif Şafak'ın kurguladığı Şems ve Mevlana karakterleri için geçerli; tarihteki gerçek kişilikleri için değil.)
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,7bin okunma
7/10
·256 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 14:50
Bazı kitaplar sizi diliyle etkiler, bazıları ise anlattıklarıyla. Çöl Çiçeği benim için ikinci gruptaydı. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey cümlelerin güzelliği değil, Waris Dirie’nin yaşam mücadelesi oldu. Henüz küçücük bir çocukken hayatın en acı yüzüyle tanışan Waris’in, yokluk, baskı ve geleneklerin arasında verdiği yaşam savaşı gerçekten insanın içini parçalıyor. Fakat beni en çok etkileyen şey yalnızca yaşadığı acılar değildi; bütün bunlara rağmen pes etmemesi, kendi hayatını değiştirmek için verdiği mücadele ve sesini sadece kendisi için değil, aynı acıları yaşayan milyonlarca kadın için kullanmasıydı. Okurken birçok kez durup düşündüm. Bir insanın böylesine zor şartlardan çıkıp dünya çapında tanınan bir isim hâline gelmesi, ardından yaşadığı travmaları saklamak yerine bunları cesurca anlatıp farkındalık yaratmayı seçmesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. Kitap boyunca anlatılanlar zaman zaman boğazımı düğümledi. Özellikle kadın sünneti gibi insan haklarına aykırı bir uygulamanın hâlâ dünyanın bazı yerlerinde devam ediyor olması hem derinden üzdü hem de öfkelendirdi. Waris’in yaşadıkları yalnızca bireysel bir hikâye değil; sesi çıkmayan milyonlarca kadının ortak hikâyesi gibi hissettirdi. Fakat kitabın beni en çok etkileyen yönü ile en çok zorlayan yönü birbirinden tamamen farklıydı. Hikâye son derece güçlü ve sarsıcı olsa da anlatım dili aynı etkiyi yaratamadı. Waris Dirie’nin aslında bir yazar değil, bir model olması bunu hissettiriyor. Kitabı okurken çoğu zaman bir roman değil de uzun bir röportaj ya da belgesel izliyormuş hissine kapıldım. Olaylar doğrudan aktarılıyor; edebi betimlemeler, güçlü tasvirler veya duyguların derinlemesine işlendiği bölümler çok fazla yok. Bu durum kitabı okumamı zorlaştırmadı ama açıkçası yer yer sıkıldım. Çünkü anlatılan
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·1025 syf.··
2026 91. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:36
#kübranınkitabı 🩷 Merhaba kitap dostlarım, size bugün okurken beni hem düşündüren hem de etkileyen bir kitapla geldim. Daha önce Suç ve Ceza’yı okumuş ve çok sevmiştim. Ardından Karamazov Kardeşler’e başladım ve itiraf etmeliyim ki bu kitabı Suç ve Ceza’dan daha çok sevdim. Bir baba ve üç kardeşin hikâyesi gibi görünse de aslında insanın vicdanına, inancına, adalet duygusuna ve iç dünyasına dokunan çok derin bir eser. En çok Alyoşa ve Zosima’nın bölümlerini sevdim. Dimitri’nin yaşadığı haksızlık ise beni gerçekten üzdü. Bir insanın geçmişine bakılarak suçlu ilan edilmesi ve kimsenin ona gerçekten kulak vermemesi kitabın en etkileyici yanlarından biriydi benim için. Dostoyevski’nin kalemini gerçekten çok seviyorum. Karakterleri öyle gerçekçi yazıyor ki hepsine ayrı ayrı kızıyor, üzülüyor ve onları anlamaya çalışıyorsunuz. Ancak yazarın olayların ve karakterlerin en derin noktalarına kadar inmesi, uzun uzun detaylandırması bazı yerlerde beni biraz yordu. Yine de bitirdiğimde iyi ki okumuşum dediğim, uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir kitap oldu. Şimdi sırada Budala var ve Dostoyevski’nin dünyasında yolculuğuma devam etmek için sabırsızlanıyorum.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Beklenmedik derecede iyiydi.
Puan vermedi·648 syf.··
2026 107. kitabı
1.kitaptan sonra inanılmaz bir tempo artışı var bu kitapta.İlk kitap da beni üzdü ters köşeleri oldu fakat bu kitap ters köşe konusunda inanılmaz iyiydi.Son sayfaları ne ara okudum anlamadım.Sürükleme kelimesini sonuna kadar yaşattı bana.Başta metal güçleri vs çok ilgi çekici gelmemişti.Fakat şuan daha netleşti ve yazarımızın da ters köşeleri ile kitap beni aldı.Umarım son kitapta her şey daha berraklaşır.Bu seriden sonra Fırtınaışığı serisine göz atmak istiyorum bu kitap kesinlikle yazara daha çok bağladı beni.
