Ziya dayanamayıp neden hiç konuşmadığını sordu ona.
- Ben her saniye ölümü bekliyorum.
- Anlıyorum (...)
- Anlamıyorsun. Ben ihtimalden değil, kesin olan, ortada duran ve bas bas bağıran başka bir şeyden söz ediyorum.
Her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışıyordum. Bir tek harfini bile fark etmeden sayfaları çeviriyor, bazen, dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor, fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum.
"Allahım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımın hepsini, benden daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla! Allahım! Bütün günahlarımı, bilerek ve yanlışlıkla işlediklerimi ve şaka yollu yaptıklarımı affeyle! Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim."