"En önemli insan yoklukla, imkansızlıkla savaşarak kendini yaratan insandır. Mezar taşıyla, soyla övünerek kendilerini adam sayanların Allah bin belasını versin. Derebeyi döküntüleri kendilerini insandan sayıyorlar. Cahil köpekler, dünyayı babalarının yarattığını sanıyorlar. Boş tenekeler. Bir azamet, bir gurur yanlarına yaklaşılmıyor.
Kendi kendini yaratan insanlara bir gün olsun rahat yüzü yoktur. Onlar ölünceye kadar zorlukları yenmek, engelleri aşmak zorundadırlar. Başka bir çareleri yoktur. Ya olduğun yerde kalacaksın, ilerlemek istedin mi de ölünceye kadar uğraşacaksın.
Bulunduğun yerden daha yüksek bir yere atlamak istedin mi, canından, gururundan vereceksin. Hiçbir şey karşılıksız elde edilmiyor."
Allah yeryüzüne gönderdiği yalnız ve biçare kullarına, bu dar-ı dünyaya katlanma gücü versin diye kimine hayal gücü vermişti. Başka bir hayatın da olabileceği, bir yerlerde başka bir ömrün sürdüğü fikriyle avunsunlar diye...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bir mü'minin, bir mü'mini gördüğü zemân yapacağı en güzel düâ, "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" demesidir. Ya'nî, Allahü teâlâ sana dünyâda ve âhiretde selâmet versin demekdir."
KADIN: Sen de nefretinle dengelendiriyorsun dünyayı, öyle mi?
ERKEK: Evet, herkesten nefret ediyorum. Kimseyi sevmiyorum, kimseye de saygım yok. Sevginin, saygının Tanrı belasını versin. Anası da, babası da, okulu da, öğretmeni de yerin dibine batsın. Kutsal bir şey tanımıyorum. Daha diyeceğin bir şey var mı? (Sesini daha da yükseltir.) Bar bar bağırıyorum işte, kendi sesimi duyuyorum. Hey ... bak, bu benim sesim. Sen de duyuyorsun. Demek bir insan var bu evin içinde. Diyorum ki, bu dünyadan iğreniyorum.