Benim hiç kimseye borcum yok. Topluma, kimse beni soymasın, beni yaralamasın ve öldürmesin diye vergi ödüyorum. Bundan daha fazlasını hiç kimse isteyemez benden. Belki aslında düşüncelerim bambaşka, belki insanlığa hizmet etmeyi isterim, belki de yaparım..
Yordam Yayınları / pdf·Kitabı okudu
Alıntı
Sununum jus summa injuria (Aşırı doğruluk, aşırı haksızlık getirir.) Yasa koyanın aklı o kadar yanılmaz, o kadar kesin midir ki buyruğunu dinlemeyen kılıç haketsin? Yasa butün sucları bir kaba koyacak, çalmakla öldürmeyi aynı gözle görecek kadar katı ve duygusuz değildir. Doğruluk boş bir laf değilse, bu iki suç arasında dağlar kadar fark vardır. Tanrı Öldürmeyi yasak etmiş, bizse birkaç kuruş için adam asıyoruz, olacak şey mi bu? Denebilir ki, Tanrı'nın yasak ettiği, özel bir kişinin başkasını öldürmesidir, yasaları uygulayan yargıcın öldürmesi değil. Evet ama insanların Tanrı buyruklarına aykırı yasalar çıkarmasını, ırza geçmeyi, zinayı, yalan yere yemin etmeyi kitaba uydurmalarını kim önleyebilir? Nasıl önler? Tanrı bize sadece başkasını değil, kendimizi öldürmeyi bile yasak etmiş. Oysa biz yasaların gölgesine sığınarak birbirimizi boğazlayabiliyoruz! Bu korkunç adalet anlayışı, yargıçları ve cellatları Tanrı buyruğunun üstüne çıkarabilecek, onlara yasanın öldür dediğini öldürme hakkını verecek! .. Şimdi, üstünde çok durulan bu sorunun çözümüne geliyorum: En iyi cezalandırma yolu hangisidir? Bana kalırsa en iyi yolu bulmak, en kötüsünü bulmaktan çok daha kolaydır, insanları yönetmekte pek ileri gitmiş olan Romalıların ceza sistemini bilirsiniz. Onlar ağır suçluları süresiz köleliğe, taş ocaklarında, madenlerde zorla çalışmaya mahkûm ederlerdi. Bu ceza yolu, adaletle halkın yararını uzlaştırmış oluyor. Ama, bana sorarsanız, bu konuda, İran'a bağlı bir ulus olan Polyleriť'lerde gördüklerimi başka hiçbir sisteme değişmem. Polylerit'lerin yurdu bir hayli uygar ve birçok kurumları pek akıllıcadır. İran kralına her yıl ödedikleri vergi dışında özgür yaşar ve kendi kendilerini yönetirler. Denizlerden uzakta, dağlarla çevrili bereketli bir toprağın ürünleriyle
Sayfa 28
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şu ayrıntılar da önemli: Musluklar sürekli damlatır bu evlerde. Muslukların altına madeni kaplar konur, su kaba damladıkça tekdüze bir ses çıkarır, kaplar dolar, su taşar, taştığı yerde inatçı san bir pas izi bırakır. Yine bu evlerde eski, kullanılmayan eşyalar atılmaz saklanır; delinmiş tencereler, kulpu kırık fincanlar, küçülmüş elbiseler, eski düğmeler, eski kazaklardan sökülmüş yünler. Bu eşya yığınının içinde çocuklardan kaçırılmış birkaç nadide eşya her zaman vardır: doğru misafire ikram edilmek üzere bekletilen, doğru misafir gelmediği için evin gizli bir köşesinde öylece bekleyen, ikram edilmeye bir türlü kıyılamayan bir iki şişe viski, birkaç paket yabancı sigara, birkaç deste açılmamış iskambil kağıdı. Çok sonraları, tüketim çağının başladığını bir türlü anlayamayacak, anlasa bile kabullenemeyecek bu evlerde yığınla naylon torba, boşalmış deterjan kabı, yoğurt kasesi, içki şişesi, ambalaj kağıdı, paslı çivi, gazı bitmiş çakmak, kullanılmış ama bir türlü atmaya kıyılamayan kağıt tabak da birikecek. Aynı zamanda yığınla evrak: miyadını doldurmuş, toplu iğnelerle tutturulmuş, sararmış, uçlan kıvrılmış, gerekli gereksiz yığınla evrak. Yirmi yıl önce taşınılan evin elektrik makbuzları, vergi makbuzları, bir gün gelir lazım olur diye saklanmış karneler, yazışmalar, çeteleler, muhtıralar, notlar, gazete kupürleri: köşe yazılan, yemek tarifleri, şifalı otlarla ilgili bilgiler.
