William Blake
Bir Kum Tanesinde bir Dünya görmek Ve bir Cennet bir Yaban Çiçeğinde, Avuçlarında Sınırsızlığı tutmak Ve Sonsuzluğu bir vakitte.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Şiir
Kırk iki köprüden geçtim bugüne dek, ne altında bir ince su, ne üstünde gökkuşağı. Soluğum yalnızlık, gövdem küf kokuyordu. Sonra esirgediklerine bir özür, bir bağış gibi dünya seni kattı ömrüme. Yalnız gözleri değil, hücreleri görmeye başlayan bir körün sevinciydi yaşadığım. Teninin kokusuyla yudum gövdemin pasını. Bütün yaprakları birer serçe kesilmiş bir ağaçtım, üstüne titreyen. Gelince sen geliyordun,ama gidince dünya kopuyordu yüreğimden. Çarşılardan bir serinlik gibi geçiyordum sana gelirken. Kalabalık bile güzelleşiyordu. Eşiğinden değil de güzden yaza geçiyordum her seferinde. Ağzın bulutların ülkesiydi. Gövdene bakıp bakıp 'iyilik bu' diyordum. Yitiklerimin de kazançlarımın da adı oldun bir gülüşlük vakitte. Uzaklara bakmaya seninle başladım. Benim için işgal, senin dışındaki her şeydi. Senden geçiyorsa her şey aşktı. Dünya sensiz geliyordu üstüme. Hırçınlığın buydu; biraz korku, biraz keder, çokça ayrılık..."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anlat bu dünyanın rüyadan ibaret olduğunu. Anlat nefsin apaçık düşman olduğunu. Dert, bela, darlık, yokluk geldiği vakitte de muhabbet, ferahlık, bolluk geldiği vakitte de verenin Allah olduğun anlat. Yokluğun Rabbi de Allah, bolluğun Rabbi de. Derdin Rabbi de O, muhabbetin Rabbi de. İnsan sahip değildir, insan aciz, insan garip, insan güçsüz. Anlat onlara..
Alıntı
Öncül ve Terim Hakkında
Öncül, birşeyi birşey için olurolayan veya birşeyi birşeyden olumsuzlayan ve kıyasın bir parçası kılan bir sözdür. Terim, öncülün öncül olması açısından kendilerine ayrıştığı şeydir. Bağ çözüldüğünde, kaçınılmaz olarak geriye mevzu ve yüklem dışında birşey kalmaz. Tümele İlişkin Söylenen Üzerine Kendisinde tümel üzerine söylenmiş bir söz olan öncülde ise, yüklem ve ona göre olan olumsuzlamanın dışında mevzu üzerine söylenen hiçbir şey yoktur. Her öncül, ya mutlak, ya zaruri ya da mümkündür. Mutlak Olanlar Hakkında Mutlak olan hakkında iki görüş vardır: Theophrastus, sonra Themistius ve onun dışındakiler ile İskender ve bunu elde eden bir kaç kişinin görüşü. llki, kendisinde yargı için zarurilik veya imkan kipi zikredilmemiş olandır. Aksine mutlak kılınmıştır. Böylece yargının zaruri olarak ve zaruri olmayarak yani sürekli olmaksızın mevcut olması mümkün olur. Bu Filozofun4 mutlaklık konusundaki görüşüne uzak değildir. Ki Filozof, iki tümelin mutlak ve doğru olarak olumlu ve olumsuz olmasını onaylar. Şu sözün gibi: "Her at uyur. At olanlardan uyuyan yoktur." Böylece mutlakolumlu tümel yargıdan mutlak-olumsuz, tümel yargıya geçilir. Bu görüş sahipleri, bunun mümkün ama zorunlu olmadığı görüşündedirler. Çünkü Filozof, mutlaklar hakkında bunun mümkün olmadığı, aksine daima zaruri olan örnekler getirebilir. tkinci görüş sahipleri ise, İskender ve geç dönemde bunları elde eden ve bu konuda güçlü olan birkaç kişi, bu naklin mutlakta zorunlu olduğu ve mudağın yargısında ilk iki kipten sonra zikredilen dört kipten biri hariç zarurilik olmadığı görüşündedirler. Mutlak, onlara göre adeta kendisinde yargı bulunandır ve yargıda bulunulanın zatı mevcut olduğu sürece olup, sürekli olması zorunlu değildir. Aksine belirli bir vakitte bulunur. Bu vaktin, kendisini niteleyen şeyle
Felsefe
Zorunlu, imkansız ve Bütün Zaruri Olanlar [Kaçınılmaz Olanlar] Hakkında Zorunlu ve imkansız arasındaki fark, zaruri olma [kaçınılmaz olma] anlamında ortak olmalarına ragmen en üst düzeydedir. Biri varlıkta, öteki de yoklukta zaruridir. Zarurilik hakkında konuştuğumuzda açıklamayı o ikisinin her birine aynen aktarmamız mümkün olur. Deriz ki: Zarurilik yüklemi, hepsi de süreklilik anlamında ortak olan altı anlamdadır. Bunların ilki, yüklemin, ortadan kalkmamış ve ortadan kalkmayan, devamlı olan yüklem anlamında olmasıdır. Şu sözümüzde olduğu gibi: Yüce Allah Hayy'dır. !kincisi, mevzunun zatı devam ettigi sürece mevcut olup bozuluşa ugramamasıdır. Şu sözümüz gibi: Her insan zaruri olarak canlıdır. Yani insanların her biri zatı mevcut olduğu sürece daima canlıdır, şartsız olarak daima [canlı] degildir. Öyle ki canlılıgı oluştan önce ve bozuluşa ugradıktan sonra ortadan kalkmaz, devam eder. llki ve bu ikincisi, kullanımda olan ve kastedilen iki şeydir. Eger olumlanması veya olumsuzlanması zaruridir denirse ve o ikisi tek bir anlamda olması açısından genellenirse ve zarurilik, mevzunun zatı devam ettigi sürece var olursa, ya zat daimi olarak var olduğunda daimt olur ya da eger zat bozuluşa ugrayabiliyorsa bir müddet var olur. Üçüncüsüne gelince, bu, varolmaya devam ettigi sürece degil, mevzunun zatı, kendisiyle birlikte konulmuş bulunan sıfatla nitelenmiş olduğu sürece olur. Bu da şu sözünde olduğu gibidir: "Her ak zaruri olarak görme için ayırdedici bir renge sahiptir." Yani onun ne ortadan kalkmamış olması ve ortadan kalkınıyor olması devamlıdır, ne de bu ak olan şeyin zatı mevcut olduğu sürece bu böyledir. Öyle ki bu zat kalıp bozuluşa ugramadıgında, fakat beyaz ondan ayrıldıgında, o [beyaz] göz için zaruri olarak ayırtedici bir renge sahip olmakla nitelenebilir. Hatta bu
Alıntı
Aklınızda olsun..
Saat tam 12 'de sevmeli insan,gölgenin en küçük olduğu vakitte..
Sayfa 13·Kitabı okuyor