Benan Pastacı

Benan Pastacı
@wolfheart
Okyanusya toplumu, sonuçta, Büyük Birader'in her şeye kadir, Parti'nin de yanılmaz olduğu inancına dayanır. Ama aslında Büyük Birader her şeye kadir, Parti de yanılmaz olmadığı için, olguların ele alınışında her an sürekli bir esneklik gereklidir. Buradaki anahtar sözcük, aklakara'dır. Düşman söz konusu olduğunda, apaçık gerçeğin karşısında dikilerek küstahça aka kara, karaya ak demektir. Bir parti üyesi söz konusu olduğunda ise, Parti disiplini öyle gerektirdiğinde gönülden bir sadakatle aka kara, karaya ak demektir. Ama aynı zamanda, akın kara olduğuna inanmak, dahası akın kara olduğunu bilmek ve o güne kadar bunun tam tersine inandığını unutmak anlamına gelir. Böyle bir şey geçmişin sürekli olarak değiştirilmesini gerektirir.
Sayfa 230 - Can, Celal Üster·Kitabı okudu
Gündem
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sonra sesi biraz açıp, söylenenlerin tek bir hecesini kaçırmamak için kulak kesiliyordu. Arkasından da, haberleri kendi sözcükleriyle özetleyerek en yakındaki komşularına aktarıyordu. Böylece haberler yataktan yatağa geçilerek yavaş yavaş koğuşu dolaşıyordu, ama birinden ötekine geçerken her seferinde şekil değiştiriyordu, haberlerin önemi, her aktaranın kişisel iyimserlik ya da kötümserlik derecesine göre ya azalıyor ya da artıyordu.
Sayfa 171 - Kırmızıkedi,·Kitabı okudu
Var, var tabii var, olmaz olur mu? İnsanlıktır bu... Kat kattır, en sağlam en güzel mücevheri en alttadır, soydukça insanlığı, kabuğundan soydukça, bir kat, iki, üç, dört, beş kat, gittikçe aydınlanır insanlık, güzelleşir. Çirkin olan insanlığın en üst kabuğudur. Adam olan hem kendi kabuğunu, hem insanlığın kabuğunu durmadan soymaya çalışır. Soydukça ortalık aydınlanır, soydukça... "Dur, Mahmut dur." "Durmam," diye bağırdı, "insanlara söz ettirmem. Olmaz. Bir yerlerde bir şeyler kalmıştır. Durmam, vardır. Parlıyordur. Biz onu bulamıyorsak gücümüz yoktur. O parlak ışığı göremiyorsak, gözümüz içimizin karanlığındadır."
Sayfa 54 - yky·Kitabı okudu
Edebiyat
Işınlanma ve yerel olmama bir kenara, dolanıklığın en çarpıcı noktası, bütün olarak evren için ifade ettiği esas anlamdır. Bir zamanlar, evrendeki tüm parçacıklar aynı durumdaydı. Çünkü tüm bu parçacıklar Büyük Patlama sırasında aynı yerdeydi. Dolayısıyla evrendeki tüm parçacıkların bir noktaya dek, birbirleriyle dolanık olduğunu düşünmemizin önünde hiç bir engel yok. Evrenin içindeki her şeyi kenetleyen bir kuantum ağı bulunuyor ve bu ağ sizi, beni ve en uzak galaksideki bir maddeyi son zerresine dek birbirine bağlıyor. Telepatik bir evrende yaşıyoruz. Bunun gerçekte ne anlama geldiği ise henüz fizikçiler için bir muamma.
Sayfa 88 - Alfa kitap·Kitabı okudu
Bilim