KİTABIN ÖZETİ
Kocaeli Akça Kocadan gelmektedir (43). Yeniçeri ordusunun kuruluşu ortaçağ tarihinde sürekli orduların kurucusu sayılan Fransa Kralı Yedinci Şarl’dan yüz yıl önce olmuştur (45). Kayseriye o zaman Kadı Burhaneddin hükümet ediyordu. Bu prens bilgili derin düşünen bir siyasetçi idi. Hükümetini birçok Tatar aşiretleri üzerine kurmuştur (91). Niğbolu savaşında Fransızlar da var (98). İstanbulda mahalle kuruluyor, kadı ve imam tayin ediliyor şehrin varoşlarına Türkmen ahali yerleştiriliyor. Bütün bunlar Birinci Murat zamanında yapılıyor (103). Askeri tarihte ilk zırhlı alay Timur Beyazıt savaşında yer aldı (125). Çelebi Mehmet hacca gidenlere yardım eden ilk padişah. Ayrıca Türk edebiyatı kendisinin çağında mevcut (173). Hunyad dağlar üzerinde Türk başlarından tepeler yaptırırdı. Kızı kule geçidinden Alp’leri geçip Eflak’a girdi. Tuna’nın iki yakasındaki memleketleri büstbütün yakıp yıktı. Dönüşünde hemşehileri onu yurt kurtarıcı olarak karşıladı (206). 12 Temmuz 1444’te Segedin’de on yıl için, aşağıdaki şartlarda barış imzalandı • Sırbistan ve Herkes eski sahibi Brankoviç’e geri verilecek. • Eflak da Macaristan’a eklenecek. • Padişah damadı için kurtuluş parası olarak 70 bin duka verecek (209). İSTANBUL Cenevizliler, Venedikliler, İtalyanlar, İspanyollar hepsi İstanbul’u savunmak için geliyorlar (253). Trabzon, Sinop ve Asprokastron’dan beş bin evin İstanbul’a naklini buyurdu. Limni halkı Midilli prensinin kardeşi ile arasındaki çekişmeden bıktıkları için Osmanlıdan vali atamasını istiyorlar (277). Osmanlı aldığı yerlerde alt tabakaya dokunmuyor. Orta tabakayı esir olarak yanında götürüyor. En zenginler İstanbul’a yollanıyor. Fatih iki imparatorluk, on dört devlet, iki yüz şehir fethetmiş olduğunu söyleyenler vardır. İdare ile ilgili kanunlar koymuş, ordu düzenini
İki Cilt Özet
İyonya Perslere isyan ediyor İÖ 492 (15). Böylece Perslerin Avrupa’ya taşıdıkları egemenlikleri geri dönüşü olmayacak şekilde sonlandı (17). İÖ 750-500 İskit Kimer Lidya Lidya Kralı Kroisos: Pers Kralı II. Kyros, düşmanı Kroisos’u önce zincire vurulmuş halde yakmak istedi ama yakmadı yanına alıp ülkesine götürdü (37) ÇOK ÖNEMLİ Yunanlılar Kendi Aralarındaki iç savaşları bitirsin diye Pers kralını çağırıyorlar: • Karialı elçiler II. Kyros’tan iç savaşı bitirmesini istiyorlar (38). • BÖL ve YÖNET: Perslerin erken fark ederek benimsedikleri kolay yönetme pratiğin adı, rekabet ve rüşvetten yararlanmak, kendileriyle uyumlu olmayı kabul eden tiranları desteklemek suretiyle icra edecekleri böl ve yönet politikasıydı (41). • İÖ 542 yılında Ege ve Yunan dünyası doğusu, 200 boyunca devam edecek olan Pers hakimiyeti başlamış oldu (43). • Yahudiler II Kyros: Babilden kovalan Yahudilerin evlerine