Puan vermedi·116 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
Çiçeklenmeler Melisa Kesmez ​"Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? ​Daha önce Melisa Kesmez'in kalemiyle tanıştınız mı? Benim yazarla tanışma kitabım 'Çiçeklenmeler' oldu ve iyi ki de olmuş. Bir kadının iç dünyasını kendi sakinliğinde aktaran, su gibi akan bir kitap bu. Okurken kendimi hep sorgularken buldum. Çok uzun değil, hatta akıp gidiyor ama hissettirdiklerini anlatmam gerçekten mümkün değil. ​ ​Hikâyenin merkezinde Türkan var. Türkan, bugüne kadar kendi isteklerini hep arka plana itmiş, daha çok eşinin ve evinin düzenine ayak uydurarak yaşamış bir kadın. Ancak eşi Orhan’ın ani kaybıyla, hayatındaki o alışılmadık sessizlikle baş başa kalıyor. ​Tam bu yas ve yalnızlık sürecinde, Orhan’ın yıllarca uğraşıp güzelleştirdiği ama bir kez bile yola çıkmadığı eski, sarı bir karavan kalıyor geriye. Hikâye de Türkan’ın o güne kadar hiç yapmadığı bir şeyi yapıp, o sarı karavanın direksiyonuna tek başına geçmesiyle yön değiştiriyor. Bu tek kişilik yolculuk, aslında basit bir gezi olmaktan çıkıp, Türkan’ın kendi iç sesini ve ertelediği hayatı tek başına keşfetme süreci haline geliyor. ​ ​Yazarın dili oldukça sade, abartıdan uzak ve duru. Yol boyunca Türkan kendi hayatının muhasebesini çıkarırken, ister istemez ben de kendi hayatımın muhasebesini çıkardım; eksilerimin farkına vardım, tabii bu doğrultuda artılarımı da keşfettim. ​Kısacası bu kitap sayesinde bir kez daha anladım ki hayat ertelemeye gelmiyor. Zaman o kadar hızlı akıyor ki, her anın kıymetini bilip ona göre yaşamamız lazım.
1000Kitap
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:51
Yazarın 'Soyleme Bilmesinler'den sonra okuduğum ikinci kitabı. Bu kitabi da baya başarılı buldum. Yazarın sıcacık bir üslubu var. Sıkmıyor sıkılmıyorsunuz. Çocuklardan yana dertli olan kendini yabancı bir köye atan ve sıkıntısına böyle bir çözüm arayan yalnız Selime teyze ile anne ve babalığı tatmamış kimsesiz Meltem'in yürekleri burkan hikayesi. Sayfaları çevirdikçe sanki Meltem'in yerinde ben vardım. Yeri geldi okudum yeri geldi sanki dinledim. Çok üzdün bizi Selime teyze çok. Meltem , Selime teyzeyi dinledikçe kendi hayatına daldı. Biz okur olarak okudukça kendi hayatımızı sorguladık. Hala kitabın arka kapağına bakıp bakıp düşünüyorum. ')
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,6bin okunma
Reklam
9/10
·424 syf.··
2026 92. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 10:47
İkinci kitabı te ilk çıktığı zaman aldm ama o zamandan beri bekletiyordum. Hatta ilk birkaç bölümü okuyup bırakmıştım. Niye acaba diye düşünürken okudukça farkına vardım. İlk kitabı sevmiştim ama iki akmıyor geldi bana. Ya da esas kızı pek ortalarda göremediğim için. Şu kart olayı epey canımı sıktı benim. Çoban Kral'ın dönüşünü hevesle beklerken gelişi acayip bir şeye dönüştü. Herkes kafayı yemiş. Acayip bağımlı olmuşlar kartlara. Tabii bu arada Çoban'ın geçmişte yediği naneleri de öğrendik. Bizim kızın bedeninden ne zaman çıkacak diye beklerken iyice bıkkınlık geldi yan karakterlerden. Ortalık birbirine girmiş yan karakterler at gezintileri, aşko kuşkolara dalmış. Tamam güzel de hani Bi faydanız ne bu evrene? 🫩 Kitabın sonuna geldik hâlâ kayıp kartları bulacaklar. Neyseki pek ateşli olmayan fiki fikiden sonra sırlar açığa çıktı. Ve tüm hikayenin en kötüsü sayılabilecek vatandaş komadan uyandı. Derken benim içim iyice şişti. Ama sonra hikayenin tamamen seyri değişti. Yuppi dedim ya işte böyle şaşırt beni. Ama kardeş gelmişiz kitabın sonuna şimdi mi olur bu neyse tüm çarklar sonunda yerine oturdu. Ve ben düşürdüğüm puanı bir ande yükselttim. Ben de sizi şaşırttım değil mi? Efenim 2 Kitaplık bu seriyi dehşet ve ibretle tavsiye ederim #ikiçarpıktaç #epicfantasy #artbook
