Asıl adı Şuci Tsuşima olan Osamu Dazai, 1940'lı yıllarda ölümünden hemen önce tamamladığı romanı "İnsanlığımı Yitirirken" ile karşımızda... Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının en dikkat çeken yazarlarından olan Dazai, hayatı vazgeçişlerle dolu bir yazar... Alkole başlayıp ilk intiharını denedi. Daha sonraki yıllarda bir kadınla denize atlayarak intihar etmeye çalıştı ve kurtuldu. Üçüncü ve son intiharında ise kendini astı; ancak yine kurtuldu. Karamsarlık, melankoli, soyutluk asla eksik olmadı Dazai'nin hayatından... Kendini içinde bulunduğu topluma ve normlara ait hissetmiyordu. Yaşamakta bir anlam bulamadı. Kafasını tek dağıtan şey yazabilmekti. Alkol ve morfin bağımlılığı, üç kez intiharı deneyişi hep ait olmadığı dünyadan vazgeçmek içindi. Buradan bakıldığında, "İnsanlığımı Yitirirken" için bir "Osamu Dazai otobiyografisi" dersem yanılmış olmam. Çünkü romanın ana kahramanı olan Oba Yozo'da kelimenin tam anlamıyla yazarın ta kendisini görüyoruz. Yazar kendi hayatı ve kendi tecrübeleriyle ilmek ilmek işliyor Oba Yozo'yu! Günlük şeklinde ve üç bölüm halinde yazılan romanda, birinci tekil şahıslı bir anlatım görüyoruz. Oldukça yalın ve bunun yanında melankolik bir üslup tercih edilmiş. Bu s0rükleyici romanda, zaman zaman trajedik ögeler de yer alıyor. Osamu Dazai'nin hayatı başlı başına bir intihar mektubuysa eğer, bu mektubun sonunu kesinlikle "İnsanlığımı Yitirirken" oluşturuyor. Yazar, bu ait olmadığı hayata vedasını bu gizli otobiyografisiyle yapıyor. Çok beğendiğim ve bir günde bitirdiğim bir romandı.
Yazar, başlangıçta üç fotoğrafıyla ana kahramanın röntgenini çekiyor. Ana kahramanımız Oba Yozo'nun sırasıyla çocukluk, gençlik ve yetişkin dönemi fotoğrafları tasvir ediliyor. Ama bu fotoğraflarda içten bir gülümseme, canlılık ve yaşam belirtisi göremiyoruz; daha