dönmelerine izin verdi (44). Dareios SİSTEM KURUYOR: Satraplıkları kurdu. İşgal edilen yerlerin asilleri ile evlilik bağları kurdu. Böylece oraları da kapsayan bir aile haline gelmeye başladı. Akraba haline geliyorlar. Vergi topluyor. İskitlerle de savaşıyor. Kuzeyde İskitler var. • İskit seferi fiyasko ile sonuçlandı (71). • İsyan nedeniyle cezalandırılacak kentler ise Pers deniz gücünü oluşturan Fenikelilerin insafına bırakıldı. Bu arada Pers taraftarı tiranlarla yönetilmek istemeyen kimi İyonya kentlerinin vatandaşları göçe başladı (90). Yunanlılar bazı durumlarda göçüyorlar. Perslerin boyunduruğuna girmektense başka yere göçüp orada kent kuruyorlar. POLİS oradaki insanlar demektir sözünü gerçekleştiriyorlar. Coğrafya değil insan önemli. • Sömürge Atina: Atinalı elçiler İÖ 507 yılında Sardeis’e gelip, toprak ve su vermek suretiyle I. Dareios ile bağımlılık antlaşması yapmışlar, fakat
KİTABIN ÖZETİ
Zevkler ve Özgürlük Bu noktadan hareketle Mili, zevklerin kişiden kişiye değişebileceğini, dolayısıyla aynı zevkin herkeste aynı davranışa yol açmayacağını kabul etmektedir. Mili, zevklerin nicelik olarak hesaplanabileceği ilkesine de şiddetle karşı çıkmaktadır (15). Yarar ve Onur Mili, yaşamın amacının “fayda ilkesi"’ değil, “insan haysiyeti” olduğunu kabul etmektedir. İnsan yaşamında önemli olan şey, sadece insanın elde ettikleri değildir; bunların nasıl elde edildiği de en az onun kadar önemlidir (15). Çoğunluk Diktatörlüğü ve Anayasa Klâsik liberallerin demokratik sistemin bir çoğunluk diktatörlüğüne dönüşmesini önlemeye yönelik önerdikleri temel ölçüt anayasal hükümettir. Başka bir deyişle, klâsik liberaller hükümeti anayasal bir çerçeve içinde tutarak bir diktatörlüğe dönüşmesini engelleyebileceklerini düşünmüşlerdir. Bununla birlikte, klâsik liberaller piyasa ekonomisine güvenmişlerdir (26). Anayasa bize ne sağlamıştır? Uygulanamayan bir anayasa hiç olamayan anayasadan daha mı iyidir? Halka Rağmen Halk İçin Olmaz Diyor Halkın bizatihi kendi iradesine karşı korunmasına ihtiyacı yoktu. Onun kendi kendine zorbalık yapması düşünülemezdi (38). Seçimlerle yönetimin sürekli değişme endişesi duyması ne kadar iyidir? Halk günlük olanın ötesini düşünebilir mi? Halkın iradesi, kitlelerin iradesi olabilir mi? Çoğunluğun Diktatörlüğü Artık şimdilerde “çoğunluğun diktatörlüğü”2 konusu toplumun korunmaya hazır olmasını gerektiren cıı önemli kötülükler arasında yer almıştır (40). Ploroterya diktatörlüğü. İnanç Özgürlüğü Dünyanın inanç özgürlüğü adına her şeyini kendilerine borçlu olduğu büyük yazarlar, en çok vicdan özgürlüğünün ertelenemez ve vazgeçilemez bir hak okluğunu iddia etmişler ve insanoğlunun kendi dinsel inancından dolayı başkalarına hesap verme mecburiyetinde