Spoiler içeren detaylı inceleme! Biraz uzun.
Puan vermedi·496 syf.··
2026 119. kitabı
Spoiler içeren yorumdur: Kitabın ilk kısımlarında kim kimin nesi anlayamadım, kafamda kitabı bitirene kadar da açıkçası oturmadı. Kitabın başlarında olumsuz yorumları okuyup acaba okumasam mı diye düşündüm fakat bence okumaya değer bir kitaptı. Giriş kısmını atlayıp gelişme bölümüne girince kitap akmaya başlıyor. Bana göre kitabın vermek istediği mesajlar: 1.terbiye eğitimi: akademik bilgiler ve beceriler yerine ilk başta ahlaki eğitim verilmesi gerektiğinin önemini vurguluyor. 2. maddi açıdan yapılan evlilikler: para uğruna yapılan evliliklerin mutlu olmayacağını, sevgi ile yapılan evliliklerin kalıcı olacağını anlatıyor. 3. Nasıl bir ailede büyümüş olursanız olun cevrenin karakter üzerinde etkisi olmaması: Thomas in kızlarinj ve Tom adlı oğlunu ele alıp bir de fanny ve susani ele aldigimizda çok farklı ailelerden olmalarına rağmen çok farklı olmaları. 4. Kadına bakış açısı: yazan bir erkek yazar olsaydı daha normal gelebilirdi aka fanny tam manasıyla melek bir kadın. Kendisine yapilan aşağılamayı normal karşılıyor ne denirse yapıyor hiç kimseye her ne olursa olsun karşı gelmiyor. Bence bir noktadan sonra enayiliğe varıyor fanny in durumu. Baba figürü: Kendi oz kizini sevmek icin ugrasmayan bir baba ve oz kizi olmamasına ragmen fanny i cok seven bir thomas var. 5. sacma buldugum: mary carwford dan vazgeçtikten sonra Edmund un kuzeni fanny i birden aşık olabileceği bir kadın olarak algılaması. Ozamana kadar kardes gibi gordugu kisiyi birden farkli gormeye basladi dsha once boyle bir dusunce e hocbir sekilde teşebbüs etmemişti ve bu durum bana çok saçma geldi. beklentilerim: Sonda edmund ve fanny e özel olarak romantik olan sahneler ayrılmasını beklemiştim vr olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı fakat mutlu sona sevindim. Henry Cartford u tam sevmeye başladım
Hayata Dair
Umut ParkıJane Austen · Ren Kitap · 20212,639 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2026 27. kitabı
Beğendiğim kısımlar olsa da genel olarak pek hoşuma gitmeyen bir okuma oldu. Bir dosta yazılmış mektuplar kimi zaman dertleşme, kimi zaman durum değerlendirmesi, kimi zaman dönem eleştirisi kimi zamanda romantik bir paylaşım havasında ilerliyor. Sıkça hitap edilen 'Sevgili Dost', ideal bir dost; herkesin sevdiği iletişim kurmak istediği aynı zamanda adı sanı bilinmeyen bir kişi. Lisede ya da üniversitenin ilk yıllarında okusaydım eminim çok beğenirdim. Kelime oyunları ile dolu bir kitap ama sanki basit düzeyde kalmış. Bazı kitaplar geçmişte yazılsa da her devre hitap eder veya yazıldığı zamanın ruhunu okura aktarır ama maalesef bence bu kitap ikisini de pek sağlamıyor. Bu kitapta belli bir zaman, yer, kişi vs. yok ama zamanı geçmiş hissi verdi bana. Dili oldukça basit ama bazen fazla kelime oyunu yaptığından burada ne anlatılıyor hissine kapıldım. Lisede mektup yazma ödevime benzetim biraz da o yüzden sanki o yaşlara ve o tarihlere daha uygun hissine kapıldım. Benim için ortalama veya altında bir okumaydı diyebilirim. Ama seveni de çok. Belki de biraz daha melankolik zamanlarda, mevsim olarak ise sonbahar kış gibi okunacak bir kitap olarak düşünebiliriz. Merak edenlere keyifli okumalar dilerim.
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule yayınları · 200722,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·328 syf.··
2026 22. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 14:54
Halide Edib Adıvar'ın çocukluğunun geçtiği evden adını alan bu kitabı aslında sadece bir hatırat değil, Osmanlı’nın son dönemlerinde aktif hayatın içinde rol alan bir kadının yakın tanıklığı. Kitabın birinci kısmında yazar, henüz duygularını, karakterini tam anlamıyla keşfetmemiş annesiz büyüyen biz kız çocuğu olan kendisine dışardan bakar ve üçüncü bir kişiymiş gibi bahseder. Bu dönemde Mevlevilik etkisinde ve gelenekçi bir haminne ile alafranga görüşlü, kızına İngiliz tarzı eğitim vermek isteyen bir baba ile büyüdüğünü anlatır. İkinci kısma geçerken şöyle der: “Bundan sonra küçük kızın hikâyesi artık benim oldu; çünkü o zamana kadar hatırladıklarım hep rüyaya, hayale benzeyen şeylerdir. Halbuki ondan sonraki olaylar kendi şuurumun temelini teşkil eden hisleri meydana çıkardılar.” (s.43) Hikayesini kendi eline aldığı ikinci kısımda, 2.Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte Tevfik Fikret’in çıkardığı Tanin’de feminist yazılar yazmaya başlayan yazar, muhafazakar çevrelerin tepkisini çeker ve 31 Mart ayaklanması ile ölüm ile burun buruna gelir. Bu nedenle kaçtığı Mısır’dan da bir süreliğine İngiltere’ye geçer ve burada İngiliz gazeteci İsabelle Fry’ın evinde misafir olur, Bernard Russel gibi isimlerle tanışır. Eşinin ikinci evliliği yapmak istemesini kabul etmez ve boşanır. Balkan Savaşı sonrası döndüğü memlekette Teali-i Nisvan Cemiyeti’nin (Kadınları Yükseltme Derneği) kurucuları arasında yer alır ve gönüllü yardım işlerinde çalışır. Bu dönemde Türk Ocağı’nda Turancılık ilkesini benimser ancak bir süre sonra Ziya Gökalp ile fikir ayrılığına düşerek ayrılır. Öğretmenlik yapar, öğretmenlikten istifa ettikten sonra Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği görevine getirilir. 1916’da Cemal Paşa’nın daveti ile Arap eyaletlerinde görevlendirilir bu dönemde daha önce gönüllü yardım işlerinde tanıştığı Dr.
