9/10
·448 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:50
!!SPOİLER!! Baştan sona çok akıcı ve güzeldi. Normalde dram severim, beni o kadar fazla etkilemez Ama Niyx ın ölümü beni paramparça etti Sonradan gelen bir karaktere bu kadar bağlanacağım hiç aklıma gelmezdi. Sadece bağlanmak da değil, kesinlikle enn çok özgürlüğü hak eden oydu. Sırf bunun için o kadar çok fedakarlık yaptı ki. En kötüsü de bundan kimsenin haberinin olmaması. Herkes onu kötü biri sanırken aslında en büyük kahraman oydu. Onun dışında Alex'in ailesinin kızlarını hiç arayıp sormamaları ve hiçbir şeyden haberlerinin olmaması biraz garip. Alex ölüm kalım savaşı verirken bunlar toprak keşfetme peşinde Sonunda kaiden ile olan ilişkileri biraz daha önplana çıktı. Diğer kitaplarda sadece kısa konuşmalar falandı ama bu kitapta baya baya sevgili oldular sonundaa Alex'in karakter gelişimi de çok güzel. İnanılmaz bir gelişim gösterdi. Sürekli onun bir yerlere gidip onları uyarmasına ama kimsenin dikkate almamasına çok sinirim bozuldu. Kız o kadar sizin için geliyo ikna etmeye çalışıyo ama dalga geçiyorlar. Halbuki sizin iyiliğiniz için.Hele ki sonda o kadar dövüşü kazanıp hiç bir şey yapmamalarııı... çok kötüydü. Bir de her şeyin bir ilaçla saniyeler içinde iyileşmesini çok sevmedim. O kadar yaralanmayla gerçekte olsa yaşayamaz ama küçük bir ilaçla hemen geçiveriyor. Küçük yaralar tamam ama büyükler için biraz daha süre geçse bence daha iyi olurdu,böyle sanki oyun oynuyorlar gibii. Umarım Roka'da diğer kitapta hemen uyanır. Onu da çokk sevdim artık uyansın. Çok güzel bir seriydi son kitabı okumak hem çok istiyorum hem istemiyorum çünkü seriye veda etmek istemiyorum Sanırım güzel bir seri okumanın en kötü yanı bu
GraevaleLynette Noni · Artemis Yayınları · 2023203 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 34. kitabı
Sabahattin Ali.. Eski bir dostun veda mektubu gibi hissettirdi kitap bana "Başın öne eğilmesin" kitabı, O'nun çocukluğundan başlayarak, Avrupa'daki aydınlanma yıllarına, öğretmenlikten hapishane günlerine ve nihayetinde o meçhul yolculuğuna kadar uzanan çalkantılı yaşamını gözler önüne seriyor. Hıfzı Topuz, Sabahattin Ali'yi sadece bir "edebiyatçı" olarak değil; bir baba, bir eş, bir öğretmen ve en önemlisi, inançları uğruna bedel ödemekten bir an bile çekinmeyen bir "insan" olarak anlatıyor. O da herkes gibi sevdi, özledi, hayal kırıklığına uğradı ve yoruldu. Ama başını asla öne eğmedi. Sistemin çarkları onu ezmeye çalışırken, o kendi vicdanının sesiyle ayakta kalmaya devam etti. Bu kitap ona karşı olan hayranlığımı daha da pekiştirdi. Bu kadar derin bir hüznü ve bu kadar güçlü bir adalet arayışını bir arada nasıl taşıyabilmişti? O, sadece kitaplarında değil, gerçek hayatında da "Kürk Mantolu Madonna"daki Raif Efendi'nin naifliğini, "Kuyucaklı Yusuf" un isyankâr ruhunu ve "Sırça Köşk"ün o keskin eleştirel gözünü içinde barındırıyordu. Aşk adamıydı Sabahattin,. Onun için aşk, birine bağlanmak değil, o bağ ile dünyayı daha katlanılır, belki de daha acı verici kılmaktır. Hıfzı Topuz'un kitabında gördüğümüz Sabahattin Ali, hayatı boyunca 'sevilmeyi bekleyen' değil, 'sevgisiyle dünyayı onarmaya çalışan' bir adamdı. Bu yüzden onun aşkı, bir tene dokunmaktan öte, bir vicdana sığınmaktı. Bir Dev'in izinde , bir aşk ve dinireniş hikayesi bu kitap... Okumakta ve Sabahattin'i tanımakta geç kalmayın.
