Herkesten çok güldü, belli ki acı çekiyor.
8/10
·1808 syf.··
2026 10. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:16
593 farklı karakter, 5 aristokrat aile ve 20 başrol…Rus klasikleri denince akla gelen Savaş ve Barış’ı iki ayda bitirmenin haklı gururunu yaşıyor, kendimi tebrik ediyorum. Savaş ve Barış, sadece bir tarih kitabı değil Rus- Fransız savaşı dışında o dönem Rus aristokrasisindeki kişilerin hayatını da anlatan kült bir eser. Beni etkileyen en iyi karakter Andrey Bolkonsky oldu. Eşinden ve çocuğundan uzakta vatana adanmış bir hayat, eşinin kaybı, sonrasında Nataşa ile nişanlanıp onun tarafından aldatılması ve savaşta aldığı yâra neticesinde hayata veda etmesi… Gayri meşru çocuk olan Piyer’in ise zenginliğine rağmen alçak gönüllü oluşu, toplum tarafından çok fazla itibar görmemesi ve tamamen farklı karakterlerde olan Elen ile evliliği… (Fakat sonrasınds Nataşa ile mutlu bir evlilik gerçekleştirecek) yine aklımda kalan iyi karakterlerden oldu. Kısacası her bir insanın hayatına bir pencereden tanıklık ediyorsunuz. Kitabı okurken beni zorlayan şeyler ise çok kalabalık bir şahıs kadrosunun yanısıra bir kişinin birden fazla isimle anılması ve yer yer çok gereksiz detaylara girilmesiydi. Lev Tolstoy Savaş ve Barış (2 Cilt Takım) ❦✰ESRArengiz✰❦
1000Kitap
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma
Zeytin Tarlasında Çocuklar
9/10
·161 syf.··
2026 99. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:09
Adını hiç duymadığım bir kitap, hiç ummadığım bir arkadaş tarafından veda hediyesi olarak elime geçti:)Merakımı celbetti ve ertelemeden okumaya başladım. İçerisinde kısa kısa öykülerin olduğu güzel bir kitaptı. Bazen üzdü, bazen duygulandırdı ama beğenerek okudum. İyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu… Veren arkadaş ile yollarımız ayrıldı. Tekrar karşılaşır mıyız bilinmez ama dünya küçük:) Siverek daha da küçük:) Eğer karşılaşırsak bu güzel kitap için teşekkür etmeyi aklıma yazdım:) Çünkü çoğu hediye edilen kitabı beğenemeyen ben, bu kitabı gerçekten beğendim:)Bu arada düşünceli ve zarif insanlar da en güzel rızık değil mi:) Allah sayılarını arttırsın ve bol bol karşımıza çıkarsın, bizi de onlara layık eylesin inşallah…
Zeytin Tarlasında ÇocuklarMusa Özer · Bengisu Yayınları · 20261 okunma
Reklam
10/10
·560 syf.··
2026 79. kitabı
Seriye veda etmiş bulunmaktayım... Gerçekten okuduğum en iyi serilerden biri. Üzerinde çok düşünülmüş uğraşılmış ve emek verilmiş bir seri. Zeki kurgulanmış karakterleri iyi yazılmış bir seri. Finali beni hem tatmin etti hem de etmedi belki de yeni bitirdiğim için böyle hissediyorum aradan zaman geçtikten sonra daha iyi anlayabilirim düşüncelerim daha iyi oturur belki de ama genel olarak bakıldığında okunmaya değer bir seri olduğunu düşünüyorum ve herkesin şans vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202619 okunma
10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Merhaba kitap dostlarım. Bir serinin daha sonuna geldim ve son sayfayı çevirdiğim anda içimde hem tarifsiz bir mutluluk hem de tatlı bir hüzün kaldı.Çünkü bazı hikâyeler vardır;okunup rafa kaldırılmaz kalbinizde kendine özel bir yer edinir. Bu seri boyunca karakterlerin sevinçlerine ortak olduk,acılarıyla üzüldük,verdikleri kararlarla bazen kızdık bazen de onları anlamaya çalıştık.Özellikle Ozan ve Bahar'ın sonunda hak ettikleri mutluluğa kavuşmaları beni en çok mutlu eden detaylardan biri oldu. Geçtikleri onca zorluğun ardından yüzlerinin gülmesi,okur olarak bana da huzur verdi. Ozan;sevgisi,sabrı ve fedakârlığıyla yine gönlümde ayrı bir yer edinirken;Nazike(Bahar)ise beni en çok düşündüren karakterlerden biri oldu.Her zaman doğru kararlar vermese de yaşadıklarıyla onu anlamaya çalıştım.Kusurlarıyla gerçek, hatalarıyla insaniydi. Levent ve Lale ise bu hikâyenin benim için en güzel sürprizlerinden biriydi.Aralarındaki uyum, karakter gelişimleri ve birbirlerini bulma şekilleri çok etkileyiciydi.Özellikle Lale'nin geçirdiği değişimi okumak büyük keyif verdi. Ayrıca Selma'nın zarafeti,Meral'in hikâyesi ve diğer karakterlerin yaşadıkları da kitabın duygusal yönünü daha da güçlendirdi. Final kitabında yarım kalan hesaplar kapanırken eksik parçalar da yerini buldu. Geçmişle yüzleşmeler,tamamlanan hikâyeler ve yeni başlangıçlar o kadar güzel işlenmişti ki kitabı elimden bırakmak istemedim.Her bölümde hem meraklandım hem de bu dünyadan ayrılacağım için biraz daha yavaş okumak istedim. Yazarın kalemini en çok sevdiğim nokta ise karakterlerini kusursuz göstermemesi.Her biri hatalarıyla,kırgınlıklarıyla ve mücadeleleriyle gerçek hissettiriyor.Bu yüzden okurken yalnızca bir hikâye okumuyor,onların hayatlarına ortak oluyorsunuz. Seri sona erdi ama geride unutulmayacak
