"Giden herkes, bütün bu gitmelerin kendileri için hazırlanan özel bir düzenek olduğu yanılsamasıyla ezdiği kaldırıma, yaslandığı binaya birdenbire yabancılaşır. Onlar, bavullarıyla kaynaşıp oradan oraya taşınan, içi yığma umut dolu bir yük olurlar yalnızca. Başka yerlere doğru sürüklenen kalabalık karaltılar, gidenler, döndükleri görülmeyenler."
Ne güzel bir giriş ve ipucu
Güzel bir hanımefendiye, bir cüceye, bir aşk iksirine, bağlılığa, nankörlüğe, sevgiye ve ölüme değinen bir öykü bu. İster eski olsun ister yeni, bütün serüvenler ve öyküler başka ne anlatır zaten.
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir taze ruh ki hayata bir ümit parıltısıyla açılıyor, güya semanın el değ­memiş bağrına güneşin öpücüğünden, onun sevda dudak­larının dokunmasından tutuşmuş bir bahar sabahı ... Fakat sonra yavaş yavaş ufuklar yanmaya, etrafa bir ateş hava­sının baygınlıkları yayılmaya başlıyor, o saf ve taze ruha hayatın ilk sıkıntıları yavaş yavaş sokuluyor. Hayat müca­delesi ... Daha sonra ümit güneşi o kırılmış kalbin yıkılan emellerine hazin bir veda bakışıyla süzülüp gidiyor: O vakit neticenin kara bulutları ...
Sayfa 74·Kitabı okuyor
Alıntı
Neyse...iyi düşünelim ki iyi olsun! Hepimiz için...
Sayfa 189·Kitabı okuyor
Alıntı
Günaydınn
Beden dediğin şey,ruhun üstüne bindiği bir 'tekne' gibidir. Yaşam ve ölümün arasındaki tek fark,ruhun teknede olup olmaması
Zamanın bu diliminde ne işim var diye düşünenlerdenseniz cevabını yüzyıllar önce Epiktetos vermiş ; "Sen seçtiğin anda doğmadın dünyanın sana ihtiyacı olduğu anda doğdun."