Sissoylu - KuşatmaBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 20151,160 okunma
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:49
Keşke duyabilseydi pişmanlığımı. Keşke yaşadığım acıyı duyumsayabilseydi. Keşke bilseydi onu ne kadar çok sevdiğimi. Keşke... ◇ KEŞKE, uzun zaman sonra duygu ve düşüncelerimi derinden etkileyen, bana yeni bilgiler kazandıran bir kitap oldu. Neden daha önce karşıma çıkmamış? Daha önce neden okumamışım ? Her şeyin doğru bir zamanı olduğuna inanırım ve bence kitabı anlayabileceğim en doğru zamanda okudum. ◇ Kitabımız ülkemizin 1940 - 1980 yıllarına bir nevi ışık tutuyor. Dönemin eğitim ve siyasi yanını bizlere Köy Enstitüleri'nde eğitim almış iki öğretmenin hikayesi üzerinden anlatıyor. Köy Enstitüleri'nin kuruluşundan kapanmasına, kapanmasının nedenlerine ve dönemin iç ve dış siyasetini okuyoruz. Yazarın konuyla ilgili yaptığı araştırmalar kitabın sonunda kaynakça kısmında yer alıyor. ◇ Köy Enstitüleri denilince akla ilk olarak İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel geliyor. Köylere öğretmen yetiştirmek için kurulan bu enstitülerde tarih, coğrafya gibi derslerin yanında ziraat, dikiş nakış, hayvancılık, marangozluk, müzik, tiyatro gibi çeşitli dallarda da eğitim veriliyordu. Günümüzdeki eğitim anlayışından çok farklı olarak uygulamalı eğitim gördüler. Doğruyu söylemek gerekirse onları çok kıskandım. Öğrencilerin her alanda yetiştimelerinin sağlanması o dönem için çok büyük bir şeydi. Benim bu konu hakkında çok fazla bir bilgim olmadığı için her sayfayı merak içerisinde çevirdim. ♡ Fikret ve Sabia öğretmenin hikayesi ise aşk, fedakarlık, özlem ve pişmanlık dolu. Zamanında söylenmemiş, eksik bırakılan her cümlenin ağırlığı altında birbirlerinden ayrı geçirdikleri yıllar. Hayatın onları tekrar bir araya getirmesi ise tesadüf mü kader mi ? Tarık, Doktor Sabia, Fatma, Mehmet, Fikret ve Öğretmen Sabia. Kaderleri birbirlerine bağlanmış 6 kıymetli insan. Her birinin
Edebiyat
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,021 okunma
Murtaza
Puan vermedi·360 syf.··
2026 12. kitabı
Kitap hem çok severek okuduğum hem de aa yeter ama artık bu kadar olmaz diyerek kızdığım bir kitap oldu. Aslında kitabı severek okudum sadece Murtaza karakteri beni bir yerde bu kadar da olabilir mi bir insan dedirtti. Murtaza muhacir olarak ailesi ile kendi ülkesine gelmiştir. Görev ve doğruluk aşkıyla yanıp tutuşam bir gençtir. Onunla gelen bir çok kişi zenginlik içinde yaşarken o doğrudan asla şaşmamış ve ona verilenle geçinmeyi bilmiştir. Tek bir istediği vardır. Dayısı Kolağası Hasan Bey gibi bir asker olmak üniforma giymek bu topraklar için kan dökmek hizmet etmek. Bir gün bekçilikle de olsa bu isteğine kavuşur “Ankarada devlet hem da hükümet burda da ben” diyerek kendini her şeyin üstünde vazifeyi ise her şeyin üstünde görmektedir. Gittiği görev yaptığı her mahalle de hırsızlara sapıklara pisliklere hiçbir şeye göz açtırmamış görevini çok iyi yapmıştır fakat her yerde olduğu gibi meyve veren ağaç taşlanır. Murtaza da böyle kabul görmemiş insanlar tarafından mahallelerin de istenmemiştir. İstememe sebepleri rahatça kızları çocuk denecek yaşta kızları taciz edememek dul kadınlarla birlikte olamamak kimseyi kandıramamak hırsızlık arsızlık yapamamak insan ne kadar pisliğe alışırsa o kadar doğruyu istemiyor işte. Böylelikle mahalleli bir şekilde Murtazanın görev yerini değiştirir ama Murtaza görev aşkından asla vazgeçmez. Aslında yaptıkları çok doğru ve yapılması gereken şeylerdir. Murtaza böylelikle görevinden alınır ve fabrikada yeniden bir işe başlar fakat burada da doğruculuğu sebebiyle kimse tarafından sevilmez herkes onu işten attırmak için uğraşır. buraya kadar ve kitabın bir çok yerinde aslında murtaza yapması gereken şeyleri yapıyor görevinin getirdiği yerine getirilmesi gereken davranışları sergiliyor. Fakat bu davranışları sergilerken aslında olması
1000Kitap
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,590 okunma
Reklam
Reklam