Puan vermedi·126 syf.··
2026 9. kitabı
·
117 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 12:36
Uzlet - Yalnızlığın Faziletleri İmam Gazali Uzlet, Arapça kökenli bir kelime anlamı bakımından toplumdan uzaklaşmak, yalnız kalmak, tek başına bir köşeye çekilmek manasındadır. Bu kavrama özellikle tasavvuf ve edebiyatta sıkça rastlanılmaktadır. Tasavvuftaki karşılığı, kulun, kalbini dünyevi meşguliyetlerden, günahlardan ve zihni bulandıran kalabalıklardan uzak tutmak için geçici veya sürekli olarak inzivaya (yalnızlığa) çekilmesidir. Amaç, kendi iç dünyasına dönmek ve yaratıcıya odaklanmaktır. Böylelikle birey , aklın eremediği yaşam anlayışına mistik bir köprü kurmuş olacaktır. Gazali bu kitabında uzleti dinsel bir fenomenolijiyle pek çok yönden ele alıyor. Faydalarını 6 , uzleti kenara koymanın faydalarını da 7 ana başlıkla incelerken ders niteliğinde anlayışlara vurgu yapıyor. Bu yönüyle kişinin içinde bulunduğu toplumdaki yerini , hangi koşullarda hangi amaçla uzlete çekilmenin destekleyeceğini yahut reddedileceğini karşılaştırma imkanı sunuyor. Öyle ki okurken kendimize çıkarılacak birkaç önemli ders şöyle ki : Eğer insanlara zararımızın (her manâda) dokunmaması ve tamamıyla kendi ahvâlimizi ahiret inancıyla düzenleyip desteklemek istersek , riyadan uzaklaşıp (ki yakınlarınıza yalnızca alışageldik olduğu için 'nasılsın' demek de dahil) toplumsal beklentileri sıfırlamak ve böylece hasetten uzak kalmak içinse uzlet tercih edilebilir. Aksi halde insanın sosyal yönü ve olumlu tüm özelliklerini aktarabilmesi için, örneğin kibirsiz ilim aktarımı günümüzde çok kıymetliyken , uzlet antipragmatik bir role bürünecektir. Bunun yanı sıra tevazu ve alçakgönüllülük gibi erdemlerin samimiyeti de ancak ve ancak kişinin toplumdan uzaklaşmadan kendini gözlemleyebilmesinde saklıdır. Gazali'nin bu eseri de özellikle yetişkin için kritik konular ve analojik anlatımıyla okunması gerekenler
Uzlet - Yalnızlığın Faziletleriİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2011882 okunma
Puan vermedi·126 syf.·
2026 3. kitabı
Kelime anlamı olarak uzlet: “Bir köşeye çekilip toplumdan, insanlardan uzak, yalnız başına yaşama." demektir. İmam Gazali kitaba öncelikle uzlet hayatını savunan ve reddeden âlimlerin isimleri ve onların görüşlerine delil getirdikleri hadis ve ayetlere yer vererek başlamıştır. Daha sonra da bu delillerin hangi açılardan kabul görüp görmeyeceğini kısa kısa açıklamıştır. Kitabın sonraki kısımlarında uzlet hayatının fayda ve zararlarına yer vermiştir. İmam Gazali kitabın sonunda kişinin uzlet hayatını nasıl yaşayacağı hakkında bilgiler vermiş ve uzlet hayatı yaşamasının gereğini kişinin kendi halet-i ruhiyesine bırakmıştır. İfrat ve tefritten kaçınarak itidalli olmaya vurgu yapmıştır. Kitabı bitirdiğimiz zaman bir şekilde uzlet gerekir veya gerekmez diyemiyoruz. Herkesin fıtratı ve hayata bakış açısı farklı olduğu için kişinin kitabı okuyup kendince buna göre karar vermesi gerekiyor. Günümüzde uzlete çekilebilir miyiz sorusu da kitabı okurken zihnimde sürekli var oldu. Son söz olarak kitaptan bir alıntı ile bitirmek istiyorum: Yalnızlık fazilet doludur ama kalabalıklarda da hayırlar vardır.
