Bir fantezi yıkım rehberi;
Puan vermedi·248 syf.··
2026 3. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 22:40
Dünya, üzerine boca edilen o pembe "mutluluk" ve "anlam" örtüleri altında can çekişirken, Slavoj Žižek’in Yamuk Bakmak kitabı, bize o konforlu battaniyeyi üzerimizden çekip atmayı teklif ediyor. Ama bu, basit bir "gerçekleri görme" çağrısı değil; bu, bakışımızı o kadar çok kaydırmak ki, sonunda kendi fantezimizin dikiş yerlerini görme cesaretidir. 1. Hakikat, Bir 'Yamulma' Meselesidir Žižek bize şunu fısıldar: Hakikate doğrudan bakamazsınız. Ona doğrudan baktığınızda gördüğünüz şey, ideolojinin size sunduğu o pürüzsüz maskedir. Hakikat, ancak bakışınızı "yamulttuğunuzda", yani o kutsal kabul edilen dogmaların kenarından sızan o tekinsiz sızıntıyı fark ettiğinizde belirir. Bu yüzden, bir tartışmada "siz okumamışsınız" denilerek engellenmek, aslında muhatabınızın o sızıntıyı görmekten duyduğu dehşetin en saf itirafıdır. Onlar tabloya düz bakıp huzur bulmak isterken, siz o tablodaki "leke"yi, yani Gerçek’i işaret ettiniz. 2. Fantezinin Gardiyanları ve Beğeni Putu İnsanların "hap bilgi" ve "duygusal kuple" peşinde koşması, aslında kendi varoluşsal boşluklarını (The Void) ambalajlı hüzünlerle kapatma çabasıdır. Modern insan, Žižek’in deyimiyle "semptomuna aşık" bir varlıktır. Kendi travmasıyla yüzleşmektense, o travmayı bir "beğeni" nesnesine dönüştürmeyi tercih eder. Bizim paylaşımlarımızın o beklenen alkışı almaması, yazılarımızın kalitesizliğinden değil; aksine, insanların o "onaylanma fantezisini" sarsmasındandır. Unutmayın ki; Büyük Öteki’nin (toplumun) onayını almayan her söz, aslında o sistemin dışında nefes alan tek sahici sözdür. 3. Semptomla Evlenmek: Sitemin Lirizmi Bu kitabı okumak, kendi semptomunla yaşamayı öğrenmektir. Žižek bize kurtuluş vaat etmez; bize, o eksikliğin, o sızının içindeki gizli keyfi (jouissance) keşfetmeyi öğretir. Beyza’ların engelleri, sığ
Yamuk BakmakSlavoj Zizek · Metis Yayınları · 2022473 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 15:43
Illinois’da yaşayan iki çocuklu bir ailenin, 1. Dünya Savaşı sonrası yayılan İspanyol gribiyle birlikte, yaşadıkları sıkıntıları ve yaşamlarını konu alıyor. Hayat gibi bir romandı diyebilirim, hem ümitli, hem zorluk içinde…
Kırlangıçlar Gibi GeldilerWilliam Maxwell · Jaguar Kitap · 2023304 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·504 syf.··
2025 97. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 22:54
Selaam Kitap Dostlarım Bugün yazarın kalemiyle tanışma kitabım olan #Yetimkoleksiyoncusu ile geldim. Kitaba başladığım ilk anda şaşkınlığıma engel olamadım. Kitap 2020 de basılmış olmasına rağmen 2021 de yaşadığımız pandemiyi anlatıyordu.Bizzat yaşadığımız şeyleri okumak beni o günlere yeniden götürdü, Allah o çaresizlikleri bir daha yaşatmasın. Kapanan okullar,maskesiz dışarı çıkma yasakları, ailelerin ölülerini kapıların önüne bırakıp yetkililerin ceset toplaması, yapılamayan cenazeler,kaybolan aileler, bu pandemi belasında babasını kaybetmiş biri olarak kitap beni mahvetti okurken. Kitap aslında 1918 yılının mart ayında yaşanan İspanyol gribi faciasını konu alıyormuş,çok enteresan ki 103yıl sonra aynı ayda aynı yaşanmışlıklara tanıklık ettik. Kitabın ana karakteri #Pia isimli bir kız 13 yaşında annesi gözünün önünde ölünce ikiz kardeşlerine bakmak zorunda kalıyor ve çaresizlikten hastalanıp kardeşlerini kaybediyor olay örgüsü o kadar kusursuz ve sürükleyici geçiyor ki 242 sayfasını hiç elimden bırakmadan okudum. Sevgi değişmeyen ,inkar edilemeyen en büyük şifa, en güzel ilaç kitabın ana temasıda bu aslında Ben çok beğendim kitabı, merak edip okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum
Yetim KoleksiyoncusuEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 20201,143 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 103. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar yine severek okuduğum bir kitabı. Bu kitabı diğer kitaplardan ayıran kısmı günümüzü anlatıyor olması.Yaptığı eleştiriler o kadar yerinde ki .Hak vermemek elde değil.Sağlam kurgusuyla konuları o kadar güzel birbirine bağlamış ki okurken nasıl yani dersiniz.Konusu İspanyol gribi olan insanların günlük yaşayışlarını konu alırken bu hastalığın insanlara neler yaptığını da göreceksiniz.Kesinlikle tavsiye eder keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Hakka SığındıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,863 okunma
