Gök Türklerin Fetret Devri
630 yılında her iki Gök Türk Devleti, Çin esaretine girmiş bulunuyordu. Bu durum, Türk milletine çok ağır gelmiş ve VIII. asırda yazılan Orhun Yazıtlarında acı bir şekilde vurgulanmıştır. Bu yazıtlara göre Türklerin Çin esaretine girmesinin üç sebebi vardı: 1. Çin entrikaları, 2. Türk hükümdarlarının başarısız idaresi, 3. Türk milletinin hükümdarlarına itaatsizliği.
Sayfa 27 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor
Tarih-Araştırma
" orada daha önce ikamet eden milletler gibi onların da o topraklardan çıkarıp atılmasın diye fuhuşlarla kirlenmiş İsraillileri uyardı. Tesniye viii:19,20'de, Tanrı, en açık ifadelerle, onların tamamını helak etmekle tehdit eder. Çünkü O der ki: 'Bu gün size karşı şahadet ederim ki, mutlaka helak olacaksınız. Rab sizin önünüzden milletleri nasıl yok etti ise, öyle yok olacaksınız.
Sayfa 79 - Musa (Levililer xviii:27)·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
"Düşünüyorum da, ne hor görürdüm bu adamı ben, Elim, kolum bağlanmasaydı şu merhamet yüzünden!" Shakespeare, VIII. Henry
Sayfa 480·Kitabı okuyor
Resmi devlet adı olarak ilk defa Gök Türk Devleti (542-745) tarafından kullanılan Türk kelimesinin bundan önce Törük veya Türük şekilleriyle kullanıldığı ve VI-VIII. yüzyıllardan sonra Türk haline dönüştüğü kabul edilmektedir.
Sayfa 11
Alıntı
HER HAÇIN ALTINDA BİR İBLİS VARDIR!
(...) Milâdî 1300 yılı… Darbeci Papa VIII. Bonifacio’nun “Jübile Yılı” ilân etmesiyle, Hristiyanlığın Avrupa içindeki çekişmeler arasında kazandığı en önemli zaferlerden biri gerçekleşti. Avrupa’nın her yanından Hristiyanlar akın akın Vatikan’a geliyor, Papa’nın “Sizi afv ve takdis ettim!” buyruğuna nâil oluyor ve günahlarından arınmış, Cennet’e ölmeden ayağını atmış olarak memleketlerine dönüyordu. Bu, şimdiye dek benzeri görülmemiş olağanüstü uhrevî hava, Avrupa içinde yeniden Roma düşleri kuran asiller takımının suratına ağır bir şamar indirdi; 2 milyona yakın Hristiyan'ı “Hacı” yapan Papa, bir ânda her şeye hâkim oldu. Bu arada, bu uhrevî heyecana şahid olan Dante’nin kalbine de… Dante bu olağanüstü atmosferden o kadar etkilendi ki, onu hiçbir zaman unutmayacak ve İlâhî Komedya’yı bir nevî bu etki ile kaleme alacaktı. Ve bu vecd iklimi içinde, “Her haçın altında bir iblis vardır!” özdeyişini unutan her Hristiyan'ın başına gelecek şey, onun da başına geldi. Avrupa’da kendini olağanüstü güçlü hisseden Papa, ilk iş olarak, Fransa Kralı Charles Valois’yı Floransa’yı işgal etmeye dâvet etti. Fransa Kralı şehre girince Beyazlar’ı alaşağı edecek, Siyahlar’ı işbaşına getirecek ve alaşağı edilen Beyazlar arasında, Floransa’nın âdil idarecisi Durante Alighieri de bulunacaktı. Beraberinde; sahtekârlık, irtikab, vatana hıyanet gibi müsned suçlara istinaden aldığı 2 yıl sürgün, 500 florin para ve ömür boyu siyasetten men cezası… Daha acîbi; bu yüklü para cezasını 3 gün içinde tediye etmediği takdirde, Floransa’daki tüm malvarlığına el konulacak ve kendisi ateşte yakılmak suretiyle idam edilecek… Firar. O şehirden bu şehire, o ülkeden bu ülkeye nefes nefese kaçmak ve kovalanmak. Bazen soluklanıp mücadeleye karar vermek. Sürgünde birleşen Beyazlar ve onlara katılan
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 8, Ekim 1997) DANTE'NİN YOLCULUĞU -I-, (31 Ekim 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.)
Akademya Yazıları
In a sense England had two reformations: a constitutional one under King Henry VIII (1509–47) and a theological one under the Puritans almost a century later. Under Henry nothing changed doctrinally. England simply rejected the authority of Rome. In this move, however, England forecast the future of Christianity in modern nations.
Reklam
Reklam