Başın Öne EğilmesinHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 2007781 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayalet kedi
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Bütün yaşamını tek bir evin içinde geçiren ve dokuz canından yalnızca birini kullanmış olan bir kedinin hikayesi bu. Grimalkin, zamanı geldiğinde hayata veda ediyor. Ancak hikaye burada bitmiyor. Kalan sekiz canını değerlendirebilmesi için ona ikinci bir şans veriliyor ve tekrar dünyaya gönderiliyor fakat bu kez bir hayalet olarak. Her yeni canında farklı bir dönemde uyanan Grimalkin, yaklaşık 120 yıl boyunca insan dünyasında yaşanan değişimlere tanıklık ediyor. Bu değişimler bazen ilgisini çekiyor, bazen de onu epey rahatsız ediyor. Üstelik bu yolculuk sırasında tarihin çok iyi bildiğimiz isimleriyle de karşılaşıyor. Bir kedinin gözünden insanlık tarihinin değişimini izlemek oldukça eğlenceli ve farklı bir deneyimdi. Özellikle kedilerin kendilerine özgü bakış açısının hikayeye yansıtılması kitabı daha keyifli hale getirmiş. Peki kimler okumalı? ️Kedi severler ️Kısa ve akıcı bir okuma arayanlar ️Çerezlik ama keyifli kitaplar okumaktan hoşlananlar ️Tarihi olaylara farklı bir açıdan bakmayı sevenler Hayalet Kedi Alex Howard The Kitap Yayınları
1000Kitap
Hayalet KediAlex Howard · The Kitap Yayınları · 202693 okunma
Veda Edemeyenlerin Hikâyesi
9/10
·264 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:26
Roman, bir arkadaşının isteği üzerine Jeju Adası’na doğru yola çıkan anlatıcının hikâyesiyle başlar. Ancak bu yolculuk yalnızca fiziksel bir seyahat değildir; aynı zamanda Güney Kore tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Jeju Katliamı’nın izlerine yapılan duygusal ve zihinsel bir yolculuktur. Han Kang, geçmişin gölgelerinin günümüz yaşamı üzerindeki etkisini ustalıkla işler. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri dili ve atmosferidir. Han Kang’ın cümleleri son derece sade görünse de derin bir şiirsellik taşır. Karla kaplı manzaralar, sessizlik ve doğa tasvirleri yalnızca dekor olarak kullanılmaz; karakterlerin iç dünyalarını yansıtan sembollere dönüşür. Bu nedenle roman, olay örgüsünden çok hisler ve çağrışımlar üzerinden ilerler. Eserde dostluk, yas ve hatırlama temaları ön plana çıkar. Yazar, geçmişte yaşanan büyük acıların unutulmasının mümkün olup olmadığını sorgularken, hafızanın hem bir yük hem de bir direniş biçimi olabileceğini gösterir. Karakterlerin yaşadığı içsel çatışmalar, tarihsel travmanın bireyler üzerindeki etkisini güçlü bir şekilde yansıtır. Bununla birlikte roman, hızlı tempolu ve olay merkezli eserleri seven okurlar için zorlayıcı olabilir. Hikâye yer yer belirsizlikler ve metaforlarla ilerlediğinden dikkatli bir okuma gerektirir. Ancak edebi derinlik arayan okurlar için son derece etkileyici bir deneyim sunar. Sonuç: Veda Etmiyorum, yalnızca bir roman değil; hafıza, kayıp ve insanlık üzerine yazılmış lirik bir ağıt niteliğinde. Han Kang’ın edebi gücünü ve Nobel Ödülü’nü neden hak ettiğini gösteren etkileyici eserlerden biri. Özellikle edebi kurgu ve psikolojik derinlik seven okurlara tavsiye edilir.