İnceleme
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,700 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 19:00
Bu kitabı okumak için ne kadar beklediğime inanamazsınız! Bu kitabı TikTok'ta gördüğümde liseye gidiyordum ve çevrilmesini o kadar çok istemiştim ki... Çevrildiği için çok mutluyum. ​Daisy karakteri o kadar samimiydi ki başka bir evrende kendimi görmüşüm gibi hissettim. Küçükken ben de modaya ilgi duyardım, hâlâ da öyle; moda ile ilgili olan her şeye bayılıyorum. Bu kitabın da öyle olduğunu gördüğümde ekstra heyecanlandım. Arkadaşlarıyla yaptığı kıyafet yorumları vs. çok güzeldi. Ve tabii ki Daisy'nin çiçeklere ilgisi ve kendi tarzından ödün vermemesi harikaydı. Rom-com'lar ile izlediği şehirde büyümesi ve hayatında kendi rom-com'unu bulmaya çalışması... Of, tam ben ya, gerçekten! ​Gelelim Levi'a... Tek kelimeyle mükemmel bir karakter! Aşırı green flag birisi. Tam ideal tipime uyduğundan ve çoğu fictional character'e falling olduğumdan, Levi'a da vuruldum. Özellikle Daisy'ye olan duyguları için 'Papatyalar Arasında' isimli Fransızca bir şiir kitabı yazması... Eridim resmen!" Bu sene okuduğum en iyi kitaplar arasında yerini aldı 🩷️
Papatyalar ArasındaLiana Cincotti · Martı Yayınları · 202649 okunma
Gökyüzünü daha çok beğendim...
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:29
İnsanın kendini tanıması, yürüdüğü yolda kendisine ışık olacak, pusula olacak bilgilerin; bilincinin büyümesine ve kişinin insanlığa yükselmesine vesile olacak kaynakların başında bu kitap, en önde gelen eserlerden biridir, demek istiyorum. Bu kitabın adı : " Yaratmayan insan yok etmek ister. " Erich Fromm bu kitabında; insan kendisiyle barışık, toplumla özdeşleşmiş bir birey olarak; mutlu olmanın yollarını ve aynı zamanda üretmenin faydalarını anlatımlarıyla vurgulamış ve göstermeye çalışmıştır. Mutlu olan birey; üretecek, kendini sevecek, diğer insanları sevecek ve sayacak, hayatı daha anlamlı ve efektif şekilde bir amacın içinde yaşayacaktır. Fromm; sosyolog, psikanalist ve filozof olması nedeniyle, insan ve toplum ilişkilerini irdelemiş, yanlış yönlerini eleştirmiş ve olması gereken düşünce ve davranışların ( sevgi, saygı, inanç, eylem, yönetim şekilleri, vs.) doğrularını göstermeye çalışmıştır. Formm, anlatımlarıyla insan bilincini hedef almıştır. Kitabı sevdim. Okuduktan sonra gökyüzünü daha çok beğendim. Okunması eğlenceli ve düşündürücü. Tam da aradığım tarzdaydı. Teşekkürler, kolay gelsin...
Yaratmayan İnsan Yok Etmek İsterErich Fromm · Destek Yayınları · 2023679 okunma
Sonu için okunur bence;))
7/10
·318 syf.··
2026 100. kitabı
Bu kitabı, ortaokul 7 olmalı;evet o zaman okumuştum ve hatırımda kalması güzel:)) o zamanlar okuduğumda kitaplar hakkında dahası yazım şekli - üslup vs. hakkında pek bilgili değildim ama bana aşırı güzel gelmişti dahası heyecan vericiydi. Bu gün şu an ki aklımla tekrardan gözden geçiriyorum o kadar şahane diyemem ama geçmiş yıllar ve şu an ki yıllara kıyasla fena değildi. Kitapta iki kız kardeş arasındaki çarpık aşk oyunları, nefret ve fazlasıyla kıskançlık teması işlenmişti ve asıl bombayı da sonda patlatıyordu yazar . Heyecan verici bir kitaptı bu arada . Yazım şekli ise daha önce denk gelmemiştim belki de ondan o zamn çok etkilenmiştim ve unutmadım herhalde :) Yazarımız bizi şimdiki zamandan geçmiş zamana götürerek bugüne varmamızı sağlayacak bir yazım tekniği kullanmıştı ve bu da kitaba ayrı hava katmıştı bence .
Duygu ve Düşünce
Çilekteki NefretCeyda Kılınç · İlya Yayınevi · 20071,379 okunma