Hayattan öyle kopuğuz ki gerçek hayata karşı bir tür nefret besliyoruz ve hiç kimse bunun hatırlanmasına dayanamaz. Hayata bir uğraş, ağır bir iş olarak bakıyoruz neredeyse ve hepimizin her şeyin kitaplarda daha güzel olduğu konusunda hemfikiriz
Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka bir karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir.
Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.
Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı , ama birçoğu bunun farkında değildir . Bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize , bizim aklımıza hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden meydana çıkıyordu . Biz ancak o zaman sahiden yaşayamaya , ruhumuzla yaşayamaya başlıyorduk
"İnsan nefret ve kini diğerlerinden öğrenmiştir. Diğerleri de daha öncekilerden...Oysaki var olan tek şey aşktır.Doğup öldüğün bu yaşam yolculuğuun tamamı aşktan üretilmiştir.Ancak bunu keşfedenler tüm kötülüklerden arınabilir."