Yalnızca kadınlara sığındım. Bilirsiniz, onlar hiçbir zayıflığı gerçekten ayıplamazlar; daha çok gücümüzü aşağılamaya ya da yok etmeye çalışırlar. İşte bu yüzden kadın, savaşçının değil, suçlunun ödülüdür. Onun limanıdır, sığınağıdır; erkek genellikle kadının yatağında tutuklanır. Bize yeryüzü cennetinden kalan tek şey değil midir kadın?
“… erkeklerin duygu bakımından kadın olduğu ve bunun tersi kadınların erkek olduğu tam olarak gelişmiş olgular bulunur. Duyguların ve kişilik gelişiminin bu anormalliği sıklıkla çocuklukta bellidir. Oğlan zamanını kızlarla geçirmekten hoşlanır, bebeklerle oynar ve annesine ev işlerinde yardım eder; yemek pişirmeyi, dikiş dikmeyi, örgü örmeyi sever; kadın giyim kuşamı üzerine bir zevk geliştirir ve hattâ kız kardeşlerinin akıl hocası haline gelir. Büyüdükçe sigara, içki içmekten, erkekçe sporlardan uzak durur ve tersine kişisel süslerden, sanattan, belles-lettres’den vb. hattâ kendini tamamen güzelin geliştirilmesine adayacak kadar zevk alır. Kadın, paralel eğilimler taşıdığı için kadın topluluğuna katılmayı yeğler.”
“… erkeklerin duygu bakımından kadın olduğu ve bunun tersi kadınların erkek olduğu tam olarak gelişmiş olgular bulunur. Duyguların ve kişilik gelişiminin bu anormalliği sıklıkla çocuklukta bellidir. Oğlan zamanını kızlarla geçirmekten hoşlanır, bebeklerle oynar ve annesine ev işlerinde yardım eder; yemek pişirmeyi, dikiş dikmeyi, örgü örmeyi sever; kadın giyim kuşamı üzerine bir zevk geliştirir ve hattâ kız kardeşlerinin akıl hocası haline gelir. Büyüdükçe sigara, içki içmekten, erkekçe sporlardan uzak durur ve tersine kişisel süslerden, sanattan, belles-lettres’den vb. hattâ kendini tamamen güzelin geliştirilmesine adayacak kadar zevk alır. Kadın, paralel eğilimler taşıdığı için kadın topluluğuna katılmayı yeğler.”