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,219 okunma
8/10
·85 syf.··
2026 66. kitabı
Zezé’yi Şeker Portakalı’nda o minicik, kalbi kırık çocuk haliyle sevmiştik ya hani... Güneşi Uyandıralım’da da ergenliğinin o deli hırçınlığına ortak olmuştuk. İşte Delifişek’te artık karşımızda koskoca bir yetişkin var. Onu büyürken izlemek gerçekten çok tuhaf bir duygu; sanki mahalleden çok yakın bir çocukluk arkadaşının büyümesini, hayata atılmasını izlemek gibi. Kitaba başlarken içimi kaplayan o eski, tanıdık sıcaklık, sayfaları çevirdikçe yerini biraz hüzünlü bir olgunluğa bıraktı açıkçası. Zezé artık on dokuz yaşında bir genç adam. İçindeki o ele avuca sığmaz, hayalperest çocuk tamamen gitmemiş tabii, adı üzerinde, hâlâ tam bir delifişek. Özgürlüğün peşinden gidiyor, delice aşık oluyor, hatalar yapıyor, hayatı hep uçlarda, rüzgâra karşı yaşıyor. Ama o dışarıdan görünen fırtınalı kabuğun altında, küçüklüğünden beri ruhuna işleyen o yalnızlık ve anlaşılma özlemi hiç değişmemiş. Beni bu kitapta en çok sarsan şey de bu oldu galiba. O büyük olaylardan, gürültülü sahnelerden ziyade, bir insanın büyüme sancısını, o kendi içindeki sessiz çelişkilerini o kadar içten anlatmış ki yazar... Zezé’nin koruyucu babasıyla yaşadığı o çatışmaları, hayata tutunma çabasını okurken Vasconcelos’un o yumuşacık kalemi yine kalbinize dokunuyor. Hüznü öyle bir anlatıyor ki, canınızı yakmıyor da içinizde bir yerleri ısıtıyor sanki. Kitap bittiğinde üzerimde hem bir hafiflik hem de sevdiğim birine veda etmenin verdiği o tatlı melankoli kaldı. Zezé’nin hikayesi bitti belki ama o yaralı, sevgi dolu çocuk her zaman bizimle bir yerlerde yaşayacak gibi hissettiriyor. Eğer yolunuz buralara kadar düştüyse, onun bu son vedasını eksik bırakmamak gerek. İnsanın kendi gençliğine, o kendi içindeki fırtınalara sarılması gibi bir şey bu kitap.
1000Kitap
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,7bin okunma
İntikam soğuk yenen yemektir...
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:49
Spoiler sayilmaz kitabın konusu zaten beli :) Bir kitapta birinin başladığı işi bitirmesini her zaman çok severim ve bu kitap da bitiş çizgisine muhteşem bir şekilde ulaştı! O Başladı, en iyi arkadaş olduklarını iddia eden, birbirinden boş, kıskanç ve sevimsiz dört kadının özel bir bekârlığa veda partisine davet edilmesini konu alıyor. Bu rüya gibi bekârlığa veda partisi, 10 yıldır görmedikleri ve okul yıllarını cehenneme çevirdikleri Poppy Greer'a aitti. Poppy'yi hiç sevmemişlerdi; hatta onu sürekli rahatsız etmiş, zorbalık yapmışlardı. Ama insanlar değişebilir, değil mi? Hayır. Zamanla sadece daha iyi rol yapmayı öğrenirler... Konuya dönersek; bu boş beleş dört kadın, özel bir adada düzenlenen her şey dâhil bekârlığa veda partisi davetini daha çok bir tatil fırsatı olarak görürürler. “Eski arkadaşlar olarak biraz eğleniriz” kafasıyla, fazla düşünmeden daveti kabul ediyorlar. Yol boyunca içlerinde az da olsa korku ve şüphe taşısalar da sonunda adaya ulaşıp Poppy ile yeniden bir araya geliyorlar... Kitap boyunca bu dört kadını — Annabel, Chloe, Tanya ve Esther'i — kendi bakış açılarından anlatılan bölümler sayesinde yakından tanıyoruz. Ve söylemeliyim ki, her biri bir birinden daha sevimsiz, daha itici ve daha basit. Bunun yanında, Poppy'nin geçmişte yaşadıkları olaylara dair düşüncelerini de yazdığı günlüklerden öğreniyoruz. Eğer kötü kız hikâyelerinden hoşlanıyorsanız, bu kitap bu konuyu bambaşka bir seviyeye taşıdığından emin olabilirsiniz! Kitap boyunca sürprizler, gerilim ve sürekli artan bir tedirginlik hissi eksik olmuyor. Okuyucu arkadaşlarımın büyük çoğunluğunun keyif alacağını düşündüğüm, oldukça eğlenceli ve sürükleyici bir okuma oldu. Not intikam için bu kadar sabırla bekleyebilen insanlara hayranim...
O BaşlattıSian Gilbert · Artemis · 2024166 okunma