Yaz Uykusundan Kış Güneşine
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:34
Yaz Uykusu ve Kış Güneşi kitaplarını bitirdim. Genel olarak çok beğendiğim bir seri oldu, ancak bazı eksik yönleri de vardı. Yaz Uykusu'nda zaman atlamaları oldukça fazlaydı. Ayrıca betimlemelerin yetersiz olduğunu düşündüm ve bazı bölümlerde kimin konuştuğunu anlamakta zorlandım. Buna rağmen kitabın konusunu ve kurgusunu çok beğendim. Hikâye beni meraklandırdı ve sonunu büyük bir heyecanla bekledim. Kış Güneşi'ni ise ilk kitaptan daha çok sevdim. Tüm karakterleri ayrı ayrı beğendim ve yaşanan olaylar karşısında sık sık şaşırdım. Kitabı heyecanla okumaya devam ettim. Ancak bu kitapta da zaman kavramı ve geçişler bazen kafa karıştırıcıydı. Bu yüzden bazı olayları tam olarak anlayamadım. Ayrıca bazı karakterlerin yeterince oturmadığını hissettim; okurken sanki bir şeyler eksikmiş gibi geldi. Bununla birlikte kurgusuna bayıldım. Sadece bazı noktaların biraz daha detaylı işlenebileceğini düşünüyorum. Karakterler arasındaki dostluklar çok güzeldi ve onlara imrendim. Sonuç olarak eksiklerine rağmen severek okuduğum, beni heyecanlandıran ve etkileyen bir seri oldu. Yazarın emeğine sağlık. Zeynep Sey
İnceleme
Kış GüneşiZeynep Sey · Athica Yayınları · 2025170 okunma
7/10
·396 syf.··
2026 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:26
Bazı kitaplar bittiğinde aklınızda olaylar kalır, bazılarıysa bir karakter bırakır. Madame Bovary benim için ikinci gruptaydı. Emma Bovary’ye ilk başlarda kızamadım. Çünkü onun mutsuzluğunu anlamak zor değildi. Hayatın ona sunduğu gerçeklikle, hayal ettiği hayat arasında derin bir uçurum vardı. Fakat sayfalar ilerledikçe fark ettim ki Emma’nın trajedisi yaşadığı hayat değil, hiçbir hayatın ona yetmeyecek olmasıydı. Sürekli başka bir mutluluğun peşinden koştu. Uzakta olan her şey ona daha parlak göründü. Ulaştığı her şey ise kısa süre sonra değerini kaybetti. Sanki hayatı olduğu gibi sevmeyi değil, hayal etmeyi seviyordu. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken şey buydu: Emma’nın aradığı şey belirli bir insan, belirli bir aşk ya da belirli bir hayat değildi. O, hiçbir zaman tam olarak var olmayan bir mutluluğun peşindeydi. Charles Bovary ise romanın en acı karakterlerinden biriydi. Ona çoğu zaman kızdım. Bu kadar saf, bu kadar kör ve bu kadar edilgen olması beni öfkelendirdi. Ama kitap bittiğinde dönüp baktığımda onun trajedisinin aptallığı değil, sevgisi olduğunu düşündüm. Gerçeği göremeyecek kadar sevmesi… Madame Bovary okurken beni Dorian Gray kadar sarsmadı. Babalar ve Oğullar kadar zihnimi meşgul etmedi. Hatta yer yer yavaş ilerlediğini düşündüm. Ama kitap bittiğinde Emma’nın yüzü zihnimde kaldı. Çünkü Flaubert bana kötü bir kadın anlatmadı; arzularının peşinde sürüklenirken kendini tüketen bir insan anlattı. Kitabı kapattığımda aklımda tek bir düşünce vardı: Bazı insanlar başlarına gelen felaketlerin kurbanı olur. Bazıları ise o felaketi adım adım kendi elleriyle inşa eder. Emma Bovary ikinci gruptaydı.
Alıntı
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,9bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
8/10
·262 syf.··
2026 29. kitabı
Merhaba, sizlere yeni bir kitap önerisi ile geldim. @memphisyayinevi çıkan, Hatice DIRMIKCI kaleminden, #savaşçığırtkanı kitabını okudum. Öncelikle kitap fantastik türünde ve 259 sayfa. Kitap seri şekilde ilerleyecek ve serinin ilk kitabı. Türk geleneklerinden ve eski törelerden esintiler barındıran bir kitaptı. İçerik olarak kam şaman tarzı şeyler bize Türk kültüründen tanıdık yazarda bunları kitabında kullanmış. Farklı bir atmosfer katmış. Bir kadının tüm erkeklere karşı güçlü duruşunu okumakta ayrıca keyif verdi. Kitabın ayrıca fantastik olmasının dışında verdiği mesajlarda vardı. Yazar kadın karakterin güçlü duruşu, güvenin önemi, sevginin sadece kan bağı ile olmayacağı gibi konulara da önem vermiş. Kitabın genel anlamda sevdim. Kitabın sonu aslında tamamlanmış intikam alınmış gibi bitti ama devam edeceği için nasıl olacağını çok merak ettim. Olayların gidişatını çok merak ettim. İkinci kitabın çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Sizlerde fantastik türde okumalar yapmayı seviyorsanız tavsiyemdir. Kiana, Ece’sinin istediklerini yapmalı ve aynı zamanda kardeşi Kiaran için Kral Michal’in isteklerini yapması gerekir. Michal elinde kardeşini tutarak, onun savaş alanlarında gezip yardım etmesini sağlamaktadır. Kiana ise söylediklerini yapmakta ama kendine fırsat kollamaktadır. Cadıların Ece’si ona yardım edeceğini ve dediklerine uyarsa, kardeşinin zarar görmeyeceğini düşünmektedir. Fakat düşman olarak gördüğün her zaman düşman değildir, dostun ise her zaman dost olmadığı gibi. Kiana’nın Kamlar tarafından alınması ile işler değişir. Üstelik onu korumakla görevli Aghon ise bir kamdır. Kamlar ve cadılar birlikte hareket etmese de iki tarafında çıkarları aynıdır. Kiana’nın Ece’si Kraliçesi ise ilk onu gözden çıkarır. Kardeşi ile kan bağı olan Kiana, kardeşinin ölüm emri ile
