"Sessiz kalma alışkanlığı, çoğu zaman kendimizi koruma içgüdüsünden doğar. Kırılmamak, incitilmemek, savunmasız kalmamak için tercih edilir. Ancak uzun vade de bu tercih, ruhumuzda yalnızlık ve izolasyon hissini derinleştirir. Sessizlik, bazen geçici bir sığınak olsa da, kalıcı olduğunda ruhun bir döngüye hapsolmasına sebep olur."
-Eserden Alıntı-
Aynı Film Kaç Kez Oynar, Eseri, okuyucuya hitaben, ‘’Hayat bir yoldur.’’ diyor. Ve ekliyor: ‘’Fakat çoğu kişi için bu yollar, tıpkı yer küre benzeri bir çember çizerek kişinin etrafından dolanır ve yürüdüğü tüm yollar halka halka bugününde birleşir. Bu bir hayat döngüsüdür. İşte insan da bu hayat döngüsü içine sıkışmış bir gezgindir.’’
Aynı Film Kaç Kez Oynar? kitabı hem bir farkındalık deposu hem de insanın belli bir yaşam kalıbı içine sıkışmışlığını resmeden bir gözlem kitabı. Eser, insana hayatı ve kendisini düşündüren, dününü ve bugününü sorgulatan bunu yaparken de bir yandan insanın doğrularına, yanlışlarına, acılarına, travmalarına, yarım kalmışlıklarına, umutlarına, hayallerine ve tek düzeliğine farkındalık aynasını tutarak kendiyle yüzleşmesini sağlıyor. Bunu sağlarken Aynı zaman da insanın yarınlarına içsel bir yaklaşımla ışık tutarken, dünün izleri peşinde telaşsız bir yürüyüşe kapılmış ve bugünün sıradanlığına sıkışmış insana bu kısır döngüden nasıl çıkabileceğine dair bir bilge rehber gibi önderlik ediyor.
Kitap daha başında insana, ‘’Hayat bir film ise insan hayatı kaç kareden ibarettir?’’ sorusunu sordururken, eserin içine dalıp sayfalarında ilerledikçe, insan bu kez benzer bir soruyu kendine yöneltiyor. İlk sorunuz bu kez ‘’Hayatım kaç kareden oluşan bir film?’’ sorusuna evriliyor. Ancak kitabın sonuna vardığınızda bütün bu sorularınıza yanıt bulmuş oluyorsunuz.
Tüm kitapseverlere sevgilerimi