7/10
·96 syf.··
2026 26. kitabı
Kötülük problemi zaten ilgimi çeken bir konuydu. Özellikle "Dünyada kötülük varsa Tanrı nasıl mutlak iyi olabilir?" ya da "Tanrı hem her şeye gücü yeten hem de mutlak iyi ise kötülük neden var?" gibi argümanlar üzerine düşünmeyi seviyorum. Kitapta bunlara yer verilmiş, farklı yaklaşımlar da anlatılmış. Bu açıdan aradığım konular vardı aslında. Ama yine de kitabı bitirdiğimde içimde beklediğim o doluluk hissi oluşmadı. Bir de kitabın başında herkesin anlayabileceği şekilde anlatılmaya çalışıldığına dair bir ifade vardı. Ben de daha sade, daha akıcı bir anlatım beklemiştim. Kitap anlaşılmaz değil ama bence mantık ve felsefeye dair temel kavramlara aşina olmak okumayı daha kolay hâle getiriyor. Konunun kendisi zaten belirli bir altyapı gerektiriyor. Bu arada tam bir Altay Cem Meriç tarzıydı, videolarını izliyor gibi de hissettirdi cümleler kelimeler. Bu yüzden yazarın videolarını izlemek de iyi olabilir okumadan önce. Sonuç olarak güzel bir kitap. Hatta merakı olan biri için okunabilir ve çok şey katar. Sadece ben okuma sürecinde kendimi tamamen kaptıramadım ve bitirdiğimde beklediğim tatmini yaşayamadım. 94 sayfalık bir kitap olmasına rağmen dört günde bitirmem de biraz bundan kaynaklanıyor olabilir. Sayfa sayısı azdı ama elim sürekli gidip gelen bir kitaptı. Okunan kısımların üzerinde durulması gerekiyordu. Genel olarak güzel bir deneyimdi ama bende uzun süre etkisi kalacak ya da sık sık dönüp bakmak isteyeceğim bir okuma hissi bırakmadı şimdilik.
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026301 okunma
Nasıl bir gün daha uzun yaşarız ve yaşatırız?
7/10
·105 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:10
Evet, günler, aylar, yıllar. Kitap boyunca birkaç defa okuyoruz bu üç kelimeyi. Ve bu tekrarın sırıtmadığını da söyleyebilirim. Öncelikle 103 sayfa olması nedeniyle bir günde bitiririm dediysem de ilk gün 50 sayfa okudum. Bunun kitap ile bir ilgisi olmadığını, uykuya direnemediğimi söyleyebilirim. Ertesi gün ise fırsat olmadı ama bugün kalan 50 sayfayı okumaya çalışırken biraz yorulduğumu fark ettim. Galiba kalan 50 sayfanın biraz daha sorunlarla daha yoğun bir şekilde mücadele etmesi ve her şeyin daha da kötüye gidiyor olmasıydı diyebilirim. Birkaç yorumda insanların bazı spesifik olaylardan tiksindiklerini ifade ettiklerini okusam da benim adıma öyle bir şey olmadı. Kendimce kitap adına şunu kabullendim: Ben bu öyküden aksiyon, heyecan, bir sonuç beklemedim. Aslında en başından itibaren akışı belliydi. Bu nedenle hayal kırıklığına da uğramadım. Konusuna gelecek olursak; Balou Sıradağlarındaki köylerdeki bütün insanlar kuraklık nedeniyle köylerinden göç etmek zorunda kalırlar. Ancak -devamlı yaşını vurgulayan- 72 yaşındaki ihtiyarımız, adını da bilmeyiz kendisinin, uzun yolları ve aslında bence içinden gelmeyişini de bahane ederek köyde kalmaya karar verir. __Kitap yazmasa da neden içinden gelmediğini düşünüyorum, bence kitap boyunca ihtiyarın karakterini okuduğum zaman aslında kendisinden büyük işler bekleyen, kahraman rolüne bürünmeye çalışan bir adamdı o. Eğer güçten bahsedecek olursak, sadece su içebilmek adına günde 20 kilometre yol yapan bir adamdı bu ihtiyar. Nitekim mısır yetiştirdiği zaman, köylüler şehre geri döndüğü zaman onun mısır taneleri ile yeniden hasat yapabileceklerini, kahraman olabileceğini hatta kendisinin heykelinin bile dikilebileceğini düşünüyor. Bir noktada Kör köpekle olan ilişkisini de buna yordum. Köpeğe bu kadar nazik davranmasının
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·96 syf.··
2026 16. kitabı
Altay Cem Meriç’in Kötülük Problemi kitabı, okurken zihnimde pek çok kapıyı aralayan ve beni derin düşüncelere sevk eden özel bir eser oldu. Bazı satırlarda durup uzun uzun düşündüm, bazı benzetmelerde ise yazarın bakış açısına hayran kaldım. İnsan bazen bir kitabı sadece okumaz; onunla birlikte kendi iç dünyasında da bir yolculuğa çıkar. Bu kitap benim için tam olarak böyleydi.
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026301 okunma
Ruhumun Anlam Arayışı.