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,306 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 12. kitabı
"Insan gençliğini aşka vermezse, gençlik ne işe yarar?" "Ama kaybeden sonunda siz olmuşsunuz." "Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?" "Ama bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz." "İyi ya boş değildi kucağım." "Ama yandınız, kül oldunuz." "Ama vardım, kül bunun kanıtı." 12 Eylül'ün gölgesinde boğulan bir aşk hikâyesi... Yaşamın kıyısında seyirci olmaktan öteye gidememiş bir erkek... Birbirinin ışığıyla kamaşan iki ayna arasında parçalanan bir kadın... Başkasının gözünde nasıl göründüğünü, iki günlük üzerinden anlatan deneysel bir çalış-ma. Modern zamanların karmaşık insanlık halleri Ayfer Tunç'un usta kaleminden unutulmaz bir edebiyat şölenine dönüşüyor. Suzan Defter, daha önce öykülerinden biri olduğu Taş-Kâğı-Makas'tan azat olmuş, tek başınalığı hak etmiş bir eser.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
10/10
·101 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:16
'Aramakla bulunmaz ama bulanlar da arayanlardı.' Büyük arayışla, bir yolculuğa çıkıyoruz bu öyküde. Varacağın bir yer umarak ama varıp varmayacağını da bilemeden... Hep bir şüphe olacak ardında.. Ve hep bir netliğin gölgesine düşeceksin peşi sıra. Aşk şüpheden arınmak değil miydi peki? Acabaların olduğu yerde aşktan söz edilebilir miydi? Bilinmezliğin içindeki tamamlanmışlıktı aşk ve bu bilinmezliğe razı gelişti biraz da.. Yorulmak mı? Yorulmadan aşk, aşk kalabilir miydi? Aslında aşk, yoruldum demeyecek dirayeti göstermekti. Hasılı kelam varmak aşkın neticesiydi. Aşk diye bilinen şey de hakikatti. Vardım sanmak aşkın da ötesindekini aradığının farkındalığıydı. Arıyorum diyen, kör pencerede bakınandı. Vardım diyen, saydam kapıdan bakandı. Yandım diyen, çoktan aşk aleminden hakikat alemine varmıştı bile. Aşktan öte hakikat yoktu. Hakikat de içindeki özdeydi. Sendeydi. Kendindeydi. Kalbindeydi. Evindeydi. Uzaklarda aramanın da alemi yoktu işte... Bunu bilecek dimağ olsaydı, görecek göz de olurdu elbet. Görmenin hükmü aramaktan geçer. Ara ki bulasın. Özünden uzak kalanın yolu uzun olur evet. Ama tüm yolculuklar varmaya çıkar. (Bir öyküyle aşk üzerine birkaç cümle sarf edebilme cüretine girmem Rasim Özdenören'in kalemini gerçekten sevdiğimdendir.. Kör pencereler son öyküsü.. İyi ki de son bir öykü daha yazmak nasip olmuş. Allah rahmet eylesin. Kör pencereden nasıl da derin hakikatler açtı içimize.. Bu da bir yazarın başarısıdır.)
Aşk
Kör PencerelerRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2022214 okunma
Uzun İnce Bir Sürgün'deyim
8/10
·136 syf.·
2026 169. kitabı
İzmir'den İstanbul'a gelirken aklımda herhangi bir kitap yoktu. Benim derdim başka şeylerdi. Kullanılmayan istasyonlar, terk edilmiş yapılar, unutulmuş bekleme salonları, insanların çekilip gittiği yerlerde geriye ne kaldığı. Akşama doğru Sirkeci Garı'na vardım. Gün ışığı çekilmeye başlamıştı. Kalabalıkların ilgilenmediği tarafa doğru yürüdüm. Rayların bittiği, seslerin azaldığı yerlere. Orada gördüm onu. Hurdaya ayrılmış eski bir vagon. Boyasının büyük kısmı dökülmüş, camlarının bazıları çatlamış, içi karanlığa terk edilmiş. Kapısı yarı açıktı. Merak edip içeri girdim. Telefonun fenerini açınca yılların bıraktığı izler ortaya çıktı. Yıpranmış koltuklar. Kararmış metal parçalar. Tavana tutunmaya çalışan kablolar. Sanki zaman burada çalışmayı bırakmıştı. Binlerce insanın üstüne oturarak eskittiği bir koltuğa oturdum. Tam o sırada aklıma bir kitap geldi. Aytuğ Akdoğan 'ın Sürgün'ü. Kitabı düşünmeye başlamamla birlikte diğer benlerim de ortaya çıktı. Ravi karşımdaki koltuğa geçti. Hiç pencere kenarına oturdu. Münzevi ise koridor boyunca yürüyüp vagona göz gezdirdi. Sonunda durdu. Burası uygun dedi. Neye. Bu kitaba.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
Reklam
Reklam