Yunanlılar tarafından İzmir’in işgali sırasında, devlet erkanı ne kadar savunmasız olarak kan dökülmeden İzmir’i teslim etmek istesede, hesabı katmadıkları bir şey vardır, “ Türk Milletinin ta kendisi”.
Halk savunmasını devletin üst temsilcilerinden bağımsız olarak kendi örgütlenmeleri ile sağlayacaktır...
İzmir’in işgali başlamış Yunan müfrezeleri karaya ayak basmıştır.Kutlamalar, bağrışlar, Rumlar tarafından alkışlar ve bayrak asışlar İzmir’de başlamıştır. Ancak bir çınlama gelir, bu genç gazeteci Hasan Tahsin’den başkası değildir. Ardından ikinci bir çınlama bu kurşunu atan kimdir ismi bilinmez ancak hikayesi bilinir.
“Bu uzun boylu ,cesur ve yağız delikanlı ardı ardına kurşunları sıkmıştır. O sırada civar evlerden birinin penceresinden bakan yaşlı kadına bu yağız delikanlı dönmüş ve şunları söylemiştir:
- Nine,gördün ya, yarın ahirette şahidim sen ol. Kurşunum,cephanem tükendi;onun için tüfeğimi omuzladım ,geriye gidiyorum.”