Cicero — Dostluk Üzerine (Laelius)
Puan: 9/10
Zarif, söylevsel bir diyalog....Klasik etiğin başyapıtlarından biri olarak yerini koruyan bu söylev, içerdiği akıcı metinsel argümanlarla dostluk adına bizlerin ruhuna sezgisel bir dokunuşta bulunuyor. Evet 9 puan diyerek iddialı girip övgüye boğuyorum ama aynı zamanda metnin sınırlılıklarına (seçkinci bakış birincil olmak üzere) işaret eden küçük bir mesafeliliği de o 1 puan ile yansıtmak istiyorum.
Dostluk Üzerine biçimsel olarak klasik bir Ciceronian diyalogudur: ana karakterimiz Laelius, gençlere ve meslektaşlarına karşı Scipio Aemilianus’la (ve onun erdemiyle) sürdürdüğü arkadaşlığın özelliklerini sıralar. Cicero, teorik soyutlamayı somut anekdotlarla ve örneklerle besler; metin bir yandan söylev, diğer yandan kişisel elegeçmeyi andıran bir tonda akar. Felsefi eserlerin üzerine yapışan "kesin uzundur" etiketini Cicero yıkmayı sever. O eserin tadını kısa yazıp, düşündürerek çıkartmayı sever.
Retorik bir zarafet:
Cicero bir hatip olarak doğmuştur; bu, eserin her satırında hissedilir. Kavramsal netlik için logos, ikna ve etki için pathos, güvenilirlik için ethos kullanılır. Türkçeye çevrilen dikkatli çevirilerde (sonuçta kitabı üç kişi yazar: yazar, çeviren ve okur) bile Cicero’nun orijinal ritmi ve retorik hareketleri hissedilir. Düşünmeden okursanız vay halinize...
Felsefi lokasyon:
Cicero’nun temel iddiası net ve sağlam: gerçek dostluk erdem temellidir. Dostluk, çıkar ilişkisi değil; benzer erdem anlayışı, karşılıklı iyilik isteme ve yaşamın paylaşımı üzerine kuruludur. Günümüz için oldukça yabancı bir düşünce, farkındayım. Zaman çıkar için işliyor, işlemeyenlere ise yalnızlık...
Bu bakış, Aristotelesçi ve Stoacı etikten izler taşır: dost, senin erdemini onaylayan ve onu güçlendiren kişidir; en ideal dostluk