Edebiyat
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202519 okunma
10/10
·792 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:11
Uzun bir okuma oldu ama kesinlikle değer. Kitabı çok beğendim. 1900 yılından 2006'ya kadarki süreçte Gürcü bir ailenin hikâyesi. Hem Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin (SSCB) tarihini hem de bir aileye yansımasını anlatmış yazar. Bu türe meraklı okurlara tavsiye ederim. İpucu Her kahraman için yorumum var aslında ama en önemli gördüklerimi yazacağım. Kostya ne olursa olsun ailenin direği, disiplinli bir asker, oğul, baba, eş, dede, yeğen. Ailesini korumak için elinden geleni yaptı bence. Hataları vardı ama önceliği hep ailesi ve işiydi. Stasia, Kostya'nın annesi güçlü, ailesine bir arada tutmaya çalışan bir kadın. Christien, Kostya'nın teyzesi çok güzel olmasının bedelini ağır ödedi. Elene, Kostya'nın kızı, şımarık ve asi olduğu için hep yanlış erkekleri seçti. Farklı adamlardan iki kızı oldu. Darla ve Niza. Kitabı anlatan kişi Niza, olayları onun gözünden okuyoruz. Darla da annesi gibi yanlış bir eş seçerek hayatını mahvetti. Niza da oradan oraya savruldu. Kitty, Kostya'nın kız kardeşi, abisinin nişanlısı Mariam ile bir cinayete karıştı, ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Abisi onu bu şekilde koruyabildi. Olan Mariam'a oldu, idam edildi. Brilka ailenin en genç üyesi, Darla'nın kızı, Niza onun için bütün hikâyeyi yazıyor.
Sekizinci HayatNino Haratischwili · Aylak Adam Yayınları · 2018240 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 40. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:22
Hayatı nerede sorgulayacağımız hiç belli olmuyor. Mesela kahramanımız işlerinden bunalıp tatile çıkacaktı ki yol kapalıymış, farklı eski yollardan gide gide kayboldu ve ismi dünyanın kıyısındaki kafe olan o kafeye girdi. Menüde yiyecekler kısmı bittikten sonra 3 tane soru onu bekliyordu. 1) Neden buradasın? 2) Ölümden korkuyor musun? 3)Halinden memnun musun? Tabii bir de menünün başında takıldığı yerler için garsondan bilgi alabileceği detayı da vardı. Bizim tuhaf tarafı garson da kafenin sahibi de John'un düşüncelerini okur gibi cevaplar veriyordu. Bu esrarengiz kafede kahramanımızla beraber biz de burada ne yapıyoruz, neden buradayız diye sorgulamaya başlıyoruz. İncecik bir kitap akıcı dili ile hemencecik bitiyor, bizi de bir kenarda düşüncelerimizle baş başa bırakıyor. O halde önce John hayat sorgulasın sonra sıra bizde. Okumak isteyen herkese tavsiyemdir
1000Kitap
Dünyanın Kıyısındaki KafeJohn Strelecky · Pegasus Yayınları · 20211,204 okunma
Hayal kırıklığı..(SPOİLER içerir)
Puan vermedi
Büyük bir umutla başladım okumaya çünkü ilk kitabı gerçekten beğenmiştim akıp gitmişti fakat enzonun ölümüyle bozulmaya başladı akış. Enzo çok güzel bir karakter ve potansiyeli var fakat Adelina dışındaki tüm karakterler gibi çok yüzeysel kaldı. Sevmeye fırsat bulamadık. Buna rağmen diriltilmemeliydi. Madem öldü ölü kalsın. Adelina çok iğrençdin verdiğin tüm kararlar mı yanlış olur Afsuni seni hak etmiyor. Çok karanlık yazılmış adelina yazar da belirtmiş zaten fakat hiç bir şekilde sevemedim adelinayı ve okumayı çok zorlaştırıyor. Baş karakter iyi olmalı demiyorum güzel işlense böyle de okunur ama ne hançerleri ne gül cemiyetini ne de violettayı sevemedim sadece afsuniyi seviyorum ama o da çok yüzeysel. Olaylar çok karışık sahneler arası atlanılmış noluyo dedim hele savaş sahnesi hiçbir şekilde kafamda canlanmadı bence betimleme eksikliği vardı. Ve gemmanın ölmesi çok gereksizdi. Hançerlerin ölüp durması yerine Adelina ile aralarının düzelmesini isterdim. İlk kitapta arkada Enzo, Teren, Adelinayı görüyoruz. Ama iki kitapta da adelinayı okuyoruz sürekli. Teren ve enzoda dışarıdan bir göz var raffaele de de aynı şekilde ama Adelina... Dilini, olay örgüsünü, karakterleri sevemedim. Marie ilk kitapta güzel iş çıkarmış hakkını yiyemem ama bu kitap bana göre çok eksik. Efsane serisini merak ediyorum umarım beğenirim. Teşekkürler.
Gül CemiyetiMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20172,588 okunma