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20268 okunma
10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:55
Merhaba kitap dostlarım... Bugün sizlere #uyumadanöncetutduğumdilekIV ile geldim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu kitap tam anlamıyla "Mutluluk, " kitabıydı. Ozan ve Bahar'ın dağları aşıp sonunda huzura kavuştuğunu okumak o kadar güzeldi ki... Yaşadıkları onca şeyden sonra bu mutluluğu sonuna kadar hak ettiler. İskeçe bölümleri ise kalbimi ayrı fethetti. Ozan'ın babaannesi ve dedesinin sıcacık karşılaması, aile ortamı, sofradaki samimiyet... Bir de yemek için hazırlanırken aynı tonlarda giyinmeleri. Yaya'nın kırmızı ruju... Ah Yaya, ne kadar da süslüsün sen öyle. Bu sahneler bana resmen aile olmanın sıcaklığını hissettirdi. Ozan'ın babasıyla olan bölümlerde ise açıkçası biraz gerildim. Bazı yerlerde ona hak versem de Bahar ve Ozan'ın üzerine fazla gittiğini düşündüm. Ama Ozan'ın sevdiği kadının yanında duruşu... "Bahar'ı ya da beni geçmişle yargılamak isteyen önce dönüp kendi eskilerine bakacak. Derdin bizim beraber olmamız, benim onu affetmemse, ben affetmeyi Bahar'la yaşadıklarımdan önce senden öğrendim." İşte o an durup Ozan'ı alkışlamak istedim. Sevdiği kadını kimsenin karşısında yalnız bırakmaması, gerektiğinde babasının karşısına geçmesi çok güzeldi. Bir diğer sevdiğim kısım ise bazı vedalar oldu. Özellikle Oktay'ın gelip veda etmesi ve ardından kendi yoluna gitmesi hikâyeye yakışan bir kapanıştı. Ama beni asıl etkileyen, bir babanın ilk kez şirketleri, gücü ve sahip olduklarını değil oğlunu seçmesiydi. Belki geç kalınmıştı ama yine de çok anlamlıydı. Ve Ayfer... Ayfer bu kitabın kalbi olmuş resmen. Kürek ve kovasıyla salyangoza ev yapmaya çalıştığı sahnelerde yüzümde kocaman bir gülümseme vardı. Ama beni asıl vuran Ozan'ın ona "Kuşum" diye seslenişiydi. Keşke o sesi duyabilseydik. Öyle içten, öyle yumuşak anlatılmıştı ki sanki seslenmiyor da kalbinden bir
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20268 okunma
8/10
·504 syf.··
2026 58. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:10
Stefan Zweig, Dünün Dünyası'nda hem kendi yaşam öyküsünü hem de artık var olmayan bir Avrupa'yı anlatıyor. Ölümünden kısa süre önce tamamladığı bu otobiyografik eser, Nazizm nedeniyle ülkesini, evini ve alıştığı hayatı geride bırakmak zorunda kalan bir insanın, kaybettiği dünyaya yazdığı hüzünlü bir veda gibi. Kitabı okurken kendimi Birinci Dünya Savaşı öncesinin o kozmopolit Avrupa'sında sanat ve edebiyat çevrelerinde dolaşıyor gibi hissettim. Sanki bir masada yazarlar sohbet ediyor, bir başka köşede besteciler yeni eserlerini konuşuyor. Sayfalar arasında öyle isimler çıkıyor ki insan ister istemez imreniyor. Zweig'ın dostluk kurduğu ya da yakından tanıdığı sanatçıların sayısı ve çeşitliliği gerçekten hayranlık uyandırıcı. En çok da Romain Rolland ile ilgili bölümler ilgimi çekti. Zweig'ın ona duyduğu saygı ve hayranlık bana da geçti diyebilirim. Hatta elimde okunmayı bekleyen Jean-Christophe kitaplarına karşı merakımı ve heyecanımı iyice artırdı. Ama Dünün Dünyası sadece kültür ve sanatın altın çağını anlatmıyor. Aynı zamanda savaşların, yükselen milliyetçiliğin ve değişen dünyanın o parlak dönemi nasıl yavaş yavaş yok ettiğini de gösteriyor. Bu yüzden okurken bir yandan o döneme hayran oluyor, bir yandan da derin bir hüzün hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde sanki sadece Stefan Zweig'a değil, tanışmayı isteyeceğim onlarca sanatçıya ve artık geri gelmeyecek bir çağa da veda etmiş gibi hissettim.
Dünün DünyasıStefan Zweig · Can Yayınları · 20242,676 okunma
Reklam
Reklam