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 15:41
Bu kitabı okurken içimde eskiden kalma bir yaranın tekrar deşildiğini ve kanatıldığını hissetim. Bu kitap bazen yeni bir duygu yaratmaz; zaten içeride duran bir duygunun üstündeki örtüyü kaldırır. Kitap sanki bana C.’yi değil, kendimi göstermiş gibi. C. karakterinin en büyük problemi aslında aylak olması değildir. Onun problemi şudur: Hayatın sıradanlaşmasına tahammül edemez. Sürekli “başka bir şey” arar. * Daha gerçek bir sevgi. * Daha gerçek bir ilişki. * Daha gerçek bir hayat. Ama bulduğu her şey bir süre sonra eksik gelmeye başlar. Bu yüzden kitap boyunca insanda tuhaf bir sıkıntı oluşur. Çünkü bir noktadan sonra okuyucu şunu sormaya başlar: “Ya benim hayatım da rutine dönüşmüşse?” Bendeki kanayan eski yarada buydu. Çoktandır rutine dönen ama fark etmediğim beni acıtan bir hayat. “Hayatımda, rutine dönmesine sebep olduğunu düşündüğüm her şeye ve herkese bağırıp çağırma isteği duydum.” Bu kitabı okurken şunu fark etmem gerekiyordu:
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
10/10
·352 syf.·
Beğendi
·
2026 67. kitabı
Gömülü Rüyalar Ülkesi Haftayı bitirmeden sizlerle paylasmak istediğim bir diğer kitabım Gömülü Rüyalar Ülkesi. Nemesis Yayınları'ndan yeni çıkan bu kitap yazar Kasım Hasan Ünal imzalı. Görür görmez kapak tasarımı ile kalbimi çaldı bu kitap. " Tamam, gerçekten farklı, özgün bir kitap okuyacağım" dedim. Nitekim öyle de oldu. Betimlemelerinin mekanı zihinde canlandırma etkisi çok kuvvetli, bu da sanki oradayım hissi veriyor. Baştan söyleyeyim bu kitap çok katmanlı bir yapıya sahip , dışardan bakmaya başladığımız mahalle var ve zamanla o mahalledeki karakterlerin iç dünyalarına doğru bir yola çıkıyoruz. Baktığımız yerde ise en çok uzaklaşmak var , insanların bir yere ait olamayışları çok hakiki geliyor okudukça. Kitabın ana karakteri Efraim , pek de iyi olmayan bir çocukluk geçirir , aile bağlarının gittikçe kopması, kardeşinin kaybında kendini suçlu hissetmesi/ hissettirilmesi , annesinin erken kaybı ve babası ile düğümlenen bağı. Tüm bunların ortasında Efraim , uyku problemi yaşamaya başlıyor. Hayat kalitesini etkileyen, işlerinde sakarlıkları ile sorunlar yaratan bu uykusuzluk artık dayanılmaz boyutlara ulaşıyor. Dönelim kapak görseline , orada uyuyan insanların hemen altında büzüsmüş hafif benekli beyaz bir köpek var. İsmi Kıtmir, mahalleli için kutsal , mübarek bir hayvan Kıtmir.bir gün başı kesilmiş halde ölü bulununca mahalleli bunun hayra alâmet olmadığını düşünüp paniğe kapılıyor. Tüm bu olayların olduğu vakitte Efraim'in dikkatini çeken bir şey oluyor. Fotoğraf dükkanının hemen karşısındaki berber dükkanına giren insanlar. Arkadaşı Muhammed Ali'ye sorunca Berber Talip'in dükkanına bir süredir Kimyacı'nın geldiğini ve Kimyacı onlara uyuyarak başka bir aleme geçip, bu rüyalar aleminde cennet kapısını açtırmayı vaat eder. Efraim uyku problemi çekerken bunu bir
Gömülü Rüyalar ÜlkesiKasım Hasan Ünal · Nemesis Kitap · 20262 okunma
Kendi Hayatını Yaşamamak
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
“ ‘Peki dünyanın en büyük yalanı ne?’ diye sordu delikanlı, şaşkınlık içinde. ‘Ne mi? Hayatımızın belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur.’ “ Yazarın asıl anlattığı şey umut değil, insanın kendi hayatından nasıl uzaklaştığı. Çünkü kitap boyunca Santiago’nun savaştığı şey çöl değil. Korku, belirsizlik, vazgeçme isteği, insanların ne düşüneceği, güvenli olanın uyuşturucu etkisi. Santiago başta özgür biri gibi görünüyor ama aslında o da diğer insanlar gibi güvenli tekrarların içinde yaşıyor. Sadece onun içinde bulunduğu kafesi daha geniş. İnsan bazen özgür olduğunu sanarken sadece alıştığı rutinin içinde dolaşıyor. Mesela kristalci karakteri, Santiago’nun tersine hayalini gerçekleştirmek istemiyor. Hayalini canlı tutmayı tercih ediyor. Mekke’ye gitmek istememesinin sebebi inanç eksikliği değil; hayalini gerçekleştirdiği an yaşayacak bir şeyi kalmayacağından korkması. Kristalci karakteri burada kitabın trajik merkezi aslında. Çünkü o adam başarısız değil. Tam tersine toplumun gözünde düzenli, mantıklı, stabil biri. Ama ruhsal olarak durmuş durumda. Hayalini bilinçli şekilde gerçekleştirmiyor çünkü o zaman geriye kendi boşluğu kalacak. Gerçek hayatta da insanların büyük kısmı böyle. Başarısız olmaktan çok, gerçekten denemekten korkuyorlar. Çünkü denediğin anda artık bahanen kalmıyor. Simyacı karakteri ise bana göre bir insan değil, bir fikir. Disiplinin, sadeliğin ve netliğin sembolü gibi. Sürekli “kalbini dinle” kısmı çok romantik geliyor ilk bakışta ama aslında kitapta kalp dediği şey duygusallık değil. Korkunun altındaki gerçek arzu. İnsan kendi iç sesini duymakta zorlanıyor çünkü zihni sürekli toplumun sesiyle dolu: garanti iş, güvenli hayat,
Edebiyat
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma