Vatan Aşk'ı ile Gönül sevdasının hikayesi...
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 95. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:39
Vatan Yahut Silistre, Sevdiği adamın peşinden savaşa giden Zekiye ile vatanı için savaşan İslam Bey'in hikâyesi üzerinden vatan sevgisini ve kahramanlığı anlatan bir tiyatro eseridir... İslam Bey, vatanını korumak için Silistre cephesine savaşa gitmeye karar verir. Ona âşık olan Zekiye ise sevdiğinden ayrılmak istemez ve erkek kılığına girerek gizlice onun peşinden cepheye gider... Silistre Kalesi düşman kuvvetleri tarafından kuşatılır. Kale savunmasında bulunan askerler büyük bir cesaretle savaşırlar. İslam Bey de kahramanca mücadele eder. Zekiye'nin erkek kılığında cephede bulunduğu daha sonra anlaşılır... Savaş sırasında askerler vatan uğruna canlarını vermeye hazır olduklarını gösterirler. Sonunda savunma başarıya ulaşır ve düşman geri püskürtülür. İslam Bey'in kahramanlığı takdir edilir; Zekiye ile olan aşkı da mutlu bir şekilde sonuçlanır...
Alıntı
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,6bin okunma
Puan vermedi
Tarihin tozlu raflarına saklanmış bir kahramanın hikayesini okumak istersen senin için bu kitabı okudum... Her köşesinde bir kahraman yatan aziz vatanımda böyle unutulmuş o kadar çok hikaye var ki... Hamit Çavuş onlardan bir tanesi... Gözünü kırpmadan cepheden cepheye dolaşmış, esir düşmüş kaçmış yine birliğine gidip savaşmaya devam etmiş. Sevdiğini arkada gözü yaşlı bırakan yiğit mert delikanlıların hepsi ülkenin her karışını kanlarıyla sulamış. Ne bir pişmanlık ne bir umutsuzluk. Açlığa, susuzluga esir kaldıklarında turlu işkencelere maruz kalsalar da bu vatanın tek bir karışından vazgecmemişler! Türk Damarı bu vazgeçmeyişin, inadın adını almış... Damarlarımızdaki kan ne Ermeni ne Rus ne de bir Yunan egemenliğine boyun eğmemiş... İsmet Paşa'nın elinden madalyayı alırken aklına köyü, sevdiği Vesilesi gelmiş Hamit çavuşun o ana kadar en büyük sevdası vatan aşkıydı. ''Oysa ki herkes kendi sevdasında bir kahramandı." Hasret gittiği Vesilesine bir daha sarılamadı. Onun yokluğuna dayanamayıp hasta olmuştu Mezarında ağlarken bir dervişle karşılaştı Hamit çavuş yüreğini soğutacak o cümleyi derviştwn duydu. "Hayat hesapla değil nasiple yaşanır." Tüyleri diken diken eden, okurken bir kez daha milli şuurla dolduran bir okumaydı. Kaleminize sağlık
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 20269 okunma
Reklam
Puan vermedi·158 syf.··
2026 151. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:57
Osman Pamukoğlu kitapta tarihte gerçekleşen tarihi ve siyasi olaylardan hikâyelerle veya o olaylar üzerine görüşleriyle ilgili bilgiler veriyor. Devlet üzerine, savaş ve sebepleri-sonuçları üzerine kendi düşüncelerini yazan Pamukoğlu eski bir asker olması sebebiyle bazen sert ama çoğunlukla vatan millet sevgisi içinde kitabı tamamlamış. Osman Pamukoğlu Ey Vatan "Üzerinize bir felâket gibi çöken kitaplar vardır. Bir kitap, içınızdeki donmuş degerleri parçalayacak bir balta olmalıdır. Insanı ısıran ve sokan kitaplar okumalıyız. Okuduğumuz kitap bir yumruk indirerek bizi uyandırmıyorsa ne işe yarar!"
1000Kitap
Ey VatanOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 20101,033 okunma
"Herkes gider, şehir kalır...
Puan vermedi·352 syf.··
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:22
Peki ya şehrin hafızasını kim tutar?" Defne Suman, Çember Apartmanı ile bizi Beyoğlu’nun arka sokaklarında, zamanın durduğu hüzünlü bir hikayeye davet ediyor. 75 yaşındaki Periklis’in aşkla, sürgünlerle ve eski İstanbul’un o kozmopolit ruhuyla örülü anılarını okurken hem kalbiniz burkulacak hem de şehre bambaşka bir gözle bakacaksınız. Tarih, aşk ve aidiyet temalarını sevenler için harika bir kitap önerisi! Hala okumayanlar varsa, bu hafta kendinize bir iyilik yapın ve Çember Apartmanı’nın kapısını aralayın. "Bir şehri vatan yapan binaları değil, o binaların içindeki yaşanmışlıklardır."
