Ermiş - Halil Cibran
Puan vermedi·55 syf.··
2026 2. kitabı
Kitaba ilk elime aldığımda bir Ermişin hayat hikayesi diye düşünerek bakmıştım. Ancak uzun bir süre yaşadığı ortamı bırakarak bir insanın orada kalanlara veda ederken aynı zamanda hayat dersi vermesini konu alan aforizmalarla baş başa buldum kendimi. Hayata daha derinden bakmayı öğreten bir eser. Kitabı bitirdiğimde bir hikayeyi sonlandırıp yeni bilgiler edinmiş olmaktan çok, zihnimde var olan sorulara farklı gözlerle bakmaya başladığımı fark ettim. Bu da bende şu gerçeği uyandırdı: Bazen değiştirmeye uğraşmak yerine varolana farklı bakabilmek te gerekiyor.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
8/10
·312 syf.··
2026 63. kitabı
Serinin ikinci kitabında da heyecan, aksiyon, merak, sihir, dostluk ve aşk su gibi akaraktan, son süratle ve yanında da bol kahkahayla devam ediyor. Ana karakter olan Alli yi okurken aşırı gülüyorum, mizah anlayışına ve alaycılığına delicesine bayılıyorum. Bu kitapta hiç beklemediğim ihanetleri, farkına bile varamadığım sırları, o dört gözle beklediğim aşkı büyük bir keyifle ve içime çeke çeke okudum diyebilirim. Hikayenin o kadar içine girmişim ki hangi ara başladım da hangi ara bitti hiç anlamadım bile. Velhasılı seriye ve Alli ye karşı olan sevdam her kitapla birlikte daha da büyürek devam ediyor, o yüzden son kitap bekle beni hemen geliyorum.:))
1000Kitap
Tüyler ve Kemik TahtıShannon Mayer · Ren Kitap · 20265 okunma
Reklam
Puan vermedi·120 syf.··
2026 5. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 14:19
İsmini ve nasıl bir suçtan yargılandığını bilmediğimiz bir mahkûmun, ölüm fermanı verildikten sonraki içsel sürecini okuyoruz. Hücresinde, bir başına, öleceği günün yüküyle yaşıyor. Zihninde geçmişe ve sevdiği anılarına dönüyor; bir bakıma toplumu ve sistemi eleştiriyor. Bir insanın giyotinin elinde ölmesi halk tarafından nasıl bu kadar coşkuyla karşılanabilir, diye sorguluyor. Nedense Hugo’nun bu anlatısı içimde büyük bir karamsarlık oluşturdu. Ölüm saatinizi bilerek yaşamak, o günü beklemek ve sevdiğiniz her şeye veda etmek elbette çok zor. Fakat başta da dediğim gibi, biz bu kişinin suçunu bilmiyoruz. Belki de bu yüzden yaşadığı duygu durumuna daha fazla empati duyuyoruz. Hugo’nun bazı noktaları bilinçli olarak boş bıraktığı kanısındayım. Yine de bu eser, içimde bazı şeyleri sorgulamama sebep oldu. Belki sizde de aynı etkiyi bırakır.
Duygu ve Düşünce
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2026 159. kitabı
𝙺ı𝚣ı𝚕 𝙶𝚎𝚌𝚎 𝚕𝚕 Herkese Merhabalar... Bugün sizlere severek okuduğum serinin ikinci ve son kitabı ile geldim. Elbette ki vedalar beni üzer. Hele ki sevdiğim seriye vedalar daha da üzer. Ama vedaların yanına mutlu sonlar eklenince bir parça huzurlu bir kapanış yaparım. Bazı kitaplar ve karakterler zaten kitaplar bitmiş olsa da bizimle beraber olur. Kitaplığımda her gün göreceğim, göz önüne katacağım bir seri olacak. Fantastik de böyle dozunda ve karmaşadan uzak ama heyecanını da koruyan hikayelerin yeri bende her zaman ayrı olur. Ve kesinlikle #kızılgece serisi de benim için öyle. Yorum da bir parça spoiler verebilirim. Kendimi tutamayabilirim ama pişman olacak mıyım hayır. Olur öyle spoiler kaçabilir. Ama ben spoiler vermemeye yine de özen gösterceğim. Rozelin ve Biran Nuh Evet en son söylenmesi gerekeni en başta söyleyerek başlamak istiyorum. Evli, mutlu ve çocuklu hatta evrenler arası geçişi bulmuş tatlı bir aile uğurluyor bizi. Ama oraya gelene kadar neler yaşanıyor neler? Zaten az çok mutlu son olacağını biliyoruz hikaye oraya götürüyor ki canımız yazarımız mutlu sonlar seviyor yani bizden Rozelin ile Biran için kolay şeyler yaşanmayacağını zaten ilk kitabın sonundan biliyorduk. Bir vakıf aracılığıyla kanını vermiş ve hiç bilmediği bir evrende hiç bilmediği bir adamın çocuğuna hamile olarak kendini bulmuştu. Bu çocuk bir lider çocuğu olduğu için özeldi ve ona da özel güçler vermişti. Liderler arası güç savaşları ve intikam arasında da ama hayatta kalmıştı. Şimdi çocuk doğmuş hatta adını da o vermişti. 'Alaz... ' Ondan olmayan ama her şeyi ile annesi hissettiği bağlı olduğu o minik can...
