Uzel

10/10
·352 syf.
Okunması gereken bir kitap. Bir kaç yüz sayfalık bir öykü yazarak, yüzyıllardan beri çeşitli coğrafyalarda çeşitli ölçülerde uygulanmaya çalışılan kontrol mekanizmalarının açıklayıcı biçimde ele alınması, yazarın üstün anlatım yeteneği sayesinde başarılmış. İktidar hırsı, koltuk sevdası, güç ya da kariyer tutkunluğunun insanlığı sürükleyebileceği bir nokta kurgulanmış. Distopya okumak pek eğlenceli değil; dram filmi izlemek gibi insanın yüreğini daraltan bir şey. Kitabı iyi vakit geçirmek için değil, dünyamızı bu distopya benzeri bir yere dönüştürmeye çalışan kötücül amaçlara ve sistemin başlangıçta iyi niyetli görünen yönlerinin varabileceği noktaya ilişkin düşünceler geliştirmek için okumalısınız. Kitapta bazı uygulamalarının anlatıldığı temel kontrol yöntemlerinin, bugün yüz yüze olduğumuz kimi gerçeklerle nasıl örtüştüğünü fark etmemek mümkün değil. Öyküde anlatılan korkunç dönemin öncesinin, yani devrim öncesi çağın "kapitalizm egemenliği" olarak adlandırılması nedeniyle, kitabın kapitalizm yanlısı olduğunu düşünenler olmuş yayınlandığı dönemde. İşin aslı, kitap ne zaman okunursa okunsun, okuyan kişinin yaşadığı ülkeye ve bakış açısına göre özdeşleştirebileceği birilerini bulması muhtemel. Halbuki kitaba daha yüksek bir seviyeden bakmak gerek. Orwell'in yaptığı, basit bir kapitalizm-komünizm karşılaştırması değil; her türlü sistemin (hatta kendini yakın hissettiği sosyalizmin bile) sonunda diktatörlüğe varmaya eğilimli olduğuna, insan için varolma gayesiyle doğmuşken, kendisini amaç, insanı da kendi için varolan bir araca dönüştürmeye, insanın bireyselliğine kastetmeye niyetlenebileceğine ilişkin bir kurgu. Kitapta, farklı karakterler aracılığıyla bireyin bu durum karşısında takınabileceği farklı tavırları da görüyoruz. Örneğin Julia, delmek istediği yasakları
Siyaset
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·120 syf.
Kitabı bir solukta, hiç aralıksız okuyup bitirdim. Sürükleyici bir bilimkurgu macera. Bu türü sevenler mutlaka okumalı; fazla ilgili olmayan okuyuculara da yolculuk kitabı olarak öneririm. Gitmekte oldukları şehre, bu klasiği okumuş biri olarak ayak basacaklarını, yani sıkılmadan okuyup bitireceklerini tahmin ediyorum. Öykü, Zaman Gezgini'nin dostlarına yaptığı genel açıklamalarla başlıyor; bir dostunun ağzından anlatılarak. Ardından bir akşam yemeği için sözleştiklerinde gecikerek gelen Zaman Gezgini'nin yolculukta başından geçenleri anlatışı ile devam ediyor. Bu ilk maceradan sonra bir kez daha yola çıkıyor gezgin; fakat bir daha haber alınamıyor kendisinden. Anlatıcı dostunun, gezginin ilk maceradan getirebildiği iki beyaz çiçeği sakladığını son derece duygusal bir şekilde dile getirişi ile bitiyor kitap. O çiçekleri, 802701 (Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir) senesinde edindiği arkadaşı Weena vermişti gezgine. Anlayabildiği kadarıyla geleceğin o noktasında insan torunları, yeraltında yaşayan çirkin ve etçil Morlock'lar ile yeryüzünde yaşayan güzel ve otçul Eloi'ler olarak iki ayrı ırka ayrılmıştı. Saldırgan Morlock'lara karşı tiksinti ve korku duyarken, sevecen Eloiler'de yakınlık bulmuştu kahramanımız. Ne var ki bu insanlar, ne yazı yazmayı bilmekteydiler ne de herhangi bir (sanatsal, düşünsel vb) zeka örneği sergilemekteydiler. O yüzden gezgin önceleri, bu yaratıklarda minnet ve sevgi gibi duyguların da kaybolmuş olduğunu sanarken, sevginin ve bağlılığın, dostluğun ve minnettarlığın en yüksek hâli ile karşılaşarak insanlığın gerçek mirasının yaşamakta olduğunu görmüştü.
Edebiyat
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,1bin okunma
6/10
·443 syf.
Pozitif düşüncenin önemi, bakış açısı/perspektif değiştirerek geçmişi bile değiştirebilmek, eylemlerin sorumluluğunu almak, kendini affedip başkalarına teşekkür edebilmek türevi düşünceler ileten öyle çok kitap okumuş durumdayım ki, Tanrılar Okulu'nu baştan sona okuyamadım. Göz gezdirerek bana yeni bir şeyler söyleyebilecek bölümlere odaklanıp, atlamalar yaptım. Genel anlamda hoş bir kitap. Benim için hem zamanlama uygun düşmedi, hem de dediğim gibi, neredeyse kitabı baştan yazabilecek kadar aşinayım içeriğine; o yüzden sıkıldım. Bu türe yabancı olanlara rahatlıkla önerebilirim ama, okuma yelpazelerini genişletmeleri adına da iyi olur. Benzer kitaplar okumuş olanların ise ilk bir kaç sayfayı karıştırarak, devam etmelerine gerek görüp görmeyeceklerine karar vermeleri mümkün.
Tanrılar OkuluStefano D'Anna · Sinedie Yayınları · 20155,6bin okunma