1000Kitap
Çember ApartmanıDefne Suman · Doğan Kitap · 0478 okunma
Önce Vatan Sonra Yaşamak
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:30
Bu eser, Türk tarihini, kimliğini ve mitolojik köklerini, vatan, millet, töre, şehitlik ve ahlaki çöküş temaları etrafında şekillenen yoğun bir anlatı sunmaktadır.Türk milletinin Ötükenden Anadoluya uzanan tarihsel yolculuğu, savaşlar, kahramanlıklar ve bağımsızlık mücadelesi güçlü bir destansı üslupla işlenmiş.Önce vatan anlayışı sürekli vurgulanırken, bireysel yaşamın millet uğruna ikinci plana atılabileceği düşüncesi ön plana çıkıyor.Eserde yalnızca kahramanlık değil, aynı zamanda savaşın yıkıcı yüzü de yer yer sorgulanıyor.Ölü Çocuk, Şehide Mektup ve benzeri bölümlerde masumiyet, kayıp ve acı derin bir duygusallıkla ele alınmış.Böylece metinler tek yönlü bir yüceltme yerine, hem fedakarlığın hem de bedelinin altını çizen çok katmanlı bir yapı kazanıyor. Mitolojik kısım olan Kalgançı Çağı ise insanlığın ahlaki çöküşünü sembolik bir dille anlatıyor. Düzenin bozulmasıyla birlikte kötülüğün güç kazanması, değerlerin ters yüz olması ve kaosun yayılması işleniyor.Ancak sonunda Tanrı Ülgenin müdahalesiyle düzen yeniden kuruluyor.Ahlaki yozlaşmanın kaçınılmaz olarak yıkıma yol açacağını ve sonunda ilahi adaletin tecelli edeceği vurgulanmış. Türklük bilinci, vatan sevgisi, kahramanlık, şehitlik ve ahlaki uyanış temalarını şiirsel, yer yer sert ve eleştirel bir dille birleştiriyor.Hem tarihsel hem de mitolojik bir anlatım yapılmış. Vatan, tarih ve kimlik temalarını derinlemesine işleyen bu eser, özellikle destansı anlatımları ve mitolojik göndermeleri seven okuyucular için oldukça etkileyici. Duygusal yoğunluğu ve fikir derinliğiyle dikkat çeken bu çalışmayı çok beğendim, herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Önce Vatan Sonra YaşamakBurhan Çay · Gece Kitaplığı · 20253 okunma
8/10
·398 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:41
Boethius (475-526), Romalı bir filozof, devlet adamı ve de matematikçidir. Kendisi, Roma'nın en köklü ailelerinden birine mensuptur; küçük yaşta yetim kalınca, devrin mühim aristokratı Symmachus tarafından evlat edinilmiş ve iyi bir eğitim alması sağlanmıştır. Boethius, devletin yüksek kademelerinde vazife yaptığı sırada, siyasî rakiplerinin iftiraları neticesinde vatan hainliği ve büyücülükle itham edilmiş ve muhakeme dahi edilmeden zindana atılmıştır. Yaklaşık iki sene zindanda tutulan Boethius, 526 senesinde işkence görerek -alnına geçirilen bir sicim gözleri yuvasından fırlayana kadar gerilmiş ve o haldeyken kalın bir sopayla ölünceye kadar dövülerek- idam edilmiştir. Felsefenin Tesellisi (Philosophiae Consolatio), işte bu hapis günlerinde kaleme alınmış bir eserdir. Yani Boethius, bu eseri idamını beklerken yazmıştır. O sebeple eserin duygu yüklü bir samimiyet içerisinde yazılmış olduğunu söyleyebiliriz. Metin beş bölümden meydana geliyor. Kendisi hücresindeyken "felsefeyi" temsil eden bir bilge kadın yanına gelir ve aralarında diyaloglar başlar. Bu diyalogların ana mevzusu hayat, inanç ve Tanrı'dır. Metin boyunca inanç ve akıl bir uyum içerisindedir. Dünyevi zenginliklerin, makamın ve şöhretin geçiciliği, kaderin rolü ve asıl mutluluğa ancak fazilet ve Tanrı'ya yönelmekle erişilebileceği işlenir. Eserin içerisinde hikmetler içeren bir çok tespit yer alıyor. Bu sebeple mühim bir metin olduğunu söyleyebilirim. Okumuş olduğum Kabalcı Yayınevi metnin orijinalini de baskıya dahil etmiş, o sebeple 398 sahifelik kitabın Türkçe tercüme kısmı 200 sayfa kadar yer tutuyor. Tercümeyi ise maalesef pek beğenmedim. Mütercim çok fazla sel-sal ilaveli kelimeler ve "tümel, tikel" gibi tuhaf kelimeler kullanmış. Bu da bence metnin seviyesini zedelemiş. Düşünce eserleri okumayı
Felsefenin TesellisiBoethius · Kabalcı Yayınları · 2014790 okunma
Reklam
Reklam