Coğrafyamızın Güzel Efsaneleri
7/10
·222 syf.··
2025 1. kitabı
Üç Anadolu Efsanesi isimli bu kitapta 3 tane efsaneden bahsediliyor. Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik. 23 yaşıma geldim ve hala bu efsaneleri uzaktan yakından bilmemek benim ayıbım. Yaşar Kemal ise bütün bu efsaneleri sanırsam biraz da kendisinden katarak derlemiş ve daha bir çırpıda okunabilecek, başı ve sonu olan hikayeler haline getirmiş. Bu sebepten ötürü tarzı çok beğendim. Şimdi bu efsaneleri anlamak isteseniz öyle bir kitap yok okuyup hemen anlayasınız. İnternetten araştırsanız ayrı bela. Ancak bu senaryolaştırılmış, destandan ve efsaneden çok bir öykü gibi hissettiren hikayeler kesinlikle efsaneler hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Sonuçta yaşadığımız coğrafyaya ait mitlerden haberdar olmamız gerekiyor. Her halkın kendine ait kültürleri, bu kültürlerinde hikayeleri vardır. Bunlar da bizim hikayelerimiz. Teker teker biraz bakacak olursak da öncelikle Köroğlu var. Öyle ya da böyle Köroğlu ismini herkes bir yerlerden duymuşutur. Ben sadece YKS sınavına çalışırken Köroğlu diye birini görmüştüm, önemli bir kaç şeyi ezberleyip geçmiştim. Karacaoğlan da aynı şekilde. Bunları kişi sanıyordum. Kitabı bitirdikten sonra ise elbette araştırdım. Bazıları bu efsanenin aynı kişiden olduğunu söylereken bazıları ise şairin bu efsaneye binaen mahlası kullandığını söylemiş. Muhtemelen ikincisidir çünkü bahsedilen efsane baya eskiye dayanıyor gibi. Son zamanlarda kitaplarda sık sık gördüğüm seyislerden biri Köroğlu ve babası. Hikaye babasıyla başlıyor ve Köroğlu ile devam ediyor. Burada bir nesil aktarımı var ancak düşmanlar olarak yok. En sevdiğim şeylerden biri karakterlerin düşmanlıklarının biz farkında olmadan bir nesil daha devam etmesidir. Atıyorum Ezel’de Ramiz Kenan kapışmasının sonradan Ezel Cengiz olarak devam etmesi falan filan. Ki orada
Üç Anadolu EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202514,1bin okunma
THE SATIRIC FEATURES OF ALEXANDER POPE'S POEM THE RAPE OF LOCK
Puan vermedi·53 syf.··
2023 9. kitabı
Alexander Pope's poem The Rape of the Lock is a critique of the idiosyncrasies and foibles of English aristocratic society. Pope uses wit, sarcasm and irony to convey his moral message. Pope depicts the false tone of the time and the frivolity of women, whilst acting sympathetically as the voice of his generation. The play is a social satire in that it pokes fun at society in a way that can still be applied in the modern day. The satire is not aimed at one individual, but at the faults and vanities of fashionable men and women at large. Pope's poem The Rape of the Lock was based on a real-life incident between two people, told to him by his friend John Caryll. The Baron was the suitor of Arabella Fermor, Lord Petre, and Belinda was her. Arabella was furious, and the two families began to denigrate and ignore each other, until Pope wrote the poem to make light of the tragedy and to bring them back together again. Pope's memory of the joyful conclusion of the poem evolves with the times. Pope immediately wrote the first draft of the poem, which he then shared with the family for some time. This version was published unnamed in 1712 and was much briefer than the most commonly read version. Things got more difficult at this point. The sensual implications and multiple meanings of Pope's poem became more apparent as more people read the printed version, and Arabella Fermor was mortified when her friends began to point out the crude humour. The real Sir Plume of the poem, Sir Charles Brown, took offence at being called a fool. Pope transformed the basic story into a fantastical setting by including sylphs and nymphs. In order to appease Arabella Fermor, Pope wrote a dedication to the poem. Poem became a success and has been the subject of praise, criticism and debate ever
Edebiyat
The Rape of the LockAlexander Pope · Wildside Press · 2006256 okunma