İnceleme
Uzlet - Yalnızlığın Faziletleriİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2011882 okunma
Reklam
Sünni ekolde tasavvufu kurumsallaştıran kişi: Gazali
Puan vermedi·151 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 14:28
İmam Gazali bu kitabında insanları dört kısma ayırmıştır. Bunlar: Kelâmcılar, felsefeciler, batınîler ve tasavvufçulardır. İmam Gazali Selçuklu Devleti’nde hakim olan Sünni ekole tasavvuf görüşünü kazandıran kişidir. Hatta İslami tasavvufun kökü Şiiliğe uzanır ve zamanla tasavvufu Sünnilik ile barışık hale getirip onu medreseler yoluyla kurumsallaştıran kişi bizzat Gazali’dir. İmam Gazali bu kitabında kelâmda da aradığını bulamayıp huzura kavuşamadığını belirtmektedir. Huzuru medresede değil tasavvufta bulduğunu belirtmektedir. Gazali dönemin Abbasi Devleti hakimiyetinde gizlice yazılan felsefe içerikleri İhvan-ı Safa Risaleleri’ne karşı son derece mesafeli bir duruş sergilemektedir. Bu yüzden de felsefe düşüncesini eleştirerek halkın da “imanını korumak” adına arasının felsefeyle mesafeli olması gerektiğini belirtir. Gazali İbn Sina gibi isimlerin Eski Yunan kaynaklı olarak Aristo, Platon ve Sokrates’ten etkilenmelerini de eleştirir. Zaten İhvan-ı Safa Risaleleri’ne temkinli yaklaşma nedeni de bu metinlerin Eski Yunan felsefesine dair izdüşümler barındırmasıdır. Nitekim birçok oryantalist tarafından Gazali İslam düşüncesinden felsefeyi söküp atması nedeniyle eleştirilir. Gazali’nin Selçuklu medreselerinde önünü açıp düşüncelerinin kurumsallaşmasını sağlayan kişi de elbette Nizamiye medreselerinin kurucusu olan Nizamülmülk adlı Selçuklu veziridir. Gazali tasavvufla çok barışık olmasına rağmen felsefeye temkinli yaklaşmasını şahsen çok da uygun görmemekteyim. Felsefeye ket vurulmasının aklı dondurup statik düşünce düzlemi üreteceğini düşünmekteyim. Diğer yandan Gazali Tolstoy’un narodnikçi anlayışı gibi kendine ve çocuklarına yetecek kadar nafakasını alıp geri kalan bütün malını mülkünü fakirlere dağıtıp onlara bağışlamıştır Ömrünün son 10 yılı uzlet içinde ibadet ve
El-Münkız Mine'd-Dalalİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20196,1bin okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2026 8. kitabı
Uzlete dair az çok bir şey okuduğum, duyduğum vardı. Edebinin olduğunu bilmiyordum,kitap iki bölüme ayrılmış olarak elimize geçmiş. Uzlete kimler girebilir,faydaları -zararları ve sufîler arasında ki farklı görüşleri olan açıklayan bir eser..