Kızıl Gece IIDuruMavii · Vera Kitap · 2026138 okunma
Kaçış
9/10
·344 syf.··
2026 29. kitabı
Muhabbet benim için mektupların gücüyle kurulmuş, son derece samimi ve duygusal bir romandı. Virginia Evans öyle doğal ve akıcı bir dil kullanıyor ki kitabı okurken karakterleri izlemiyor, onlarla yazışıyormuş gibi hissediyorsun. Mektup formu sayesinde her karakterin sesi ayrı ayrı duyuluyor ve zamanla onlar birer kurgu karakter olmaktan çıkıp gerçek insanlara dönüşüyor. Kitap boyunca en çok etkileyen unsur ise Sybil'in yaşadığı kaybın hikâyenin alt katmanlarında sürekli hissedilmesi oldu. Bu acı hiçbir zaman bağırarak anlatılmıyor; tam tersine her mektubun arasında sessizce dolaşıyor ve karakterin bütün hayatını şekillendiren görünmez bir yük hâline geliyor. Sybil'in hayata, insanlara ve kendisine dair söyleyemediklerini yıllarca mektupların arasına saklaması çok dokunaklıydı. Mektuplar onun için sadece iletişim kurmanın değil, hayatta kalmanın ve acısını taşıyabilmenin yolu gibiydi. Bu yüzden kitabın sonlarında içinde tuttuğu her şeyi sonunda dışarı vurması ve ardından hayata veda etmesi beni derinden etkiledi. O an yalnızca bir karakterin ölümü değil, yıllardır taşınan bir yasın, bir yalnızlığın ve bir özlemin dışa çıkışı gibi hissettirdi. Kitabın en güçlü yanı bence tam olarak buydu: büyük olaylar anlatmadan, insanların birbirlerine yazdığı mektuplar üzerinden sevgiyi, kaybı, dostluğu ve yas tutmayı anlatabilmesi. Kitabı bitirdiğimde aklımda olaylardan çok insanlar kaldı; sanki bir romanı değil, bir grup dostun hayatını okumuş ve sonunda onlara veda etmiş gibiydim. Bu nedenle benim için hem çok sıcak hem de çok hüzünlü, uzun süre unutamayacağım bir kitap oldu .
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 202685 okunma
İnceleme yazısı Can'ım Tenimden Ayrıldı- Ebru Asya
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ares Kitap tarafından ikinci baskısı yayımlanan “Can’ım Tenimden Ayrıldı,” adlı eser, iki yüz sayfadan oluşmaktadır. Yazar ve şair, Ali Haydar Koyun’un altıncı kitabıdır. Kitapta kırk beş anlatı vardır. Metinler genel yapı itibariyle birkaç sayfadan oluşmuştur. Her bölümün başlangıç sayfasında okuru anlatıya hazırlayan lirik geçişler bulunur. Bu geçişler anlatının duygusal eşiğini belirlerken aynı zamanda epigraf işlevi görür. Kitabın içeriğine dair bölümde yazar, eseri kaleme alma gerekçesini açıklamaktadır. Geride yazılı bir eser bırakmamış olsa da can dostum dediği Yücel Doğanşahin’in yazılmaya değer bir hayat sürdüğünü vurgular. Bu kitabı yirmi altı yıllık hatıraların vefa nişanesi olarak okura sunar. Bir kayıp üzerinden duygu paylaşımının yapıldığı metinlerde yazar, süslü anlatımlardan kaçınmıştır. Okurla sohbet ediyormuş gibi kurduğu içten dil sayesinde kitabı herkesin kolayca anlayabileceği ve içselleştirebileceği bir zemine taşımıştır. Ancak bu sadelik anlatımın şiirsel yönünü gölgede bırakmamıştır. Bazı cümleler şiirsel mısralar inceliğinde sayfalara süzülmüştür. Yalınlık içinde derinlik barındıran bu üslup, esere duygusal bir zarafet kazandırmıştır. Yürüme engelli Yücel Doğanşahin’in hayatına adanan Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı eser biyografik ve tanıklık temelli bir kitaptır. İçerikte; anılar, mektuplar, günlükler, dost duygular adı altında yapılan yorumlar ve taziye mesajları yer almaktadır. Acı, burukluk, boşluk, çaresizlik, dostluk, düşler, fedakârlık, karanlık, ölüm, özlem, sancı, sevgi, sonbahar, vicdan, yara, yas gibi temalar işlenerek, yer yer Ali Tura, Ahmet Arif, Benjamin Franklin, Cemal Süreya, Charles Bukowski, Konfüçyus, Mevlâna, Osho, Paul Carson, Publilius Cyrus, Şükrü Erbaş, Tuncel Kurtiz, Yusuf Hayaloğlu gibi yazar- şair ve düşünürlerden
Can'ım Tenimden AyrıldıAli Haydar Koyun · Ares Kitap · 20222 okunma
Reklam
Reklam