İbni Ömer (Allah onlardan razı olsun) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) omuzumdan tutarak şöyle buyurdu: "Dünyada bir garib gibi hatta bir yolcu gibi yaşa." İbni Ömer şöyle derdi: Akşama ulaştığında sabahı bekleme, sabaha çıktığında da akşamı bekleme. Sağlıklı günlerinde hastalanacağın vakit için hayatın boyunca da öleceğin zaman için tedbir al.
Cenneti ve cehennemi illaki gelecekte arama. İkisi de şuan, burada mevcut. Ne zaman ki birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarırsak cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak tepetaklak cehenneme düşüveririz.
Ama o niçin zorluk çıkarmaktan hoşlanıyor? Ben onu o kadar sade ve o kadar güzel bulurken, o niçin ihtiyar olduğunu söylüyor? Niçin bir daha kazanamayacağımız kıymetli bir vakti kaybediyor? Öyleyse, öyleyse elimi eline alsın ve başını eğerek ve kızarak: "Seni seviyorum!" desin ve o vakit ben de ona her şeyi söyleyeyim. Yahut. Hayır hiçbir şey söylemeyeceğim, onu kollarımda sıkarım, göğsüne yapışıp ağlarım...
“Bize toprak uğruna can verenler değil, vatan uğruna can verenler lazımdır. Ve dahi toprak Allah uğruna fethedildiği vakit vatan olur.”
- Melikşah oğlu Ahmed Sencer