Can özümden besmeleyi çekende....
Puan vermedi·112 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:13
"Düşümde düşüme girdin dün gece..." Az önce rüyamda Âkif hoca bana mesaj atmış, Seren hanım bu kez vize notlarını görerek not giriyorum diye. Ama ben uyudum, o zaman bu rüya diyerek uyandım. Çünkü nöbeti devredip uyudum. Bugün girerim dediyse girer dedim ben size. Çünkü Âkif king. O kadar. Can özümden besmeleyi çekende ; böyle iki yıl. Dosta Doğru şiirler. Hadi başlayalım. R.Ç: Hocalarım Kuran notu girilmiş O.Y: Hadi bakalım nöbetçiler istirahat vakti R.Ç: Beni nöbete bırakmıştı Seren hoca O.Y: Tahmin ettim hocam R.Ç: Şimdi saati önemsemeden çaldırsak mı kendisini hocam O.Y: Neden demez Peşimden dönen muhabbetler bu, rüyamda rüyama girecek şey max budur benim de zaten. Elhamdülillah. Çok şükür bugün de Âkif hoca beni yanıltmadı. O kadar kıymetli ki şu. En küçük şey de bile o yapmaz demek. O bunu yaparım dediyse yapar demek. Sonuç; 100'de ısrar etme 90 da oluuuuuur:) İnsan dediğin; noksan da olur.
Dosta DoğruAbdurrahim Karakoç · Alperen Yayınları · 20061,320 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 78. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:10
İstasyon... Kelime anlamı olarak state yani beklemekten geliyor. Farsça îstgâh...îstâden mastarından... beklemek...Durak...durmaktan... Durmak, beklemek...pasif bir hal insan için. Kendilik sınırlarını yoklamaya çıkan insan hangi duraktan yola çıkıyor? Otobüs, tren, tramvay, metro bekliyoruz duraklarda. Vapurları beklemek yeri ise iskeleler... Her nerede beklersek bekleyelim yolculuğun gölgeleri içimize düşüyor. Ve beklemek kaderimizde en çok payımıza düşen şey. Bir halden bir hale geçiş için vize hükmünde beklemek eylemi. Başkentler başkenti... Mırıldanıyorum Sezai Karakoç'tan..."Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine"... Deniz...bir özel isim ve yarı örtülü bir özne olarak denizler ortasında bir adaya gelir sürgün olarak... beklemek için. Bir halden bir hale geçmek için...bir başkentte...bir başkente bağlı bir adada...akıl almıyor değil mi? Başkenti ikiye bölen bir ada! Ancak hayal ülkelerin başkentinde ada olur...belki Kasım İstanbul'da... Hikaye kısmına hiç girmiyorum...çünkü beni heyecanlandıran...bir özel isim olarak değil, cins isim olarak denizdi...denizler ortasında bir başkent gettosu bir adaydı...ne yaşanırdı be....ne yazılırdı be....
İstasyonBirgül Oğuz · Metis Yayınları · 2020321 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gümüş Paltolu Ayı
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Rüzgârlı bir sonbahar mevsiminde kırtasiyeden gümüş renkli paltolu ve kolunun altında çivit mavisi bir dosya taşıyan bir ayı çıkar. Burası bir ada ülkesi. Orman hayatını terk edip şehirdeki konforlu (!) yaşam için Şehir Yaşam Uyum Merkezi'ne gelerek (ŞYUM) vize almaya çalışan hayvanlar ülkesi. Kokarca, jaguar, tavşan, sincap, kanguru, porsuk, köstebek, devekuşu, lemur, papağan… birçok hayvan insanlar gibi şehirde yaşamaktadır. İyilik kahramanı, Bilge Ayı, elindeki mavi dosyayla belediye binasına girip hakkını arayacaktır. Çünkü mağarasını arayan ayı, gözlerine inanamaz; mağarasının ağzına döner kapılı koca bir belediye binası yapılmıştır artık. Üstelik şehir kuralları gereği burada dolaşan bütün hayvanlar kıyafet giymek zorundadır. Şehirde yaşamanın kuralları vardır ve bu kurallar, böcekleri hiç sevmeyen Belediye Başkanı Arsima’ya aittir. Toprak, ağaç, mağara ve huzur; yerini beton, doğamıza uymayan kurallar ve kocaman binalara bırakmıştır. İnsan ve doğanın mücadelesini hayvanlar üzerinden anlatan etkileyici bir eser… Doğa mı bize uymalı, biz mi doğaya uymalıyız? Dengeyi nasıl kurmalıyız? İşte, bu sarsıcı kitapta modern dünyada doğaya saygıyı ve doğayı korumanın önemini Gümüş Paltolu Ayı üzerinden etkileyici bir şekilde anlatıyor. Bu kitapta; Betonlaşan dünyada doğanın önemi Haksızlığa karşı başkaldırı ve hak arayışı Şehir hayatında doğanın yok oluşu ve duyarlılığın gerekliliği Şehir yaşamının nasıl olması gerektiği Modernleşen dünyada insan ve doğa arasındaki uyum Zengin bir deyimler şöleni sizi bekliyor. Gümüş Paltolu Ayı acaba mağarasını Belediye Başkanı Arsima’dan geri alabilecek mi? Mizahi dili, sıra dışı karakterleri ve güçlü alegorisiyle bu kitap; aidiyet, yaşam alanı, umut ve özgürlük üzerine derin düşüncelere kapı aralıyor.
