Söze nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Son dönemlerde okuduğum eşsiz kitaplardan biri oldu" Kirpinin Zarafeti".
2009 yılında "Yaşamaya Değer" ismiyle yapılan filmini de izledim. Mutlaka kitabı okuyun ve filmini izleyin.
Ders verici nitelikte bir okuma oldu. Önyargı, kendini beğenmişlik, zenginlik, yoksulluk, dostluk gibi hayatın olmazsa olmaz kavramlarını öyle bir kurgu ile sunmuş ki yazar, nesillerce etkisini sürdürecek ve bence #nobeledebiyatödülü alması gereken muhteşem bir eser ortaya çıkmış.
İki anlatıcımız var;
Renee Michel: Paris'in merkezinde zenginlerin yaşadığı lüks bir apartmanda 27 yıldır kapıcılık yapan, görünmezlik zırhına bürünmüş, müzik, resim, felsefe, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında dul bir kadın. Paloma'nın tasviri ile: "Madam Michel... Nasıl demeli, zeka soluyor. Yine de çaba sarf etmediği söylenemez. Kapıcılık oynamak ve geri zekalı görünmek için elinden geleni yapıyor."
Paloma Colombe: Ailesinin gösteriş merakından, yapmacıklıklarından, hırslarından(onları hasta olarak niteliyor), bıkıp usanmış çok zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar edip ailesini cezalandırmak isteyen on iki yaşında bir kız çocuğu.
Madam Michel ile tanıştıktan sonra yaşadığı aydınlanma sonucu kaleme aldığı satırlar:
"Ben, çevremde kimseye iyilikte bulunamadığım için acı çekiyorum. Babama, anneme ve özellikle Colombe'a olan öfkemin, onlara yararlı olamamaktan, onlar için hiçbir şey yapamamaktan kaynaklandığını anladım. Onların hastalığı çok ilerlemiş ve ben çok zayıfım.
Bu iki özel insanı birleştiren apartmana yeni taşınan kibar Japon beyefendisi Kakuro Uzo olacaktır.
Küçücük bir kızdan ve altı üstü kapıcı diyerek küçümsenen bir kadından öğrenilenecek ne güzellikler ve duygular olduğunu öyle güzel, naif bir dille