Uzletİmam Gazali · Ahıska Yayınevi · 2022882 okunma
Tü tü tü tü
Puan vermedi·70 syf.·
2026 13. kitabı
Öyle veya böyle dördüncü sayıyı da geride bıraktık. Maşallahınızı alırız. Bu sayı özelinde Fatih Tekin'in, Aleyna Coşkun'un yazılarını pek beğendim. Ciddiyetleri ve direkt bugüne konuşmalarıyla okuyucuyu hemen yakalıyor. Hafi ve Münhasır'ın Şeyh Galib mısralarına mukabeleleri ziyadesiyle iyi. Yüze sıcak bir tebessüm konduruyorlar. Şiirden anladığım pek söylenemez ama mısra altında herhangi bir mahlas yazmasa kim şeyh kim galib anlaması sıradan okurun işi olmasa gerek. Enver Gülşen'in yazısı kıymetli ve fakat 10 sene öncesinden kopup gelmesi hasebiyle burukluk veriyor. Yine de böyle kıymetli bir ismin dergide ismen bile olsa yer alması ehemmiyet arz ediyor kanaatindeyim. Özellikle dinin halden hemen tamamen koptuğunu söylemesi yahut uyarması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken kısım. Din, kültüre hapsolmayacak kadar derin ve geniş bir alan. Çünkü en başta bu dünyayla sınırlı değil. Kaldı ki ahlak temelli yapıda olan İslam'ın kitap sayfalarına, akademik kürsülere, tv programlarına hapsedilmesi asla ve kat'a düşünülemez. Ahlak isyanı lazım bizlere. Önce kendimizden başlayarak elbette, bir ahlak ayaklanması elzem. "Ne Alakası Var" serlevhalı Olgun Verim denemesi ise yazarın soyadıyla müsemma yine verimli bir düşün yolculuğu sunuyor okuyucusuna. Neyi nereden nasıl bağladı da buraya geldik demek işten değil. Yazı nihayete erince bu soru yerini şuna bırakıyor; sahi, halbuki her şey birbiriyle alakalı değil mi? Diğer sayılardan farklı olarak pek çok çizim yer alıyor bu sayıda ki her biri bir diğerinden güzel. Çizerlerin ellerine sağlık. Husûsen Uzlet (mahlas mı yoksa çizimin ismi mi bilemiyorum) imzalı çizim harika. Tekrar tebrikler. Bu çizimlerin devam etmesini diliyorum. M. Ertuğrul'un "Benzim Her Gece Bordo Bir Güldür" şiiriyse derginin bu sayı özelinde öne çıkan
Nedamet Dergisi - Sayı 4 (Mart - Nisan 2026)Nedamet Dergisi · Kökler Kitap · 202616 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 4. kitabı
Mevlana hazretleri Moğolların yaşadığı bölgeyi işgali sebebiyle onun gibi bir âlim olan babası Bahaeddin veled ile ta ordan Anadolu'ya kadar gelmişlerdir babasının izinden gitmiştir.. büyüyüp babasının arkadaşı Seyyid Burhaneddin den dersler alır ilimde ilerler sonra gül hatunla tanışıp evlenir eşine olan aşkını ona bu şekilde dile getirmişti"Sen benim Yaradan'dan ötürü yaratılanı sevişim,bir adım gelene on adım gidişim ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin. Sen benim bugünüme şükür yarınıma dua edişim azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin ve kapanmayan avuç içimsin." bu evlilikten iki oğlu dünyaya gelir ;sultan veled ve alaadin çelebi.sonra eşi Gül Gevher hatun vefat eder başka insanların vesilesiylen Kerra hatun ile ikinci saadetini yaşar ve Kerra hatununda mevlanadan olmayan,şah Muhammed ten olan Yakup ve kimya adlı çocukları vardır. Mevlanadan da Melike hatun ve emir alim çelebi olur. Evlendikten sonra Mevlana hala istedigi kişi olamamıştır ve bir gün Tebrizli şems ile tanışır ve ona alışır onunla uzlet yaşar. Bir gün şems çekip gider ve tekrar oğlu Sultan veled onu bulmaya gider ve şamdan gelirler ikinci bir gidişi olur bu sefer geldiğinde Mevlana'nın kızı kimya hatun gizliden gizliye şems e ilgi duyar ve aşık olur ve bur arz halini babasına açar fakat Mevlana şemsin öyle biri olmadığını açıklasa da kimya hatun evlilik teklifini şemse bildirmesini ister, bunu duyan allaadin kıskanır ve birgün şemsin katili olur. Mevlana yürek burukluğu yaşar. Bu kitabın yazımına gelirsek gayet güzel süslü bir dille yazılmış olup çok akıcı şekilde devam ediyor Sinan yağmurun okuduğum ilk kitabı beğendim tasvirleri yerinde kullanmış okumanızı öneririm
Aşkın Gözyaşları 2 - Hz. MevlanaSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 201612,3bin okunma
Reklam
Reklam