Gümüş Paltolu AyıHamza Çelikel · Timaş İlk Genç Yayınları · 20265 okunma
Eşekli Kütüphaneci
7/10
·147 syf.··
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 17:51
Dmitrios, Ürgüp’e gezi için gelir. Burada Mustafa Güzelgöz ile tanışır. Gel zaman git zaman, Eşekli Kütüphaneci’nin hikâyesini sorar. Mustafa da başlar anlatmaya: Eskiden çocukların, kadınların, erkeklerin kitaba ulaşım imkânı yokmuş. Mustafa’nın da aklına bir fikir gelmiş. Marangoza sandıklar yaptırmış ve köy köy kitap dağıtmaya çıkmış. Kitabı okuyanlar geri verip yeni bir kitap alabilirmiş. Böyle böyle çok şehir gezmiş, Nevşehir’in yakınlarındaki bütün ilçelere, köylere gitmeye çalışmış. Tabii zamanla işler büyümüş. Mustafa’nın adını duyan çok kişi olmuş. Kaymakamlar, valiler ona araba verip eşekleri emekli etmişler. Mustafa da emekli olmuş ve bu emekliliğini de bir törenle kapatmışlar. Mustafa onları nankör diye adlandırır çünkü daha çok okutulacak insan olduğunu düşünür. Özellikle kadınlarla ve çocuklarla çok ilgilenmiştir bu kitap konusunda. Eşekli Kütüphaneci hikâyesi bittiğinde Dimitrios’un da veda vakti gelir. Aziz’le kan kardeşi olur, Yunanistan’a geri döner. Yunanistan’daki Larissa ilçesindeki kişileri Ürgüp’e davet eder bir mektubunda ve Yunanlılar Ürgüp’e gelir. Orada Refik Başaran’ın türkülerini söylerler. Ürgüp’tekilerin çok hoşuna gider ve onlar da Larisa’yı çağırdıklarında vize problemi yaşarlar fakat sonunda gidebilmişlerdir. Böyle böyle bu iki şehri kardeş şehir ilan ederler. Birçok siyasete rağmen ben kitabı çok sevdim. Özellikle kitap okumanın önemini anlatan, içi iyileştiren güzel bir kitaptı. Şimdi günümüzde bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir yılda, o günkü bilgi kıtlığına rağmen herkesin ulaşması için çabalayan bir insanı okumak gerçekten mutluluk vericiydi.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 23:56
1974 Türkiye’sindeyiz başka bir evrende ama en güzel halimizle değil. İçinde bulunduğumuz distopyadan çıkıp başka bir distopyaya giriyoruz bu kitap ile… Kitabımıza göre dünyanın büyük çoğunluğu gibi Türkiye de ‘hiperdemokrasi’ sistemine geçmiş. Bu sistemde her şey halk oylaması ile belirleniyor. Kimin yaşayıp kimin öleceğine bile… Yaşam vizesi adı altında insanlara belirli süre için vize veriliyor. Süre bittikten sonra vizenin uzatılıp uzatılmaması ülkeye sağladığın yarara ve jüri oylamasına bağlı… Ana karakterimiz dedektif Stan LaFleur’un vizesi reddedilmişken bir cinayet ve intiharı araştırması istenir. Hayatının son 5 gününde dedektif bu olayı çözmeye çalışır. Aynı zamanda o günlerde gökyüzünde halkı telaşlandıran ve sebebi tam olarak bilinmeyen kızıl bir yarık oluşmuştur. Bu bir kıyamet alameti mi yoksa arkasında başka bir sebep mi var? Peki Stan LaFleur’un çözmeye çalıştığı cinayetle bu kızıl yarığın bağlantısı ne? Kitabımız bize bu soruların cevaplarını veriyor. Benim için sonlara doğru karmaşıklaşan bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Ama genel olarak sevdim. Biraz bilimkurgu, biraz distopya biraz da polisiye… Farklı kurgular seviyorsanız ilginizi çekebilir.
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025682 okunma
9/10
·267 syf.··
2026 7. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 22:24
Bugün 31 gün sonra bana ikinci Han Duvarları vakasını yaşatan o kitabı bitirdim lsksksmdms. Han Duvarları kitabını 21 günde bitirmiştim. Asıl konumuza dönecek olursak bu kitaba kendimi kötü hissettiğimi düşündüğüm bir dönemde rastlamıştım. (Nisa beni dövecek lskdndns.) Alıntıları vesaire hoşuma gidince alıp okumak istedim ve okumaya başladım. Başlarda bazı şiirler hoşuma gitmedi ama devam ettikçe beni etkileyen yerler artıyordu. Kitabı okurken bazı yerlere o kadar kaptırdım ki kendim kitapta yazılanları yaşamışım gibi hissetmeye başlamıştım. Ümit Yaşar'ın anlatımı, üslubu vesaire de çok hoşuma giden kısımlardı. Gerçekten kalemine, emeğine sağlık. Araya giren vize ve ödev haftasından sonra nihayet kitabı bitirdim. Kitabı gerçekten beğendim. Kendinize duygusal bir alan açmak istiyorsanız seve seve okuyabilirsiniz. Hatta ben ilk okumaya başladığımda bazı yerlerde ağlamıştım ya da fazla abarttığımdan ağlamıştım sksjsjdns. İyi okumalar dilerim.
Aşka Dair NesirlerÜmit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 202110bin okunma